Amerikan Kalp Derneği, yılın başlarında yayınladığı bir raporda, hareketsiz bir yaşam tarzının ölümcül kalp ve damar hastalıkları riskini artırdığını belirtmişti. Tek oturuşta saatlerce dizi veya film izleme alışkanlığı olan "binge-watching" ise insanları hareket etmekten alıkoyan en önemli faktörlerden biri arasında gösteriliyordu.
Birçok araştırma, fiziksel olarak pasif rutinlerin zararlarını detaylandırmıştı. Ancak şimdi yeni bir bilimsel analiz, binge-watching'in aslında parlak bir tarafı olduğunu gösteriyor.
Georgia Üniversitesi'ndeki uzmanlar tarafından yapılan çalışma, binge-watching'in stresle başa çıkmaya yardımcı olabileceğini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, kullanıcılar uzun süreler boyunca kurgusal bir dünyaya daldıklarında, hikayeler zihinlerinde daha uzun süre kalıyor, olay örgüsüyle daha derin bir bağ kuruyor ve kendi hayal dünyalarını inşa ediyorlar.
Araştırma ekibi, yaptığı açıklamada, "Çalışma, film, dizi veya kitap maratonu yapan kişilerin hikayeleri daha iyi hatırladıklarını ve hayal kurarak ve fantezilerle bu hikayelerle ilgilenmeye devam ettiklerini ortaya koydu" ifadelerini kullandı.
Acta Psychologica dergisinde yayımlanan araştırma, binge-watching'in, insanların izledikleri dizi veya filmdeki anlatıların zihinsel modellerini oluşturmalarına izin vererek, gerçek hayattaki stres kaynaklarından kurtulmalarına yardımcı olabileceği sonucuna varıyor.
Özetle tek oturuşta bir dizi veya film bitirme seansından kalan kalıcı ve nispeten daha güçlü anılar, devam eden bir psikolojik kaynak görevi görüyor. Bu anılar da kullanıcıların "olumsuz sonuçlara karşı koymasına, zihinsel olarak iyileşmesine ve gelişmesine" yardımcı olabiliyor.