İnsanı anlatmaya çalışan her çağ, önce onu hep küçülmüş, sonra da o küçülttüğü sığ alandan tekrar büyütmeye çalışmıştır. Bir dönem insanı sadece bir kas gücüne indirgemişlerdi! Onu, fabrikanın ça...
Nereye baksam varoluşunu küçük ekranlara, bileğindeki plastik şeritlere raporlama telaşında bir insanlar topluluğu görüyorum. Yani, kaç adım attığını, gece kaç saat uyuduğunu, kalp ritminin gün i...
Son günlerde iş dünyasının hangi alanına baksam aynı cümleyi duyuyorum: “Daha az kişiyle, çok daha büyük işler yapacağız.” Yani herkes yapay zekanın maliyetleri nasıl aşağı çekeceğini, operasyonel y...
Geçen gün telefonumda eski fotoğraflarıma bakarken bir şey fark ettim. Yüzlerce, binlerce an… Ve hepsi bir parmak hareketiyle önümden film şeridi gibi akıp gidiyor… Ama o fotoğraf karelerinin içinde...
Dün toplantı sonrası ofiste genç arkadaşlarımızla ayaküstü sohbet ederken bir şeyin farkına vardım. Onlar gündemi biliyorlar, hem de bizden daha hızlı takip ediyorlar; lakin dönüp bir haber sitesine ...
Geçtiğimiz gün yazılım ekibinin ofisine uğradım. İçeride harıl harıl çalışan yazılımcı arkadaşlarımızın monitörlerinden aşağı doğru akan kod satırlarına baktım bir süre. Fakat samimiyetle söylemeliy...
Geçtiğimiz gün arkadaşlarla çokça önemsediğim “dikey sinema” üzerine mini bir toplantı yapmıştık. Yaklaşık kırk dakika süren toplantı esnasında zihnim saniyeler içinde yirmi sene önce bir bilim dergi...
İnternetin o ilk, duru zamanlarını çoğunuz hatırlar. Yani arama çubuğuna gelir, bir soru sorardık ve önümüze serilen o uçsuz bucaksız kütüphanede adeta bir keşif yolculuğuna çıkardık. Bulduğumuz o s...