Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Yurt dışında yapılan bir araştırmada radyasyona bağlı kanser ölüm oranları incelendi. Çalışmada hangi mesleğin yüksek risk grubunda olduğuna bakıldı. 500 mesleğin incelendiği araştırmada ortaya çıkan sonuçlar ise büyük şaşkınlığa yol açtı.
Radyasyona bağlı kanser riski denilince akla ilk gelenler arasında nükleer tıp merkezi çalışanları ve röntgen teknisyenleri geliyor. Fakat konuya ilişkin yapılan araştırmanın sonuçları hiç beklenmedik meslekleri işaret ediyor. Zira kanser riski en yüksek meslekler arasında hemen herkesin imrenerek baktığı çalışanlar var.
JAMA Internal Medicine dergisinde yayımlanan araştırmada, 503 farklı meslek incelendi. Çalışmada 2020-2024 yılları arasında hayatını kaybeden 12,7 milyon kişinin ABD Ulusal Hayati İstatistik Sistemi'ndeki ölüm kayıtları analiz edildi.
Araştırmacılar kanser vakalarını, çevresel radyasyona bağlı olarak ortaya çıkabilecek kanserler ile radyasyonla ilişkili olmayan kanserler olmak üzere iki gruba ayırdı.
İncelenen 503 meslek arasında radyasyona bağlı kanser ölümlerinin oranında uçuş görevlileri ilk, pilotlar ise ikinci sırada yer aldı. Buna karşılık radyasyonla ilişkili olmayan kanserlerde bu iki meslek grubunun sonuçları tüm mesleklerin ortalamasına yakın çıktı.
Araştırmacılara göre bunun temel nedenlerinden biri uçuş sırasında maruz kalınan kozmik ışınlar olabilir. Dünya'nın atmosferi uzaydan gelen yüksek enerjili parçacıkların bir bölümünü emerek ve dağıtarak doğal bir kalkan görevi görüyor. Ancak yükseldikçe atmosferin sağladığı koruma azalıyor.
Uçuş süresi ve bulunulan enlem de maruz kalınan radyasyon miktarını etkiliyor. Kutuplara yaklaşıldıkça atmosferin koruyucu etkisinin ekvatora kıyasla daha zayıf olduğu belirtiliyor.
Çalışmanın yazarlarına göre uçuş ekipleri, ABD'deki meslek grupları arasında ortalama yıllık iyonlaştırıcı radyasyon dozuna en fazla maruz kalan grup. Pilotlar ve uçuş görevlilerinin yılda yaklaşık 3 ila 6 milisievert kozmik radyasyona maruz kaldığı tahmin ediliyor. Bu oran, yılda 10 kez kıtalararası uçuş yapan bir yolcunun aldığı yaklaşık 0,4 milisievert radyasyondan oldukça yüksek.
Araştırmanın sonuçlarına göre uçuş görevlilerinde radyasyonla ilişkili kanser görülme olasılığı diğer meslek gruplarına kıyasla yüzde 50 daha yüksek. Pilotlarda ise bu oran yüzde 36 olarak hesaplandı.
Ancak araştırmacılar, verilerin kozmik ışınlara maruz kalmanın söz konusu kanserlere kesin olarak neden olduğunu göstermediğinin altını çiziyor. Bulgular yalnızca iki meslek grubundaki radyasyonla ilişkili kanser oranlarının yüksek olduğunu ortaya koyuyor.
Araştırmaya dahil olmayan epidemiyologlar Catherine M. Olsen ve Ken Karipidis ise sonuçların, mesleki radyasyona maruz kalmanın gözlemlenen fazlalığın altında yatan faktör olabileceği yönündeki hipotezi desteklediğini belirtiyor.
Uzmanlara göre uçuş ekiplerinin karşı karşıya olduğu risk yalnızca kozmik ışınlarla sınırlı olmayabilir. Uçak camlarından, özellikle kokpit bölümünde, geçen UV ışınları ile uzun süreli gece ve vardiyalı çalışmanın yol açtığı sirkadiyen ritim bozuklukları da olası riskler arasında değerlendiriliyor.
Araştırmacılar gelecekte uçuş ekiplerinin gökyüzünde geçirdiği çalışma yıllarının rutin sağlık kontrollerinde takip edilmesini, ayrıca düzenli cilt kontrolleri ve kadın uçuş görevlileri için meme taramalarına daha fazla önem verilmesini öneriyor.
ABD Federal Havacılık İdaresi, uçuş ekiplerini mesleki olarak iyonlaştırıcı radyasyona maruz kalan çalışanlar olarak tanıyor. Ancak araştırmacılara göre ABD'deki uçuş ekipleri, diğer radyasyona maruz kalan çalışanların aksine federal doz sınırlarına veya düzenli radyasyon takibi gerekliliklerine tabi değil.
Araştırmanın sonuçları JAMA Internal Medicine dergisinde yayımlandı.