Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
2026 boyunca yükselen reel faiz beklentileri altın fiyatlarını sert biçimde baskılarken, analistlere göre bu sürecin en ağır dönemi geride kaldı. Altının yeniden güç kazanması için Fed'in faiz indirimine gitmesine bile gerek olmadığını belirten uzmanlar; reel faizlerin ve doların yükselmeyi bırakmasının, psikolojik 4 bin dolar eşiğini koruyan değerli metal için yeni bir rüzgar başlatabileceğine dikkat çekiyor.
Altın yatırımcıları, 2026'nın büyük bölümünde çelişkili bir piyasa dinamiğiyle karşı karşıya kaldı. Jeopolitik riskler ve mali kaygılar güvenli liman talebini canlı tutsa da, yükselen reel faiz beklentileri fiyatlar üzerinde ana baskı unsuru oldu. Reel faizlerin tırmanması, faiz getirisi sunmayan altını elde tutmanın fırsat maliyetini artırırken; piyasada artık faizlerin seviyesinden ziyade yukarı yönlü marjının kalıp kalmadığı tartışılıyor.
ANALİSTLER NE DİYOR?
Analistlerin büyük bölümü, reel faiz artışında tepe noktasına yaklaşıldığını savunuyor. BCA Research Baş Emtia Stratejisti Roukaya Ibrahim, altının ivme kazanması için Fed'in acil bir faiz indirimine gitmesinin şart olmadığını ifade ediyor. Piyasa, yıl başında bir veya iki faiz indirimi beklerken gelinen noktada ilave faiz artışlarını fiyatladı. Jefferies verilerine göre 10 yıllık TIPS getirilerinin %1,94'ten %2,41'e çıkması altının zirvesinden yaklaşık %25 gerilemesine yol açtı; ancak bu sert fiyatlama değişimi piyasa tarafından büyük oranda sindirildi.
Tüm faiz ve fırsat maliyeti baskısına rağmen altın, ons başına 4.000 dolar seviyesindeki kritik psikolojik tabanını korumayı başardı. World Gold Council verilerine göre yükselen tahvil getirilerine rağmen altın, temmuz ayını 4.027 dolar seviyesinde yatay bir seyirle tamamladı.
Özellikle Avrupa kanadında reel Bund getirilerinin son 15 yılın en yüksek seviyelerine ulaşmasına rağmen altın ETF'lerine para girişinin devam etmesi, yatırımcı talebinin fırsat maliyeti baskısını büyük ölçüde atlattığını gösteriyor. Jefferies incelemelerine göre, geçmiş reel faiz şokları da altının kaderini faizlerin mutlak seviyesinden ziyade yukarı yönlü baskının sürüp sürmediğinin belirlediğini ortaya koyuyor. Faizler yüksek kalsa dahi artışın durması, altın ve altın madenciliği hisselerinde toparlanmayı tetikleyebilir.
Altının uzun vadeli hikayesini destekleyen yapısal dinamikler varlığını koruyor. Merkez bankalarının fiziki altın alımları piyasada güçlü bir taban oluştururken, küresel ticarette dolardan uzaklaşma eğilimi, yüksek jeopolitik riskler ve mali politikalara ilişkin belirsizlikler masada kalmaya devam ediyor. Enflasyonun %4'ün üzerine çıktığı senaryolarda altının koruma işlevi daha belirgin hale gelirken, buna eşlik edebilecek zayıf dolar veya resesyon endişeleri yukarı yönlü hareketi destekleyebilir.
ALTIN İÇİN İYİMSER ÖNGÖRÜLER
Sonuç olarak altının yeni bir rüzgar yakalaması için küresel ekonomide sert bir kriz yaşanması veya Fed'in radikal kararlar alması gerekmiyor. Fiyatları aşağı çeken reel faiz baskısının daha fazla şiddetlenmemesi ve mevcut koşulların kötüleşmeyi bırakması, değerli metalin önündeki en büyük engeli kaldırmak için yeterli görülüyor.