Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Merhaba kıymetli okuyucular.
Bu hafta mutluyum. İnsanın “yoruldum” derken bile yüreğinin dolduğu o tarifi olmayan mutluluk bu…
Önümde duran rakamlara bakıyorum, ekranlara, grafiklere, raporlara… Sonra gözümün önünden iki yıl öncesi bir film şeridi gibi geçiyor…
Neredeyse sıfırdan başlanan bu yolculukta şimdi insanın önüne iki şey çıkıyor. Biri takvim, diğeri hafıza!
Zaman her şeye rağmen ilerlemeye devam ediyor belki ama hafıza durup geçmişe bakabilir. 2025 raporlarına bakarken ben de tam olarak bunu yaptım. Sayılara değil sadece, o sayıların arkasında biriken zamana, alınan kararlara, ertelenmeyen risklere baktım.
5,5 milyarlık TGRT Haber, 3 milyarlık Türkiye Gazetesi, 5 milyarlık görüntülenmesi ile Türkiye Gençlik ve diğer mecralarımız sosyal medya dünyasında önemli bir konuma sahip oldular. Ama benim için daha çok, iki yıl önce “nasıl olur” diye başlayan cümlelerin, bugün “nasıl daha ileri gideriz” sorusuna dönüşmüş hâli.
Yola çıktığımızda dijital dönüşüm diye konuşulan şey, çoğu yerde hâlâ teknik bir güncelleme olarak algılanıyordu. Oysa biz baştan şunu biliyorduk: Bu iş sadece yazılım, platform ya da hız meselesi değildi. Bu, kurumun kendine bakma biçimiyle ilgiliydi. Yani, neyini koruyacağını, neyi dönüştüreceğini, neyi hiç kaybetmemesi gerektiğini bilip bilmeme meselesiydi.
İhlas Medya’nın yıllara yayılan bir dili, bir refleksi, bir ağırlığı var. Benim Dijital Varlıklar’da ki temel sorumluluğum, bu ağırlığı dijitalin temposunda savrulmadan taşımak oldu. Dijital Varlıklar ailesi olarak ne geçmişten gelen geleneği vitrinde buz gibi dondurduk, ne de dönüşüm adı altında bu kimliğin kodlarını silmeye çalıştık. Zira, bugün Türkiye Today ile sınırların ötesine konuşabiliyorsak, Türkiye Gençlik ile yeni kuşağın kelimelerine kulak verebiliyorsak, XTG Spor ile hızlanan bir dünyanın nabzını tutabiliyorsak ya da oyun dünyasına gönül vermiş kişilere IDA Espor ile dokunabiliyorsak, bu bilinçli bir tercihin sonucudur. Kesinlikle bir tesadüf değil bir heves hiç değil.
İki yıldır kaptanlığını yaptığım bu gemi dışarıdan bakıldığında şu an geldiği noktaya kolay gelmiş gibi gözükse de biz bir ekip olarak bir çok fırtınayı birlikte göğüsledik. Ama girdiğimiz her fırtınada güneşli günlerin geleceğinin umudu ile mücadele ettik. Kısacası şu an sadece rakamlar konuşuluyor ama inanın rakamdan çok daha fazlası. Çoğu dostum, arkadaşım, hatta yakın çalışma arkadaşlarım bile böyle sanıyor. Rakamlar, ekipleriniz doğru çalıştığında büyüyor. Ekipler ise ancak doğru bir ortamda doğru bir zamanda üretebiliyor ve güvenin olduğu, fikrin cezalandırılmadığı, emeğin karşılığını aldığı bir iklimde oluyor her şey…
Bu noktada şunu açıkça söylemek isterim ki İhlas Holding çatısı altında bize sunulan güven alanı, bugün konuştuğumuz tüm dijital başarının temel taşıdır. Yetkiyle birlikte gelen sorumluluk, doğru kullanıldığında sadece sonuç üretmedi muhteşem de bir karakter üretti. Bizim inşa etmeye çalıştığımız şey de tam olarak buydu.
Peki, yorulduk mu? Elbette yorulduk. Bu işin romantik bir tarafı yok. Çünkü dijital dünya mesai tanımaz, kriz ise saat seçmez. Ama ortaya çıkan işin büyüklüğü, o yorgunluğu geriye dönüp baktığınızda anlamlı kılıyor. Biz burada hiçbir zaman sadece tıklanmanın derdinde olmadık. Bizim asıl hedefimiz, tüm markalarımızın güven duygusunu her platformda aynı netlikle insanlara hissettirebilmekti.
Bugün ulaşılan eşikler, bizim için bir tamamlanma hissi oluşturmuyor. Aksine, daha disiplinli düşünmemiz gerektiğini gösteriyor. Daha seçici, daha derinlikli, daha küresel bir bakış açısıyla bakmak zorunluluğunu hissettiriyor.
2026 yılı bu anlamda bir takvim değişimi değil sadece. Kurumlar için de insanlar için de bir muhasebe çizgisidir bence. Geride bırakılanın hakkını verip, önümüzde durana daha berrak bakabilme imkânı yani...
Evet, bu vesileyle, birlikte üreten, düşünen, itiraz eden, katkı sunan tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Aynı hedefe bakabilmenin kıymetini bilen herkesle yürümenin büyük bir imkân olduğunu düşünüyorum. 2026’ya girdiğimiz şu günlerde benim de duam önce sağlık, sonra sükûnet ve zihinsel berraklığımızı arttırmasıdır. Böylece sağlam hedeflerimizi sağlam zihinlerle geleceğe taşıma imkanını yakalamış oluruz.
Biz yolumuza, ne yaptığını bilen, neden yaptığını unutmayan bir duruşla devam etmek istiyoruz...
Haftaya, yeni hedeflerin peşinde tekrar buluşmak üzere.
Sağlıcakla kalın…
