Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Altın ve gümüş 2025 yılını rekorlarla kapatmıştı. Uzmanlar bu iki emtianın 2026’da biraz nefes alacağını söylüyordu ama piyasalar hafta sonuna Venezuela kriziyle uyandı.
Venezuela'da yaşanan bu operasyon bu öngörülerdeki seyri değiştirecek mi?
Pazartesi gününe piyasalar nasıl bir açılış gerçekleştirecek?
TGRT canlı yayınına katılan Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen’in açıklamalarından satırbaşları şöyle:
“Baktığımız zaman tabii ki bir miktar piyasalarda gerginlik, o belirsizliğin getirdiği fiyatlamalar olacak. Bunu bekleyebiliriz.
Özellikle kıymetli metaller tarafında yine bir miktar alıcılı seyir görebiliriz ki özellikle Uzak Doğu piyasası açılacak.
İlk önce Uzak Doğu piyasasında zaten talebin yüksek olduğunu biliyoruz.
Bir de burada özellikle Venezuela tarafındaki gelişmeler eklenince burada bir miktar fiyatlama olabilir.
Yani pozitif bir başlangıç görebiliriz o tarafta.
Ne kadar etkili olacağını tabi gene yatırımcılar belirleyecek ama yukarı yönlü bir seyirle açılmasını bekliyoruz.

Diğer taraftan petrol tarafı var.
Petrol tarafı aslında Venezuela için çok daha önemli.
Aynı zamanda Çin için de önemli.
Hemen izleyiciler soracaktı.
Neden?
Çünkü Venezuela'nın petrol ihracatının yüzde seksenden fazlasını Çin'e yapıyordu.
Şimdi Venezuela'nın buradaki petrol ihracatı petrol aslında değeri Amerika'nın kontrolünün altına geçecek.
Öyle gözüküyor açıklamalardan da.
Burada Venezuela'nın uluslararası piyasalardaki petrol ihlacatı da oldukça azalmıştı son yıllarda.
Burada petrol fiyatlarında bir miktar baskı görüyor olacağız.
Tam tersi Çin tarafında da Rusya'dan alımlarda artışları olabilir.
Çin-Rusya yakınlaşmasını bir miktar daha fazla görüyor olacağız.

Aslında buradaki ABD'nin Venezuela'ya yapmış olduğu bu hareket, ekonomik anlamda da kutuplaşmayı küresel ekonomiler tarafında bir miktar arttıracak gibi gözükmekte.
Burada Amerika'nın hamlesi Venezuela'ya yönelik ama aynı zamanda Çin'i de etkilen nitelikte ki ABD-Çin ilişkilerinde de bir miktar orada gerilim artacaktır.
Dediğim gibi Venezuela ile Çin arasında aslında sıkı ilişkiler vardı.
Bu, Çin'in petrol ihracatının bir miktar daha Rusya'ya doğru yönelmesini olacak.
Buna ABD'nin ne diyeceği de tabii ki soru işareti.
Hem ekonomik hem siyasi etkileri olacak ama ilk etkileri kıymetli metallerde yukarı yönünü görürken tam tersi petrol fiyatını da bir miktar aşağı yönlü baskı olarak görebiliriz.

Yani kısa vadeli öngörülerden bahsediyoruz tabii ki hem altın, gümüş keza petrol fiyatlarıyla ilgili.
Yani altın fiyatlarında yeniden 4500'lere doğru bir hareket görebilir miyiz?
Ben ons altında 4450'ler civarına doğru bir hareketi normal karşıladım.
İzleyiciler şunu söyleyeyim.
4380 seviyesi kritik altında.
Bu seviyenin üstündeki hareketlerde altın daha alıcılı bir seyir izliyor.

Gümüş tarafında da keza bir miktar daha %2.5'lık bir hareket görebiliriz yukarı yönlü.
Orada da yukarı yönlü hareketlerde temkinli olmakta fayda var.
Kalıcılık görecek miyiz?
Hemen şunu da söyleyeyim.
Gümüş fiyatlarında da 72 dolar seviyesini referans seviyesi olarak alıyorum.
Yani onun altı ve üstü şeklinde.
Onun üzerinde kalıcı olmaya çalışıyor.
Belki geçen hafta boyunca bu 72 doların altına geldi, üstüne çıktı.
Bu hafta üzerinde kalmayan yönelik hareketler olacak gibi gözüküyor.
Bu önümüzdeki günler için ve önümüzdeki haftalar için gümüş için bir miktar daha güçlenmesini yol açabilir.
Özellikle bu Venezuela olayından sonra.
Bu senaryo içerisinde ben petrol fiyatlarının arttık bir an petrol üzerinde konuşayım.
60 dolar bandının altına gelebileceğini düşünüyorum.
Tabi burada özellikle ABD'nin Venezuela petrolünü nasıl kontrol edeceği, ihracatın artıp artmayacağı, nasıl şekilleneceği önemli.
Bu çok kısa vadede gerçekleşmez.
Birazcık uzun vadeye yığıyor.
Orta ve uzun vadeye yığılacak.
Yani altı aydan önce etkisini çok fazla hissetmeyiz ama şurası bir gerçek.
Bu piyasalarda özellikle Çin tarafının Rusya'dan ve piyasadan bir miktar daha fazla stok amaçlı petrol almasını yol açabilir.

Çünkü dediğim gibi Venezuela aslında en büyük ihracatını Çin'e gerçekleştiriyordu.
Piyasadan çok daha fazla, özellikle Orta Doğu ve Rusya tarafından daha fazla petrol temine gidebilir.
Bu kısa vadede piyasalarda bir miktar güçlenmeye taleple artışa yol açabilir.
Ama sonrasında ben Brent Petrozeli'nde 60 dolar fiyatlarının altına gelmesini bekliyorum.
Eğer buradaki talep özellikle ekonomik tarafındaki toparlanma olmazsa, sene boyunca konuştuk 60-65 bandını konuştuk.
Bu önümüzdeki dönemde yılın ilk yarısında 55-60 bandı olabilir.
O yüzden petrol fiyatlarında temkinli olmakta fayda var.
Bu gelişmekte olan ülkeler oldukça tabii ki olumlu yansıyacak.
Özellikle Türkiye özelinde olumlu yansıyacağını söyleyebilirim.
Çünkü hem enflasyon üzerindeki baskıyı azaltmış olacak hem de böyle bir dönemde petrol fiyatlarının aşağı geliyor olması ve faiz indirimleri küresel olarak risk iştahının artıyor olması Türkiye'nin bundan daha fazla faydalanmasına daha fazla yabancı sermaye çekmesine neden olabilir.
Bunun da altını çizmiş olalım."