Geçen hafta koridorda yürürken iki çalışma arkadaşımın konuşmalarına kulak misafiri oldum. Biri yanındakine, "Aslında kulaklığım çalışıyor ama yılbaşından sonra bu fiyata bu kulaklığı bulamam, o yüz...
Geçtiğimiz gün yazılım ekibinin ofisine uğradım. İçeride harıl harıl çalışan yazılımcı arkadaşlarımızın monitörlerinden aşağı doğru akan kod satırlarına baktım bir süre. Fakat samimiyetle söylemeliy...
Geçtiğimiz gün arkadaşlarla çokça önemsediğim “dikey sinema” üzerine mini bir toplantı yapmıştık. Yaklaşık kırk dakika süren toplantı esnasında zihnim saniyeler içinde yirmi sene önce bir bilim dergi...
İnternetin o ilk, duru zamanlarını çoğunuz hatırlar. Yani arama çubuğuna gelir, bir soru sorardık ve önümüze serilen o uçsuz bucaksız kütüphanede adeta bir keşif yolculuğuna çıkardık. Bulduğumuz o s...
Bir çiçeğin sadece topraktan biten bir bitki olmadığını, onun aslında bir nizamın ve zarafetin yansıması olduğunu ancak bir insan fark edebilir. Ekranlara hapsolduğumuz şu günlerde, bakmakla görmek ...
İnsan kimi zaman almış olduğu bir kararın doğru olup olmadığını hemen anlayamıyor. Fakat bu bilinmezliğe rağmen yine de o yolda yürümeye devam edersiniz. Sonra ne olduğunu aradan geçen zaman ortaya ...
Masamda son döneme dair kapsamlı bir medya ve teknoloji raporu duruyor. İçinde pek çok veri var ama bir tanesi uzun süre zihnimi meşgul etti. Raporda, “insan artık gününün ortalama on üç saatini tek...
Türkiye Gazetesi’nin arşivi, bizim için sadece bir "arşiv" değil. Bunu lafın gelişi söylemiyorum. Çünkü arşiv dediğiniz şey, geçmişin üzerine kapak kapatıp onu rafa kaldırmaktır. Bizim elimizdeki ise...
Düsseldorf sokaklarında yürürken insan ister istemez bir saatin dişlileri arasında dolaşıyormuş gibi hissediyor. Her şey tıkır tıkır, her şey olması gerektiği gibi. Ama bu sistem daha ne kadar böyle ...
Son günlerde dijitalin dünyanın koridorlarında yeni bir kısaltma kelimeyle karşılaşıyoruz. Onun adı: GEO. Evet, herkes birbirine aynı soruyu soruyor: "SEO’nun devri bitti mi, artık GEO mu konuşacağı...