Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Avrupa'nın en büyük otomobil üreticisi Volkswagen'de işler yolunda gitmiyor. Alman otomotiv devi, eylül ayında sona eren üçüncü çeyrekte 5,9 milyar euro faaliyet zararı açıkladı. Bu rakam, şirketin 2015'te patlak veren Dieselgate emisyon skandalından bu yana kaydettiği en kötü çeyreklik finansal sonuç oldu.
İngiliz Daily Mail'in haberine göre Volkswagen, bir yandan yükselen üretim maliyetleriyle boğuşurken diğer yandan Çinli otomobil üreticilerinin giderek sertleşen rekabetiyle karşı karşıya. Elektrikli araçlara geçişin getirdiği mali yük de eklenince şirket, yeniden yapılanma planlarını hızlandırmak zorunda kaldı.
Audi, Porsche, Skoda ve Volkswagen markalarını bünyesinde bulunduran grubun açıkladığı zarar, piyasa beklentilerinden daha düşük gerçekleşti. This Is Money'nin aktardığına göre şirket, büyük bölümü Porsche'deki hisse değerinin düşürülmesinden kaynaklanan 8 milyar euroluk tek seferlik gider kaydetti.
Ortaya çıkan tablo, Volkswagen yönetiminde de alarm zillerinin çalmasına neden oldu. Şirketin Finans Direktörü Arno Antlitz, mali sonuçların hızlı ve kararlı adımlar atılması gerektiğini açıkça gösterdiğini belirterek Volkswagen'in artık zaman kaybetme lüksünün bulunmadığını söyledi.
Alman otomotiv devinin krizden çıkış planının en dikkat çeken ayağını ise istihdam azaltımı oluşturuyor. Volkswagen CEO'su Oliver Blume, 2030 yılına kadar toplam 100 bin kişilik istihdam azaltımı konusunda anlaşmaya varıldığını açıkladı. Bu sayının 50 bin kişilik bölümü için daha önce karar alınmıştı.
Yaklaşık 660 bin çalışanı bulunan şirketin planları bununla da sınırlı değil. Volkswagen, on yılın sonuna kadar satışa sunduğu model yelpazesini yarıya indirmeyi ve Almanya'daki dört fabrikasını kapatmayı hedefliyor.
Şirket, ABD tarifelerinin yarattığı maliyet baskısını hafifletmeye çalışırken BYD başta olmak üzere Çinli üreticilerin yükselişi karşısında da rekabet gücünü korumaya uğraşıyor.
Yeniden yapılanma süreci, Volkswagen bünyesindeki köklü markaların geleceğini de belirsizliğe sürükledi. Bu markalardan biri de 76 yıllık geçmişe sahip Seat. Şirketin Seat markasını tamamen sonlandırabileceği, buna karşılık markanın sportif yüzü olarak öne çıkan Cupra'yı koruyacağı belirtiliyor. Böyle bir adım atılması halinde Cupra, Volkswagen'in İspanya'daki ana markası haline gelebilir.
Satış rakamları da Cupra'nın grup içindeki ağırlığının arttığını gösteriyor. 2026'nın ilk yarısında Cupra'nın araç teslimatları 170 bin 100 adede ulaşırken Seat aynı dönemde 129 bin 600 araçta kaldı.
Volkswagen'in önündeki bir başka sorun ise elektrikli otomobillerin kârlılığı. Şirketin açıkladığı verilere göre 2026'nın ilk dokuz ayında Avrupa'daki araç siparişleri yüzde 4 artarak yaklaşık 3 milyon adede ulaştı. Elektrikli araç teslimatlarında ise yüzde 39'luk yükseliş kaydedildi. Ancak satışlardaki bu artış, şirketin kâr hanesine aynı ölçüde yansımadı.
Bunun temel nedenlerinden biri, elektrikli araçların kâr marjlarının geleneksel içten yanmalı motorlu modellere göre daha düşük olması. Yani Volkswagen daha fazla elektrikli araç satsa da bunlardan elde ettiği kazanç, şirketin üzerindeki maliyet baskısını hafifletmeye yetmiyor.
Volkswagen Finans Direktörü Arno Antlitz de şirketin kârlılık sorununa dikkat çekti. Antlitz, tek seferlik giderler hesaba katılmadığında bile yılın ilk dokuz ayında satışlardan elde edilen faaliyet kâr marjının yüzde 3,8 seviyesinde kaldığını belirtti. Bu oranın uzun vadede yeterli olmadığını vurgulayan Antlitz, şirketin daha güçlü bir mali yapıya kavuşması gerektiğine işaret etti.