Google Derinlemesine Analiz, Teyitli Haber! Tıkla ve favori kaynağın yap.

Kafkasya'da Yeni Perde, Paşinyan'ın Dönüşü(!)

GİRİŞ:
2026-08-03
saat ikonu 11:10
|
GÜNCELLEME:
2026-08-03
saat ikonu 11:10

Siyasette bazen bir seçim, sadece bir hükümet değişikliği değildir; coğrafyanın kaderini değiştiren tarihi bir dönüm noktasıdır. Başbakanı 'ın yeniden halkın desteğini alarak üçüncü kez başbakanlık koltuğuna oturması da tam olarak böyle bir gelişmedir.

Bu sonuç yalnızca Erivan'ın iç siyasetini değil, Türkiye-Ermenistan ilişkilerini, ile yürütülen barış sürecini ve hatta Asya ile Avrupa arasındaki ticaret koridorlarının geleceğini doğrudan etkileyecek stratejik bir dönemin kapısını aralamaktadır.

Karabağ savaşından sonra Ermenistan siyasetinde Paşinyan'ın uzun süre ayakta kalamayacağını düşünenler yanıldı. Halk, geçmişin çatışmalarını değil, geleceğin ekonomik refahını tercih etti. Bu tercih, aslında 'nın yeni yönünü de ortaya koyuyor.

Bugün Ermenistan'ın önünde iki yol bulunuyor.

Birinci yol; geçmişin acılarıyla yaşamaya devam ederek sınırlarını kapalı tutmak, Rusya'ya bağımlı ekonomik yapıyı sürdürmek ve bölgesel yalnızlığı kabullenmek.

İkinci yol ise Türkiye ve Azerbaycan ile kalıcı barış sağlayarak bölgesel ticaret ağlarının bir parçası olmak, ulaştırma koridorlarından gelir elde etmek ve yabancı yatırımları ülkeye çekmektir.

Paşinyan'ın yeniden seçilmesi, Ermenistan halkının ikinci yolu tercih ettiğinin güçlü bir göstergesidir.

Türkiye açısından mesele yalnızca diplomatik ilişkilerin normalleşmesi değildir. Asıl mesele, Güney Kafkasya'nın ekonomik haritasının yeniden çiziliyor olmasıdır.

Eğer Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınırlar tamamen açılırsa;

Kars yeniden önemli bir lojistik merkezine dönüşebilir.

Doğu Anadolu yeni sanayi ve ticaret yatırımları çekebilir.

Türkiye'nin Orta Asya'ya kara bağlantısı daha güçlü hale gelir.

Orta Koridor projesi önemli ölçüde hız kazanır.

Avrupa ile Türk Devletleri arasındaki taşımacılık maliyetleri düşebilir.

Bu tablo yalnızca Türkiye'nin değil, bütün bölgenin ekonomik kazancını artıracaktır.

Bazıları Ermenistan ile normalleşmenin Azerbaycan'ın çıkarlarına aykırı olduğunu düşünüyor.

Tam tersine...

Kalıcı barışın en büyük ekonomik kazananlarından biri Azerbaycan olacaktır.

Çünkü Zengezur üzerinden kurulacak ulaşım ağı yalnızca Nahçıvan'ın ana karaya bağlanmasını sağlamayacak; aynı zamanda Bakü'nün Avrupa pazarlarına daha hızlı ulaşmasını mümkün kılacaktır.

Enerji hatları, demiryolları, lojistik merkezleri ve serbest ticaret bölgeleri bölgenin ekonomik görünümünü tamamen değiştirebilir.

Barış, yalnızca silahların susması değildir. Barış; limanların dolması, fabrikaların çalışması ve gençlerin göç etmek yerine kendi ülkelerinde iş bulabilmesidir.

Paşinyan'ın yeniden göreve gelmesi Moskova açısından da önemli bir mesaj taşımaktadır. Ermenistan son yıllarda Avrupa ve ABD ile ilişkilerini geliştirirken, Rusya ile ekonomik ve siyasi gerilimler yaşamaktadır. Buna rağmen Rusya, Ermenistan'ın en büyük ticaret ortaklarından biri olmayı sürdürmektedir. Bu nedenle Erivan'ın Batı ile yakınlaşma isteği ile Rusya'ya olan ekonomik bağımlılığı arasında hassas bir denge kurması gerekecektir.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde Güney Kafkasya, yalnızca Türkiye-Azerbaycan-Ermenistan üçgeniyle değil; Rusya, Avrupa Birliği ve ABD arasındaki jeopolitik rekabet açısından da kritik bir bölge olmaya devam edecektir.

Yani, Paşinyan'ın yeniden göreve gelmesi, Güney Kafkasya için son değil, yeni bir başlangıçtır.

Eğer Erivan tarihi fırsatı doğru değerlendirirse, Türkiye ile kalıcı normalleşme sağlanır ve Azerbaycan ile barış anlaşması tamamlanırsa; Güney Kafkasya, çatışmaların merkezi olmaktan çıkarak Avrasya'nın en önemli ticaret kavşaklarından biri haline gelebilir.

Çünkü geleceği belirleyecek olan tankların sayısı değil, sınır kapılarından geçen tırların sayısı olacaktır.

Ve unutulmamalıdır ki; barışın gerçek dili diplomasiden önce ticarettir. Ticaretin olduğu yerde refah, refahın olduğu yerde ise kalıcı barış filizlenir.