Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Altın fiyatları, küresel piyasalarda artan belirsizlikler ve Fed’in faiz kararına yönelik beklentilerle yatırımcıların gündeminde yer alıyor. Finans analisti İslam Memiş, ons altının 3 bin 996 dolara kadar gerileyerek son üç ayın en düşük seviyesini gördüğünü belirtirken, Fed kararı sonrasında 4 bin 65-4 bin 70 dolar bandını işaret etti. Petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon ve faiz politikaları üzerindeki etkisine dikkat çeken Memiş, altın yatırımcılarının jeopolitik gelişmeleri ve merkez bankalarının kararlarını yakından takip etmesi gerektiğini vurguladı.
Katıldığı bir yayında konuşan Memiş, "Küresel piyasalarda işlerin iyi gitmemesi, bir noktada ötelenen iyimserliğin şu anda kalıcı bir kötümserliğe dönüşmesi açısından baktığımızda, burada bel kemiği petrol. Petrol fiyatlarının tekrar 110 dolar seviyesinin üzerine yükselmesi, bütün gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde enflasyonun yeniden düşmek yerine yükselmeye devam etmesi anlamına geliyor. Bu da merkez bankalarının faiz artırmaya devam etmesi demek.
Hep böyle zincirleme bir halka var. Petrol fiyatları düştüğü zaman enflasyon düşüyor, beraberinde merkez bankaları da faiz artırmayı bırakıyor. O yüzden petrol fiyatlarındaki gelişmeler bu hafta da küresel piyasaların odağında" dedi.
Memiş, "Malum, yılın ilk çeyreğinde, Amerika-İran gerilimi ve savaşı başladığı zaman Brent petrolün varil fiyatı 122 dolara kadar yükselmişti. Şimdi tekrar 108-111 dolar aralığında dalgalanmaya devam ediyor. Dolayısıyla enflasyon hesabı yapacak bir yatırımcının da petrolü yakından takip etmesi lazım. Petrol yüksek kalmaya devam ettikçe enflasyon da yüksek kalmaya devam edecek.
Bu savaşın başlamasıyla birlikte petrol fiyatlarının yükselmesi küresel enflasyonu tetiklediyse ve bundan herkes olumsuz yönde etkileniyorsa bu, bölgesel bir savaş mı, yoksa bir dünya savaşı mı? Özellikle Amerika ekonomisinin de bu kadar etkilendiği bir süreçte bunu sorgulamak gerekiyor.
Örneğin, savaş başlamadan önce Amerika'da galon fiyatı 3,5 dolardı. 6,5 dolara kadar yükseldi. Bu yalnızca Türkiye'yi, Avrupa ülkelerini veya Asya'yı ilgilendiren bir konu değil. Amerika'nın kendisi de olumsuz yönde etkileniyor.
O yüzden petrol yine odağımızda. Umarım bir an önce, geçici de olsa bir anlaşma haberi gelir. Trump'ın söylediği gibi, ateşkes haberiyle birlikte petrol fiyatları geriler.
Bence üç ülke var. Yüksek miktarda ve yüksek fiyattan petrol satan Rusya kazanıyor. Toprak bütünlüğünü veya petrol kaynakları üzerindeki kontrolünü genişleten Amerika kazanıyor. Altın rezervlerini veya yer altı zenginliklerindeki payını artıran Çin kazanıyor. Rusya, Çin ve Amerika…
Bu savaşın kazananları bunlar, kaybedenleri ise diğer ülkeler. Maalesef yine üç büyük gücün sahnede olduğu bir süreç yaşıyoruz. Ben her zaman şunu iddia ediyorum: Yeni dünya düzenini üç ülke kuracak; Rusya, Çin ve Amerika. Şu andaki koşullara baktığımız zaman da yine el birliğiyle, kontrollü bir şekilde bu süreç devam ediyor.
Peki, neyi planlıyorlar? Daha önce de konuştuk bunu seninle. Dijital paralara geçiş dönemi… Büyük resetleme yapıldıktan sonra, kalıcı enflasyonla birlikte, “Artık kâğıt paraların kullanımına gerek yok.” diyecekler. Devletlerin kazanması, etkilerini artırması lazım ve bunun çözümü olarak da dijital paralar sunulacak.
İnsanların, sistemin kendilerine verdiği kadarına sahip olduğu ve daha kolay yönlendirilebildiği bir sistem ortaya çıkacak. Vakitsiz toplum, mülkiyetsiz toplum, sisteme muhtaç bir toplum… Bunlar planlanıyordu" diyerek büyük resetlemeye karşı uyardı.
Geçen hafta İngiltere'de, Amerika'da ve Avrupa'daki birçok ülkede halka, topluma bizzat gıda stoğu yapmaları yönünde açıklamalar yapıldığını hatırlatan Memiş, enerji krizi çıkabileceği, doğal felaketler yaşanabileceği ve dünya savaşına hazırlık yapıldığını belirtti.
Memiş, "Türkiye'deki yatırımcılar, özellikle bireysel yatırımcılar, ellerinde altın, gümüş, dolar veya euro bulunduruyor olabilir. Euro/dolar paritesinde mutlaka bir hareketlilik yaşanacaktır. Teknik olarak euro/dolar paritesinde 1,1180-1,1280 bant aralığında takip edeceğim seviyeler var.
Ons altın, malum, geçen hafta 3.996 dolar seviyesine kadar gerileyerek son üç ayın en düşük seviyesini gördü. Fed'in faiz kararından sonra ons altının haftayı 4.065-4.070 dolar seviyesinde tamamlayacağını tahmin ediyorum.
Ons gümüş tarafında 57 dolar seviyesi var. Kripto paralarda ise özellikle Bitcoin 80.000 dolar seviyesinin altına sarkmıştı. Burada yeniden 82.000 dolar direnci var. Cılız alımlar gelebilir ama tamamen bir kırılım olur mu, yukarı ya da aşağı yönlü sert bir hareket yaşanır mı? Hayır, böyle bir hareket beklemiyorum.
Piyasalar şu anda İsrail seçimlerinin sonucunu ve kasım ayındaki ara seçimleri görmek istiyor. Daha net bir fotoğraf bekliyor. Amerika tekrar İran'a saldıracak mı, saldırmayacak mı? Bunlar gerçekleşirse bir kırılım olabilir. Fed'in faiz kararı ise büyük ölçüde fiyatlandı." diyerek çok ciddi bir hareketlenme beklemediğinin altını çizdi.
"Dolar geçtiğimiz süreçte değer kazandı. Ancak doların yükselmesi onu iyi bir yatırım aracı yapar mı? Doları elde tutmakla dolara yatırım yapmak arasında ne gibi farklar var?
Bence dolar kesinlikle bir yatırım aracı değildir. Dolara yatırım yapanların doların enflasyonunu da hesaplaması gerekiyor. Geçmiş yılların muhasebesini yaptıkları zaman, son 25 yıla bakabilirler. Türkiye'de dolar/TL kurunun getirisi, en az getiri sağlayan seçeneklerden biri oldu.
Ben doları kesinlikle bir yatırım aracı olarak görmediğim gibi, bankada veya birikimlerinde dolar tutan yatırımcılar için de üzülüyorum. Neden üzülüyorum? Çünkü dolar bir yatırım aracı değildir.
Evet, kısa vadede diğer yatırım araçları arasında daha güçlü bir şekilde durabilir. Ancak bu durumun kalıcı olduğunu söyleyemeyiz. Geçmiş yıllara baktığımız zaman doların bir yatırım aracı olmadığını zaman bize zaten göstermiş oluyor.
Türk lirası bazında baktığımızda dolar şu anda 50 lira sınırına yaklaştı. Ancak bizim bu yıl için beklentimiz 52 lira. Yılı 52 lira seviyesinde tamamlayabiliriz. Fakat dolar 52 liraya ulaşsa bile enflasyonla karşılaştırma yapmak, dolar/TL kurundaki değişimi enflasyonla birlikte değerlendirmek gerekiyor.
O yüzden dolar, kısa vadeli yatırımcıların giriş yaptığı bir yer olabilir ama tek başına bir yatırım piyasası olarak görülmemeli" diyerek elinde dolar bulunduran yatırımcıları da uyardı.
Son olarak, bu hafta özelinde değerlendirdiğimizde yatırımcılar hangi yöne yönelmeli? sorusuna cevap veren Memiş, "Bence yıl sonuna kadar stratejileri aynı olmalı ve bu stratejilerine sadık kalmalılar. Elimdeki birikimleri çeşitlendirmeliyim ve uzun vadeli bir strateji belirlemeliyim. Nokta.
Elindeki birikimleri çeşitlendirsin. Örnek veriyorum: Elinde 100.000 lira var. “Bir yatırım yapacağım ama kafam karışık. Ne almalıyım?” diye soruyor. Bu sorunun cevabı çok net. 25.000 lirası altın veya gümüş gibi değerli madenlerde olabilir.
Diğer 25.000 lirasını dövize ayırabilir. Bu euro da olabilir, dolar da. Yatırımcının kendi tercihiyle alakalı bir durum. Diğer 25.000 lirayla borsaya girebilir ve kalan tutarı da başka yatırım araçlarında değerlendirebilir.
Sonuç itibarıyla tercihiniz ne olursa olsun, o 100.000 liranın en az dört farklı enstrümana dağıtılması lazım" ifadelerini kullandı.