Tgrt Haber

Biraz İnsan Ol!

13 Haziran 2024 10:01 | Güncelleme :13 Haziran 2024 10:03

Son zamanlarda sıkça duyduğumuz, belki de biraz içimizi sıkan bir konu hakkında fikirlerimi paylaşmak istedim sizlerle: Yapay zekâ ve onun bizi nasıl robotlaştırdığı. Şöyle bir düşünün; sabah uyanıyorsunuz, kahvenizi yaparken "Hey Siri, bana havayı söyle," diyorsunuz. Kahvaltınızı hazırlarken Spotify, "Senin için en uygun çalma listesi," diye bir şey açıyor. İşe gitmeden önce "ChatGPT, bugünkü toplantıya nasıl hazırlanmalıyım?" diyorsunuz. Yapay zekâya tamamen bağımlı hale geldik, değil mi?

Bu yazıda, biraz daha insan olmanın yollarını keşfedeceğiz. Evet, yapay zekâ harika bir arkadaş olabilir ama sadece bir arkadaş olarak kalmalı, hayatımızın merkezi değil.

Yapay zekâ, son yıllarda hayatımızın her alanına girdi. Evet, işleri kolaylaştırıyor, hayatımızı düzenliyor ve hatta bazen bizi bizden daha iyi tanıyor gibi. Ama unutmayalım ki, yapay zekâ bir araçtır; bir arkadaş olabilir ama asla hayatımızın merkezine yerleşmemeli. Harika bir arkadaş, ama sadece arkadaş!

Yapay zekâ bize günün hava durumu hakkında bilgi verebilir, müzik listesi oluşturabilir, hatta toplantılarımıza hazırlanmamıza yardımcı olabilir. Ancak, yaratıcılık ve duygu dediğimiz o eşsiz insani özelliklerimiz asla bir yapay zekâ tarafından tam anlamıyla kopyalanamaz. Evet, ChatGPT size harika bir makale yazabilir ama o makalenin arkasındaki gerçek duygu ve deneyimi asla yaşamamış bir makine tarafından yazıldığını unutmayın.

Bir düşünün, bir zamanlar hepimiz çocukken hayal gücümüzle neler neler yaratırdık. Bir kutu, bir gemi olurdu; bir çarşaf, bir pelerin. Peki, şimdi? Akıllı telefonlarımızdan, bilgisayarlarımızdan başımızı kaldırıp gerçek dünyaya bakmakta zorlanıyoruz.

Orijinallik ve yaratıcılık, insan olmanın en temel özelliklerindendir. Bir tablonun arkasındaki hikâye, bir şarkının içindeki duygu, bir romanın içinde geçen karakterlerin yaşanmışlıkları... Bunlar yapay zekânın asla tam anlamıyla yakalayamayacağı şeyler. Çünkü onlar, insan deneyimlerinin, duygularının ve yaratıcılığının ürünleridir.

Yapay zekâ, bize bir nevi konfor sağlıyor ama bu konforun bedeli ne? Belki de en büyük bedeli, hayatımızın sıradanlaşması. Yapay zekâ araçları, bizim yerimize düşünmeye başladıkça biz düşünmekten uzaklaşıyoruz. Her şeyin önceden programlandığı, otomatikleştirildiği bir dünyada yaratıcılık ve özgünlük kayboluyor.

Bir an durup düşünün: En son ne zaman kendi hayal gücünüzü kullanarak bir şey yarattınız? En son ne zaman sırf meraktan bir şey araştırdınız? Yapay zekâya sormak yerine bir kitabı elinize alıp sayfalarını karıştırdınız? İşte, burada devreye giriyoruz. Bu sıradanlaşma ve tekdüzelik tuzağına düşmemek için bazı tavsiyelerim var.

Dijital detoks yapın, arada sırada telefonunuzu, bilgisayarınızı bir kenara bırakın. Doğaya çıkın, yürüyüş yapın, sevdiklerinizle vakit geçirin. Bu, zihninizi tazeleyecek ve yaratıcılığınızı artıracaktır.

Hobilerinizi keşfedin. Belki de yapmaktan keyif aldığınız ama uzun süredir ihmal ettiğiniz bir hobiniz vardır. Resim yapın, müzikle ilgilenin, el işleri yapın. Kendi elinizle bir şeyler yaratmanın tadı, yapay zekânın sunduğu hiçbir şeyle kıyaslanamaz.

Yapay zekâ size özetler çıkarabilir, tavsiyeler verebilir ama bir kitabın sayfalarını çevirmenin yerini tutamaz. Kendi hayal gücünüzle o dünyaya dalın ve karakterlerle birlikte maceralara atılın.

Duygularınızı, düşüncelerinizi kâğıda dökün. Belki bir günlük tutun, belki hikâyeler yazın. Yazmak, düşüncelerinizi düzenlemenin ve yaratıcı olmanın harika bir yolu olabilir.

Gerçek yüz yüze iletişimin yerini hiçbir şey tutamaz. Sevdiklerinizle, arkadaşlarınızla, ailenizle daha fazla vakit geçirin. Sohbet edin, gülün, ağlayın. Bu duygular, bizi insan yapan şeylerdir.

Yapay zekâ, hayatımızı kolaylaştıran harika bir araçtır. Ancak, onunla olan ilişkimizi dengede tutmamız gerekiyor. Onu bir arkadaş olarak görmek güzel ama hayatımızın her alanına hâkim olmasına izin vermek, bizi insani özelliklerimizden uzaklaştırmaya başladı bile.

Biraz daha insan olmak için, yaratıcılığımızı, duygularımızı ve orijinalliğimizi korumamız gerekiyor. Bu, sadece bireysel olarak değil, toplumsal olarak da önemli. Unutmayın, insan olmanın güzelliği, hatalarımızda, duygularımızda ve yaratıcılığımızdadır. Yapay zekâ bizim yerimize düşünmeye başladığında, biz düşünmekten uzaklaşırız. Bu yüzden, teknolojiyi kullanırken kendimizi kaybetmemek ve biraz daha insan kalmak için çaba göstersek ne güzel olurdu.

Şunu kabul edelim; yapay zekâ kullananlar kısa vadede bir adım önde olabilir, çünkü bu araçlar işleri hızlandırır ve kolaylaştırır. Ancak, uzun vadede kazananlar, insani özelliklerini kaybetmeyenler olacak. Çünkü yaratıcılık, empati ve duygular, insanoğlunu diğerlerinden ayıran en temel özelliklerdir. Bu özellikler zamanla azalırsa, yapay zekâ ne kadar gelişirse gelişsin, insanlığımızı kaybetmiş oluruz.

Kısır bir döngüye doğru ilerliyoruz aslında; yapay zekâ insanların verilerinden gelişiyor her geçen saniye, ancak her geçen saniye insan artık veri üretemeyecek kadar aciz bir yola doğru ilerliyor. Çünkü süper arkadaşı her şeyi yapıyor zaten. Biz insanlığımızı son sürat kaybederken insandan beslenen yapay zekânın aç kalacağı günlerin ilk tohumları atılıyor bile.

Düşünsenize, tüm insanlar yapay zekâya iş yaptırmaya başladığında; insanın, insan olmanın, özgün olmanın önemi daha da çok ortaya çıkacak. Tüm sınavlardan tüm öğrenciler 100 alırsa, tüm işleri tüm insanlar müthiş yaparsa, tüm filmleri yapay zekâ çekerse, herkes birbirinin aynı olursa, ne olacak? Tekdüzen bir toplum, kim bilir, belki köleliğin en verimli hâli, robotlaşmış insanlardan oluşan ve insan olduğunu iddia eden topluluklar silsilesi.

Kısacası, biraz insan ol diyorum. Hayatın tadını çıkarın, yaratıcı olun ve duygularınızın sizi yönlendirmesine izin verin. Unutmayın, yapay zekâ harika bir arkadaş olabilir ama sadece bir arkadaş olarak kalmalı. Hayatınızı yönetmesine izin vermeyin.

Biraz İnsan Ol!

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.
Bülent Kavaklı - Son Yazıları
Sıcak! Çok Sıcak!
18 Temmuz 2024
Son Dakika
4 Temmuz 2024
Game Over
27 Haziran 2024