Hayatın çeşitli dönemlerinde hüzün, keder veya dert gibi duygularla baş başa kalmak neredeyse kaçınılmaz. Bu içsel yolculukta bazen söyleyecek çok şey varken, dilimizde kelimeler düğümlenebilir. İşte tam bu noktada, duygularımızı dışa vuracak üzgün sözler ve üzgün mesajlar, hislerimizi paylaşmanın güçlü bir yolu olarak karşımıza çıkar. Yazıya dökülen birkaç cümle, karşımızdakine “Yalnız değilsin, bu duyguyu ben de yaşıyorum” mesajını verebilir.
Kendini beğenmek ile sağlıklı özgüven arasındaki sınır kimi zaman bulanık olabilir. "Narsist" kavramı da tam burada, kişinin kendine duyduğu hayranlığın günlük yaşama ve ilişkilere yansıdığı noktada devreye girer. Narsist ne demek sorusuna verilecek yanıt, sadece yüksek özgüven ya da kibirle sınırlı kalmaz; aynı zamanda empati eksikliği, onay bağımlılığı ve dış dünyayla kurulan çarpık ilişkileri de içine alır.