Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Altın piyasasında sert dalgalanma ve düşüş baskısı sürüyor. Finans Analisti İslam Memiş, Körfez ülkelerinin nakit ihtiyacı nedeniyle altın sattığını, büyük ekonomilerin ise bu fırsatı değerlendirerek altın topladığını belirterek baskının bir süre daha devam edebileceğine ancak mevcut tablonun sürdürülebilir olmadığına dikkat çekti.
Finans Analisti İslam Memiş, katıldığı bir yayında "Amerika Merkez Bankası (Fed), piyasaların beklentisi doğrultusunda faizlerde herhangi bir değişikliğe gitmedi. Piyasa zaten bu kararı bekliyordu, dolayısıyla sürpriz yaşanmadı. Ancak aralık ayında 25 baz puanlık bir faiz artırımı ihtimali bulunuyor. Piyasalar da bu beklentiyi fiyatlamaya devam ediyor." dedi.
"Fed faizleri sabit tutmasına rağmen altın, gümüş ve diğer değerli metaller haftayı düşüşle tamamlıyor. Şu anda uluslararası piyasalarda ons altın 3.990 dolar, gram altın ise 64 bin 415 TL seviyesinde. Yaklaşık yüzde 1'lik bir düşüşle haftayı kapatıyoruz."
Altın piyasasında büyük bir oyun olduğunun altını çizen Memiş, "Özellikle yatırımcıların bunun farkında olması gerekiyor. Körfez ülkeleri, dünyadaki merkez bankalarının nakit ihtiyacı nedeniyle altın satmak zorunda kalıyor. Dolayısıyla satılan bu altınları Çin, Amerika ve Rusya gibi ülkeler şu anda daha düşük fiyatlardan topluyor. Bu nedenle altın üzerindeki teknik baskı bir süre daha devam edebilir" şeklinde konuştu.
Memiş, ""Dünyadaki yatırımcılar Amerikan tahvil faizlerine ve dolara yönelmiş durumda. Savaşı bilerek ve isteyerek sürdürenlerin oluşturduğu belirsizlik ortamında yatırımcılar doları tercih ediyor. Portföylerinde nakit bulundurma ihtiyacı duyan yatırımcılar da altın satmak zorunda kalıyor.
"Bu nedenle yatırımcıların yapması gereken en doğru şey, uzun vadeli bir strateji belirlemek ve bugünkü manipülatif piyasa koşullarında varlıklarını korumak. Özellikle varlıkların korunması gereken bir süreçten geçtiğimizi belirtmek isterim."
"Altında rekor düzeyde bir düşüş yaşanıp yaşanmayacağına ilişkin mevcut koşullara baktığımızda, ibrenin Amerikan tahvil faizleri ve dolardan yana olduğunu görüyoruz. Bu tarafta bir yükseliş var. Ancak önemli olan, bu yükselişin sürdürülebilir olup olmadığı."
"Amerikan tahvil faizlerinin yükselmesi ve doların güçlü kalması, Amerika'nın ve Fed'in de çok fazla işine gelmiyor. Üstelik belirsizlik devam ediyor ve enflasyon artmayı sürdürüyor." dedi.
Bugüne kadar enflasyonu ve gerçek bir savaşın etkilerini fiyatlamamış bir altın piyasasıyla karşı karşıya olduğumuzun altını çizen Memiş, "Evet, altın baskılanıyor ve baskılanmaya devam ediyor. Sert dalgalanmalar yaşanıyor. Ancak bunun yanında çok sayıda bilinmezlik ve belirsizlik de var. Bu belirsizliklere karşı riskimizi iyi yönetmemiz ve varlıklarımızı korumamız gerekiyor." dedi.
Memiş, "Küresel piyasalara ilişkin beklentilerimizi değerlendirirken özellikle şunu söylemek isterim: Para piyasalarında bir gün bile çok uzun bir vade. Çünkü bir günde çok şey değişebiliyor."
"Trump'ın açıklamalarına baktığımızda bir gün savaştan, diğer gün barıştan bahsettiğini görüyoruz. Ciddi bir belirsizlik söz konusu ve bundan sonra ne olacağını kestirmek kolay değil."
"Özellikle Körfez'de yaşanan savaş riskinin artması, küresel piyasalardaki belirsizliği de derinleştiriyor. Bu noktada petrol fiyatlarını yakından takip ediyoruz."
"Petrol 140 doları mı görecek, yoksa bir anlaşma haberiyle yeniden 70 dolar seviyesine mi gerileyecek? Bu konuda ciddi bir bilinmezlik var."
"Böyle bir ortamda finansal piyasalarda artık iki-üç ay sonrasını öngörmek mümkün değil. Bugünkü koşullara baktığımızda paranın, özellikle de nakdin daha kıymetli olduğu; varlıkların korunmasının ön plana çıktığı bir döneme denk geldiğimizi söyleyebilirim." ifadelerini kullandı.