Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Sosyal medya platformlarında günlerdir yayılan “12 Ağustos'ta yerçekimi duracak” iddiası, özellikle tarihin yaklaşmasıyla birlikte yeniden gündemin üst sıralarına çıktı. Paylaşımlarda Dünya'nın tam 7 saniye boyunca yerçekimini kaybedeceği, insanların ve nesnelerin havaya fırlayacağı, hatta milyonlarca kişinin hayatını kaybedebileceği ileri sürülüyor. 12 Ağustos'ta ne olacak? Yer çekimi duracak mı?
12 Ağustos 2026'da Dünya'nın yerçekiminin 7 saniye boyunca ortadan kalkacağına ilişkin bilimsel bir kanıt bulunmuyor. Viral iddialar, gerçek bir astronomik olay olan Güneş tutulmasıyla bilimsel temeli olmayan bir “yerçekimi kaybı” senaryosunu bir araya getiriyor.

Yerçekimi, Dünya'nın kütlesinden kaynaklanan temel bir fiziksel etkidir ve bir tutulma sırasında düğmeye basılmış gibi kapanması mümkün değildir. Ay'ın ve Güneş'in Dünya üzerindeki kütleçekim etkileri zaman içinde değişikliklere neden olsa da bu değişimler Dünya'nın yüzeyindeki insanların bir anda havaya fırlamasına yol açacak ölçekte değildir.
NASA'nın 12 Ağustos için yayımladığı resmi astronomi takviminde de herhangi bir yerçekimi anomalisi bulunmuyor. Kurumun duyurduğu olay, Dünya'nın belirli bölgelerinden görülecek tam Güneş tutulmasıdır.

12 Ağustos 2026'da gerçekleşecek gerçek astronomik olay tam Güneş tutulması. Ay, Dünya ile Güneş'in arasından geçerek Güneş'in görünen yüzünü belirli bölgelerde tamamen kapatacak. Tam tutulma hattı Grönland, İzlanda, Kuzey Rusya, Atlas Okyanusu, İspanya ve Portekiz'in küçük bir bölümünden geçecek. Avrupa'nın ve Kuzey Afrika'nın geniş kesimlerinde ise tutulma kısmi olarak görülebilecek.

NASA'nın verdiği bilgilere göre tam tutulma sırasında Ay'ın gölgesinin geçtiği bölgelerde gündüz kısa süreliğine geceyi andıran bir görünüme dönüşecek. Tam tutulma, tutulma hattının merkezindeki bölgelerde iki buçuk dakikadan daha kısa sürecek. NASA ayrıca tutulmayı incelemek üzere yüksek irtifa uçağı ve bilimsel balonlar kullanacak araştırma ekiplerinin görev yapacağını açıklıyor.
Güneş tutulması, Ay'ın Güneş ile Dünya arasına girmesiyle meydana geliyor. Bu sırada Ay'ın Dünya üzerindeki kütleçekim etkisi ortadan kalkmıyor. Aksine Ay, Dünya'nın yörüngesinde normal şekilde hareket etmeye devam ediyor ve Dünya ile Ay arasındaki kütleçekim etkileşimi sürüyor.
Ay'ın çekim kuvveti okyanuslarda gelgitlere neden olan temel etkenlerden biri olsa da tutulma sırasında bu kuvvetin bir anda sıfırlanması söz konusu değil. Güneş tutulmasının gökyüzünün kısa süreli kararması dışında Dünya'nın kütleçekimini kapatacak bir mekanizması bulunmuyor.
| Tarih | Olay | Durum |
|---|---|---|
| 12 Ağustos 2026 | Tam Güneş tutulması | Gerçekleşecek |
| 12 Ağustos 2026 | Grönland ve İzlanda'da tam tutulma | Görülebilecek |
| 12 Ağustos 2026 | İspanya'da tam tutulma | Görülebilecek |
| 12 Ağustos 2026 | Avrupa'nın bazı bölgelerinde kısmi tutulma | Görülebilecek |
| 12 Ağustos 2026 | Dünya'nın yerçekiminin 7 saniye kaybolması | Bilimsel kanıt yok |
| 12 Ağustos 2026 | “Project Anchor” nedeniyle acil durum | Doğrulanmış değil |
| 12 Ağustos 2026 | İnsanların 15-20 metre havaya fırlaması | Gerçek dışı iddia |
NASA'nın resmi tutulma programı 12 Ağustos 2026'yı tam Güneş tutulması olarak gösteriyor ve tutulmanın görülebileceği bölgeleri ayrıntılı şekilde yayımlıyor. Resmi astronomi kayıtlarında “7 saniyelik yerçekimi kaybı” şeklinde bir olay yer almıyor.
Dünya'nın 12 Ağustos 2026'da 7 saniyeliğine yerçekimini kaybedeceğine ilişkin bilimsel bir kanıt bulunmuyor. Sosyal medyada yayılan “Project Anchor” anlatısı doğrulanmış bir NASA projesine dayanmıyor.
12 Ağustos'ta gerçek bir astronomik olay yaşanacak ve tam Güneş tutulması meydana gelecek. Tutulma Grönland, İzlanda, Kuzey Rusya ve İspanya'nın bazı bölgelerinde tam olarak görülebilecek, Avrupa ve başka bölgelerin geniş kesimlerinde ise kısmi tutulma izlenebilecek.
“Project Anchor”ın NASA tarafından yürütülen ve Dünya'nın yerçekiminin kaybolmasını öngören gizli bir proje olduğuna dair güvenilir bir kanıt bulunmuyor. Sosyal medyada yayılan iddialarda verilen tarih, saat, can kaybı ve yerçekimi kaybı süresi gibi ayrıntılar da doğrulanmış bilimsel verilere dayanmıyor.