Yeni bir araştırmaya göre kedilerde görülen baş ve boyun kanserini tedavi etmek için geliştirilen "hedefli tedavi" yöntemi, insanlarda da benzer tedavilerin geliştirilmesinin anahtarı olabilir. Baş ve boyun skuamöz hücreli karsinom (HNSCC), hem kedilerde hem de insanlarda tedavisi zor ve oldukça ölümcül bir kanser türü olarak biliniyor.
Independent'in haberine göre, 20 kedinin katıldığı küçük bir deneme, evcil hayvanların, insanlardaki HNSCC hastalığı için ilaçları test etmede farelerden daha iyi modeller olabileceğini ortaya koyuyor. Araştırmacılar, tedaviyi alan kedilerin üçte birinden fazlasının, minimal yan etkilerle hastalıklarının kontrol altına alındığını gözlemledi.
Çalışmanın sonuçları, ilacın insanlardaki HNSCC vakaları için de etkili olabileceğini gösteriyor.
Çalışmada, başlangıçta insanlardaki baş ve boyun kanserlerini tedavi etmek için tasarlanan, türünün ilk örneği olan bir ilaç test edildi. İlaç, genlerin ifadesini kontrol eden ve HNSCC de dahil olmak üzere bir dizi katı ve sıvı tümörde bulunan STAT3 molekülünü hedef alıyor.
HNSCC gibi kanserlerin evcil kedilerde tedavisi son derece zor olup bu hastalığa yakalanan hayvanların çoğunun teşhisten sonra 2-3 ay içinde hayatını kaybettiği biliniyor.
Denemeye katılan kedilerden biri olan 9 yaşındaki siyah tekir Jak'a başlangıçta 6 ila 8 hafta ömür biçilmişti. Bir ay boyunca haftalık tedavilerin ardından, gözündeki sulanma gibi belirtilerinin önemli ölçüde iyileştiği görüldü ve Jak, teşhisten sonra 8 aydan fazla yaşadı.
Kedinin sahibi Tina Thomas, "Bu süre zarfında oğlum üniversiteyi bitirdi ve kızım yüksek lisans programını tamamladı. Jak bizimle bir Noel daha geçirdi ve Noel ağacımızı çok sevdi. Harcadığımız her çabaya değdi" ifadelerini kullandı. Araştırmaya göre, tedaviye cevap veren yedi kedinin tedavi sonrası ortalama yaşam süresi 161 gündü.
Çalışmanın yazarlarından Daniel Johnson, araştırmadan iki önemli bulgu çıktığını belirtiyor. İlk olarak, gen ifadesinin arkasındaki ve kanserin yükselişine neden olan transkripsiyon faktörlerini hedeflemenin mümkün olduğunu gösteriyor. Johnson, "Bu, geçmişte son derece zor olan bir şeydi" diye ekliyor.
İkinci bulgu ise, kanserli evcil hayvanların insan hastalıkları için iyi bir temsil olabileceğini ve evcil hayvanlar üzerindeki klinik denemelerin, fare modelleri üzerindeki testlerden daha güvenilir sonuçlar verebileceğini gösteriyor. Araştırmacılar, ilaç molekülünün, STAT3'ün aktivitesini engelleyerek ve kansere karşı bağışıklık tepkisiyle ilişkili bir protein olan PD-1 seviyelerini artırarak çalıştığını keşfettiler.
Öte yandan çalışmanın bir diğer yazarı Jennifer Grandis, denemelere katılan kedilerden hiçbirinin zarar görmediğini ve çoğunun fayda sağladığını belirtti.