Google Derinlemesine Analiz, Teyitli Haber! Tıkla ve favori kaynağın yap.

Şirketleri rakipleri değil, suskunluk batırır

GİRİŞ:
2026-07-03
saat ikonu 09:45
|
GÜNCELLEME:
2026-07-03
saat ikonu 09:45

Yıllardır şirketlerin içindeyim. Kimi zaman bir çay ocağında oturdum, kimi zaman dev plazaların toplantı salonlarında... Aynı gün içinde borcunu çevirmeye çalışan bir esnafı da dinledim, milyon dolarlık yatırım planlarını konuşan yöneticileri de.

Aradan geçen bunca yılın sonunda fark ettim ki şirketler de insanlar gibi... Onların da bir karakteri var. Önce büyümek istiyorlar. Sonra görünmek. Ardından beğenilmek. En sonunda da alkışlanmak...

Size tuhaf gelebilir belki ama bence bir şirket için asıl tehlike tam da burada başlıyor.

Alkış yükseldikçe, yönetim odalarında huzur kaçıran kimse olmak istemiyor. Bunu dışarıdan izleyen biri olarak söylemiyorum. O masalarda oturmuş, o havayı solumuş biri olarak söylüyorum.

Zamanla sunumların dili değişiyor. Kimse "Bu yatırım yanlış." demiyor. "Biraz daha izleyelim." deniliyor. Kimse "Buraya gömdüğümüz para geri dönmeyecek." diyemiyor. Onun yerine, "Beklentimizin altında kaldı." ifadesi tercih ediliyor.

Raporlar aynı rakamları gösteriyor ama kelimeler değişiyor. Çıplak gerçekler, yerini konforlu cümlelere bırakıyor. Belki de koltuğu korumanın yazılmamış kuralı budur.

Sonra hep birlikte şu yanılgıya kapılıyoruz: Şirketi rakiplerin yıkacağını sanıyoruz.

Oysa çoğu zaman öyle olmuyor.

Bir şirketi rakipleri batırmıyor. Aynı masanın etrafında oturan insanların birbirine söyleyemediği doğrular batıyor.

Etrafını sadece "Her şey yolunda." diyen insanlarla dolduran bir lider, uçuruma yürüdüğünü fark edemez. Onu kör eden yalnızca kendi egosu değildir. Çevresindeki insanların sessizliği de o yürüyüşün ortağıdır.

Bana göre iş dünyasının en büyük maliyeti yanlış yatırım değildir. Yanlış yatırımın telafisi başka bir doğru yatırımla halledilir. Lakin en ağır maliyet, zamanında söylenmeyen doğrulardır. Bunun faturası hiçbir bilançoda maalesef görünmez. Ama yıllar sonra dönüp baktığınızda, çöküşün ilk çatlağının tam orada başladığını anlarsınız.

Gerçekten bir şirket için büyümek başka, şişmek başka bir şeydir.

“İyi de efendim ciromuz artıyor!”

E artabilir.

“Yeni şubeler açıyoruz.”

Açabilirsiniz. Hatta daha büyük binalara da taşınabilirsiniz. Fakat insanlar birbirine gerçeği söylemekten çekiniyor, korkuyorsa büyüyen şirket değil elbette o duvara astığınız tabelanızdır.

Şirketleri ayakta tutan binalar değil; içeride gerçeği söyleyebilecek insanların var olmasıdır. İşte o dürüst insanlar susmuşsa, en sağlam bina bile içeriden çökmeye başlayacaktır.

Tabelası büyürken kendi küçülen şirketlere cidden çok üzülüyorum…

Sağlıcakla kalın.

Volkan Ormanlı