Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
ABD'de 3 Kasım'da yapılan ara seçimler, yalnızca Washington'daki siyasi dengeleri değil, teknoloji dünyasının gelecek hesaplarını da değiştirdi. Başkan Donald Trump'ın Cumhuriyetçi Partisi, hem Senato'da hem de Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu Demokratlara kaptırırken seçim sonuçlarının piyasalardaki etkisi ağır oldu. Özellikle yapay zekâ ve veri merkezi yatırımlarının geleceğine ilişkin endişeler, ABD borsalarında büyük bir satış dalgasına yol açtı. Teknoloji şirketlerinin hisseleri hızla gerilerken trilyonlarca dolarlık piyasa değeri kısa sürede silindi.
Seçim sonuçlarıyla birlikte Trump yönetiminin teknoloji sektörüne sağladığı siyasi desteğin geleceği de tartışmaya açıldı. Demokratların Kongre'de çoğunluğu ele geçirmesi, Beyaz Saray'ın bütçe ve yasa çalışmalarında daha fazla siyasi engelle karşılaşabileceği anlamına geliyor.
Trump yönetimi, son iki yılda teknoloji şirketlerinin özellikle yapay zekâ altyapısını büyütmesine yönelik girişimlere destek verdi. Veri merkezlerinin yaygınlaştırılması, enerji altyapısının genişletilmesi ve büyük ölçekli teknoloji yatırımları bu dönemin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Ancak ara seçimlerin ardından Meta, Microsoft ve Google gibi teknoloji devlerini daha zorlu bir siyasi süreç bekliyor.
Demokratların Kongre'de güç kazanması, teknoloji sektörüne yönelik kamu desteklerinin ve yeni yatırımların daha sıkı denetlenebileceği beklentisini artırdı. Yatırımcıların endişesi ise yalnızca siyasi denetimle sınırlı değil. Yapay zekâ yatırımlarına harcanan milyarlarca doların ne kadar sürede kazanca dönüşeceği de giderek daha fazla sorgulanıyor.
ABD'de teknoloji şirketlerinin milyarlarca dolar yatırdığı veri merkezleri, seçim kampanyalarının önemli tartışma başlıklarından biriydi. Demokrat adayların bir bölümü, bu tesislerin yüksek elektrik ve su tüketimini gündeme taşıdı. Yerel halkın enerji faturalarına ve çevreye yönelik etkileri gerekçe göstererek yeni veri merkezi projelerinin sınırlandırılmasını savundular. Seçimlerden bu yönde vaatlerde bulunan çok sayıda adayın galip çıkması, teknoloji şirketlerinin büyüme planlarına ilişkin soru işaretlerini artırdı.
Üstelik sorun yalnızca yeni projelerin onaylanması değil. Mevcut yatırımların maliyeti ve yapay zekâdan beklenen gelirlerin bu harcamaları karşılayıp karşılamayacağı da Wall Street'in gündeminde. Wealth Club analisti Susannah Streeter'a göre yapay zekâ yatırımlarının getirisinin sorgulandığı bir dönemde veri merkezi inşaatlarının yavaşlayabileceği ihtimali, piyasadaki tedirginliği daha da büyüttü.
Seçimlerin ardından Wall Street'te başlayan satış dalgası, 5 Kasım Perşembe günü büyük bir borsa sarsıntısına dönüştü. Teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi günü yüzde 5,5'in üzerinde kayıpla tamamlarken yaklaşık 2,5 trilyon dolarlık piyasa değeri silindi. Böylece endeks, son zirvesinden en az yüzde 10 gerileme anlamına gelen düzeltme bölgesine girdi. Satışlar yalnızca teknoloji hisseleriyle sınırlı kalmadı. S&P 500 endeksi yüzde 4,4, Dow Jones ise yüzde 3,4'ün üzerinde değer kaybetti. ABD borsaları böylece 2025'ten bu yana en sert günlük düşüşlerinden birini yaşadı.
Piyasalardaki sarsıntıdan en ağır darbeyi yapay zekâ sektörünün önde gelen şirketleri aldı. Yapay zekâ çiplerine yönelik güçlü taleple son yıllarda hızla büyüyen Nvidia'nın hisseleri yüzde 9'dan fazla geriledi. Şirketin yalnızca bir işlem günündeki piyasa değeri kaybı 400 milyar doları aştı.
Diğer çip üreticilerinde de tablo farklı değildi. AMD ve Micron hisseleri yüzde 17'den fazla düşerken Intel'deki kayıp yüzde 10,3 oldu. Apple, Nvidia ve Tesla'nın da aralarında bulunduğu, ABD'nin en büyük yedi teknoloji şirketinden oluşan ve "Magnificent Seven" olarak bilinen grubun toplam piyasa değerindeki kayıp ise tek günde yaklaşık 1 trilyon dolara ulaştı. Bu rakamlar, yapay zekâ yatırımlarının geleceğine ilişkin endişelerin teknoloji sektöründe ne kadar güçlü bir satış baskısı yarattığını ortaya koydu.
Wall Street'te başlayan sert düşüş, cuma günü Asya piyasalarını da etkisi altına aldı. Güney Kore'nin Kospi endeksi işlemler sırasında yüzde 8,5'in üzerinde geriledi. Kayıpların hızla büyümesi üzerine borsada işlemler geçici olarak durduruldu. Japonya'nın Nikkei endeksindeki düşüş yüzde 6'ya yaklaşırken Tayvan'ın Taiex endeksi de gün içinde yüzde 8,3'ün üzerinde kayıp yaşadı.
Özellikle yarı iletken üreticileri yoğun satış baskısıyla karşılaştı. Güney Koreli SK Hynix'in hisseleri işlemler sırasında yüzde 11,5'ten fazla gerilerken Samsung'daki düşüş yaklaşık yüzde 10'a ulaştı. Tayvanlı çip üreticisi TSMC'nin hisseleri de sert değer kayıpları yaşadı. Asya piyasalarında gün içindeki sert düşüşlerin ardından kısmi toparlanmalar görüldü. Ancak satış dalgası, ABD'deki siyasi gelişmelerin küresel teknoloji tedarik zincirini de etkilediğini gösterdi.
Seçim sonuçlarının en fazla etkilediği isimlerden biri de Cumhuriyetçi adayları desteklemek için yüz milyonlarca dolar harcayan Elon Musk oldu. Musk'ın sahibi olduğu Tesla ve SpaceX, Demokratların seçim zaferinin ardından yatırımcıların satış baskısıyla karşılaştı.
Özellikle iki şirketin de önemli faaliyetlerini yürüttüğü Teksas'ta Cumhuriyetçi Vali Greg Abbott'ın seçimi kaybetmesi, endişeleri artırdı. Abbott'ı mağlup eden Demokrat aday Gina Hinojosa'nın teknoloji yatırımlarına yönelik yaklaşımı, Musk'ın şirketleri açısından yeni bir belirsizlik yarattı. Tesla hisseleri çarşamba günü yüzde 3,3 değer kaybettikten sonra perşembe günü işlemler sırasında yüzde 12'ye varan düşüş yaşadı. SpaceX hisselerinde de çarşamba günkü yüzde 3,8'lik kaybın ardından perşembe günü yüzde 11'e ulaşan gerileme görüldü. İki şirketin seçim sonrasındaki toplam piyasa değeri kaybı yaklaşık 450 milyar dolara yaklaştı.
Tesla ve SpaceX hisselerindeki sert düşüş, Elon Musk'ın kişisel servetini de doğrudan etkiledi. Bloomberg Milyarderler Endeksi'nin gün içindeki hesaplamalarına göre Musk'ın servetindeki kayıp yaklaşık 74 milyar dolara ulaştı.
SpaceX'in halka arzının ardından 1,3 trilyon dolara kadar yükselen servetinin, satış baskısının sürmesi halinde yaklaşık 790 milyar dolara gerilemesi bekleniyordu. Musk açısından asıl belirsizlik ise yalnızca borsadaki kayıplarla sınırlı değil. Demokratların Kongre'deki yeni çoğunluğu ve Teksas'ta değişen siyasi yönetim, şirketlerinin devletle ilişkilerini ve yatırım planlarını da etkileyebilir.
Elon Musk'ın şirketleri açısından dikkatler şimdi Teksas'ın yeni valisi Gina Hinojosa'ya çevrildi. Hinojosa, seçim kampanyası sırasında yeni veri merkezi projelerine ara verilmesini savunmuş, ayrıca Musk'ın şirketlerine sağlanan vergi teşviklerini de sorgulamıştı. Bu yaklaşımın eyalet yönetiminin politikalarına yansıması halinde Tesla ve SpaceX'in yeni yatırımları daha sıkı incelemelerle karşılaşabilir. Özellikle enerji tüketimi yüksek veri merkezlerine yönelik olası sınırlamalar ve vergi teşviklerinin yeniden değerlendirilmesi, iki şirketin önümüzdeki dönemde atacağı adımlar açısından önem taşıyor.