Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
3 tarafı denizlerle çevrili ve iç tarafında yazların sıcak-kurak, kışların ise sert geçtiği sevgili ülkemizde her bayramda görmeye alıştığımız manzara bu yıl da değişmedi.
Turizmi gelişmiş illerimizden Muğla’nın Bodrum ilçesinde henüz bayramın birkaç gün öncesinde araç kuyrukları zuhur etti ve büyük kentlerin insanları bu ilçemize âdeta bir akın başlattı.
Daha cumadan 9 günlük bayram tatilinden yararlananlardan oluşan 20 bin araçlık düzensiz konvoy ilçede başta turizm işletmeleri olmak üzere tüm esnafı hayli memnun etti. Allah bereket versin.
“HANİ MİLLETTE PARA YOKTU...”
Tabii milletimizin içinde refah payı yüksek bir kesimin Bodrum’a yönelmesi, “Acaba bu ilçemizde kurban fiyatları çok mu ucuz?” sorusunu ortaya çıkardı.
Öyle ya bu hesaba göre Bodrum’a gidenler, uygun fiyatlı kurban bulup bayram namazının ardından kurban ibadetini de icra ettikten sonra 2 rekâtlık şükür namazını kılıyor, turistik ilçenin keyfine de varınca tekrar sorunlu büyük kentlere dönüyorlar.
Bu ihtimalin tersine ülkemizin gayri safi milli hasılasında hatırı sayılır bir payı bulunanlar ne akaryakıt fiyatlarını ne pahalılığı dert ediyor, konforlu araçlarıyla direksiyonu Ege’ye kırıyor. Dönerken de Sezen Aksu’nun şarkısındaki gibi “Kalbim Ege’de kaldı.” diyor.
Üstelik onların hareketi, bu bayram da evinden çıkamayıp tatilsiz çalışan dar gelirli vatandaşımıza dert veriyor ve onların “Hani millette para yoktu, hani ekonomik kriz vardı, bak şu arabalara!” diye söylenmesine neden oluyor.
KURBAN BAĞIŞINDAKİ EKONOMİK DETAY
Ülkemizdeki iyi-kötü tüm olayları kuş değil ama drone bakışı izleyince gayet matrak bir tablo da çıkmıyor değil hani! Ama bu durumun yanında dramatik bir boyut da var: Emekli maaşları, asgari ücret, özellikle büyükşehirlerdeki kira fiyatlarının yüksekliği ile kara bir bulut gibi çöken ekonomik tablonun yanında kadın ve çocuk cinayetleri, çocukların suça bulaşma eğilimi, eğitimdeki tablo ve umut vermeyen siyaset.
Milletimiz “Parayla imanın kimde olduğu bilinmez.” der. O yüzden bayramda Bodrum’a gidenler de bu söze sığınıp “O-bu değil de son yıllarda Afrika’ya kurban bağışı furyasının ardında da bir ekonomik gerçek gizli değil mi?” diye sorsa ne cevap verilir?
Bir hayır kurumu üzerinden Afrika ile diğer yurt dışı ülkelere kurban bağışı yapmak isteyen vatandaş, bağışı Türkiye içinde yapmak isteyince neredeyse 3 katı fiyatla karşılaşıyorsa Bodrum tatilcisinin sorusu da haksız sayılmaz.
BAYRAMDA KÖPRÜ, OTOYOL VE TOPLU TAŞIMANIN ÜCRETSİZ OLMASI İYİLİK Mİ?
Tarihteki yeri göçebe oluşuyla anılan milletimiz bu yanını en çok bayramlarda hatırlar ve imkânı olan-olmayan herkes bir şekilde bulunduğu yerden başka bir yere gitmeye çalışır.
Hâliyle bu durum şehirler arası trafiği hareketlendirir ve asla haberini bile almak istemediğimiz kazalar da hep böyle durumlarda yaşanır.
Dünya durdukça durası devletimiz bayramlarda köprü ve otoyol geçişlerinden ücret almaz, 81 vilayetimizdeki belediyelerin çoğu da toplu taşımayı ücretsiz yapar.
Sol bir eleştiri burada devreye girerek şöyle der: “Biz her zaman bu işin ücretsiz olmasını savunduk. Kapitalist sistemse size bunu sadece bayramlarda reva görüyor.”
Bu eleştiriyi bir kenara bırakırsak sadece bayramlarda ücretsiz olan bu hizmet aslında köprü ve otoyollardaki eski bariyerli geçiş döneminden kalmadır. Bariyerin açılıp kapanması trafiğe neden olacağından geçişlerden para almamak da bir jest gibi yansıtılmıştır. Artık böyle bir sistem olmasa da bu “jest” bir geleneğe dönüşmüştür.
Toplu taşımanın da ücretsiz olması, bu hizmeti, amacı dışında kullananları, sunulan imkânı suistimal edenleri ortaya çıkarır. Otobüse, trene, tramvaya gerçekten ihtiyacı olduğu için binenler, kendine zor yer bulur, tıklım tıkış araçlarda her an bir hırgür çıkmaya hazırdır.
Köprü de otoyol da toplu taşıma da halkındır ama onu kullanandan sadece bayramlarda ücret almamak ne kadar samimidir? Bu hizmetlerden ücret alınsa ama alınan ücretin kullanılacağı yer için farklı bir karara varılsa daha hoş olmaz mı?
Mesela SMA ve DMD başta olmak üzere zorlu hastalıkların pençesinden kurtulmaya çalışan çocuklarımızda, Türkiye’deki nüfus artış hızının tekrar hareketlenmesi için verilecek desteklerin çeşitlenmesinde, öğrencilere sağlanan bursların artırılmasında, özellikle büyük kentlerde barınma sorunu yaşayan vatandaşlarımızda…
En azından bayramlarda toplu ulaşımdan, köprüden ve otoyoldan elde edilen gelir, işte bu gibi alanlarda değerlendirildiğinde daha yararlı olmaz mı?
Kim bilir, belki bir gün bu 3 kalemde alınmayan ücretlerin başta devlet olmak üzere hiç kimseye bir yararının olmadığı anlaşılır da daha hayırlı bir uygulamaya geçilir. Herkese kazasız, belasız, huzurlu, mutlu, hayırlı bayramlar…
