Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Altın yatırımcısının beklediği yükseliş gelecek mi? 2027 yılında kimse para kazanamayacak mı? Finans analisti İslam Memiş, küresel piyasaların odağındaki ABD Merkez Bankası (Fed) faiz kararı öncesinde altın, gümüş, Bitcoin ve petrol fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Fed’in faiz kararını pas geçmesini beklediğini belirten Memiş, 25 baz puanlık faiz indiriminin aralık ayında yapılabileceğini ifade etti. 2027 yılına ilişkin öngörülerini de paylaşan Memiş, yatırımcıların önceliğinin para kazanmak değil, mevcut varlıklarını enflasyona karşı korumak olması gerektiğini söyledi.
İslam Memiş, yarın saat 21.00’de açıklanacak Fed’in ekim ayı faiz kararının küresel piyasaların odağında olacağını belirtti. Aralık ayında yılın son toplantısını gerçekleştirecek Fed’in yarın faizleri sabit bırakabileceğini düşündüğünü kaydeden Memiş, 25 baz puanlık faiz indiriminin ise aralık ayında gelebileceğini öngördü.
Memiş, Fed’in kasım ayındaki ara seçimlerin sonuçlarını görmek isteyebileceğini ifade etti.
Avrupa Merkez Bankası ve Japonya Merkez Bankasının faiz kararlarının da bu haftanın önemli gündem maddeleri arasında yer aldığını belirten Memiş, merkez bankalarının faiz kararlarının enflasyonla mücadele kapsamında şekillendiğini, petrol fiyatlarındaki yükselişin ise bu süreçte önemli bir etken olduğunu söyledi.
Piyasalarda asıl odak noktasının enflasyon ya da merkez bankaları değil, petrol fiyatları olduğunu belirten Memiş, petrol fiyatlarındaki gerilemenin geçici olacağını düşündüğünü ifade etti.
Kalıcı bir petrol düşüşü beklemediğini söyleyen Memiş, silah ve petrol lobilerinin etkisine dikkat çekerek bu yapıların savaşların sona ermesi ve petrol fiyatlarındaki yükselişi destekleyen unsurların ortadan kalkması konusunda belirleyici olduğunu savundu.
İran’a yönelik olası bir saldırının da piyasalar açısından yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Memiş, ABD Başkanı Donald Trump’ın kasım ayındaki ara seçimlere kadar İran’a müdahalede bulunulmayacağı yönündeki taahhüdünü hatırlattı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun seçim öncesinde İran’a saldırı düzenleyebileceğine ilişkin iddiaların gündeme geldiğini kaydeden Memiş, bölgede şu anda bir sessizliğin hâkim olduğunu söyledi.
Geçen hafta dolar karşısındaki varlıklarda sert düşüşler yaşandığını belirten Memiş, bu hafta ise tepki alımlarının görülebileceğini ifade etti. Piyasaların geçen hafta faiz artırımını fiyatladığını, bu hafta ise bekleme sürecine girdiğini söyleyen Memiş, Fed kararının ardından tepki alımlarıyla haftanın tamamlanmasını beklediğini kaydetti.
Ons altının geçen haftayı 3 bin 996 dolar seviyesinde tamamladığını hatırlatan Memiş, bu haftanın 4 bin 70-4 bin 80 dolar aralığında kapanabileceğini tahmin etti.
Gümüşte de sert düşüşlerin ardından tepki alımı beklediğini belirten Memiş, fiyatın haftayı 57 dolar seviyelerinde tamamlayabileceğini söyledi. Bitcoin’in 80 bin doların altına sarktığını hatırlatan Memiş, bu varlıkta da Fed kararı sonrasında 82 bin dolar seviyeleri civarında bir toparlanma görülebileceğini öngördü.
Altın ve Bitcoin’e ilişkin değerlendirmelerinde mevcut fiyatları kendi değerleme yaklaşımına göre düşük bulduğunu ifade eden Memiş, altın ve Bitcoin’in değerlerinin yüzde 50 aşağısında olduğunu düşündüğünü söyledi.
Altının yoğun savaşlara ve yüksek enflasyona rağmen bu gelişmeleri yeterince fiyatlamadığını savunan Memiş, merkez bankalarının devreye girmemesi durumunda ons altının 5 bin 600-5 bin 800 dolar seviyelerinde olması gerektiğini düşündüğünü belirtti.
Bitcoin tarafında da bu yıl ciddi bir ralli beklediğini daha önce sık sık dile getirdiğini ifade eden Memiş, yaşanan gelişmelere rağmen Bitcoin’in 100 bin dolar seviyelerine ulaşmadığını ve 80 bin dolara gerilediğini söyledi.
Geçen yıl altın ve gümüşte yaşanan getirilerin ardından ocak ayında görülen yükselişle birlikte altına yeniden yoğun talep geldiğini belirten Memiş, fiyatların yeniden tarihî zirvelere çıkmasını bekleyen acemi yatırımcıların şu anda pişmanlık yaşadığını savundu.
2027 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Memiş, yatırımcıların önceliklerini yeniden belirlemesi gerektiğini söyledi. 2026 yılını manipülasyon yılı, 2027 yılını ise değişim yılı olarak nitelendiren Memiş, 2030 yılına kadar benzer bir sürecin devam edeceğini düşündüğünü ifade etti.
Memiş, “2027 yılında kaybedenler kulübünde hiç kimse yalnız olmayacak. Kazanmak yok, sabretmek var” diyerek yatırımcıların kısa vadeli fiyat hareketlerinden ziyade varlıklarını korumaya odaklanması gerektiğini belirtti.
2027 yılına girerken asıl sorunun hangi varlığın yükseleceği ya da düşeceği olmadığını ifade eden Memiş, yatırımcıların birikimlerini nerede tutacaklarına ve nasıl koruyacaklarına karar vermelerinin daha önemli olduğunu söyledi.
Memiş, “2027 yılı paradan para kazanma yılı değildir. 2030 yılına kadar bu şekilde” değerlendirmesinde bulundu.
Bir yıl bekleyebilecek kadar sabırlı olan yatırımcıların mevcut fiyatları kendi değerlendirmelerine göre fırsat olarak görebileceğini belirten Memiş, altın, gümüş ve Bitcoin'i bu kapsamda değerlendirdiğini söyledi.
Ancak bu varlıkları satın almanın yatırımcıları zengin etmeyeceğini vurgulayan Memiş, amacının enflasyona karşı korunmak olduğunu ifade etti.
Memiş, “Bugün satın aldığım altın, gümüş, Bitcoin beni zengin yapmayacak. Bir yat kat sahibi, villa sahibi olmayacağım. Enflasyona karşı kendimi korumak için bunları çeşitlendiriyorum” dedi.
Yatırımcılar açısından asıl meselenin kazanç elde etmekten ziyade birikimleri korumak olduğunu belirten Memiş, bu noktada fiziki varlıkları bulunan yatırımcıların kendilerini daha iyi koruyabileceğini savundu.
“Benim için doğru soru, kim doğru yerde güçlü bir şekilde varlıklarını, birikimlerini koruyacak?” diyen Memiş, bu sorunun cevabının fiziki varlıkları bulunan yatırımcılar olduğunu söyledi.
2030 yılı sonrasına ilişkin öngörülerini de paylaşan Memiş, dijital paraların hayatın içinde daha aktif yer almasıyla birlikte bütün adımların takip edilebildiği bir sisteme geçileceğini savundu.
Bu süreçte konut ve araç piyasalarında kiralama modelinin yaygınlaşabileceğini ileri süren Memiş, Türkiye'de de bu yönde bir dönüşüm yaşanacağını düşündüğünü söyledi.
Sosyal konut projelerinde kiralama modeline geçilmesini örnek gösteren Memiş, araç sahibi olmak konusunda da eleştirel bir yaklaşım ortaya koydu. Memiş, “Bugün araba almak benim nazarımda çok gereksiz” ifadelerini kullandı.
Altın ve gümüşteki geri çekilmeleri kendi yatırım yaklaşımı açısından değerlendiren Memiş, mevcut fiyatların kendisine ucuz geldiğini söyledi.
Ons altının 5 bin 600 dolar seviyesinden 4 bin dolar seviyelerine, gümüşün ise 122 dolardan 55 dolara kadar gerilediğini hatırlatan Memiş, bu düşüşleri fırsat olarak gördüğünü ifade etti.
Memiş, “Gelecekmiş şeyi cebime koymam ben. Geldi mi kardeşim bu? 5 bin-5 bin 600 dolardan 4 bin dolara geriledi mi? Geriledi. Ben bunu cebime sokarım. Bereket versin derim. 122 dolardan 55 dolara kadar gümüş geri geldi mi? Geldi. Ben bunu cebime sokarım” dedi.
Fed'in faiz kararının ardından piyasalarda yaşanabilecek dalgalanmaların da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirten Memiş, yatırımcıların kısa vadeli kazanç beklentisi yerine birikimlerini korumaya odaklanması gerektiği yönündeki görüşünü yineledi.