Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Finans analist İslam Memiş; katıldığı Youtube yayıynında altın, gümüş, petrol ve borsa piyasalarındaki son gelişmeleri değerlendirdi. Piyasaya giren nakit parayla "Altın alayım mı?" diye soran yatırımcılara seslenen Memiş; 2026 uyarısı yaparken, altının geleceği noktaya ilişkin dikkat çeken ifadeler kullandı.
Söylediklerinin yatırım tavsiyesi olmadığının altını çizen Memiş'in tahminleri şöyle şekilleniyor:
ELİNE NAKİT GEÇENLERİN ALTIN SORUSU!
"Şimdi altın tarafında bugünlerde şu soruyu çok soruyorlar bana. Mesela eline yeni geçmiş olan, nakit olan yatırımcılar var. Genelde karşılaştığımız zaman şunu soruyorlar: 'Ben altın almak istiyorum, biraz daha geriler mi?
ALTIN AL-SAT ARACI DEĞİL
Savaş dolayısıyla yaşanan baskılanma bizi korkuttu, neler yapmamız gerekiyor?' Haklı olarak soruyorlar. Ben de ilk önce şu soruyu soruyorum bu soruyu soran kişiye: Bir, altın uzun vadeli bir yatırım aracıdır, kısa vadeli al-sat yapılan bir yatırım aracı değildir.
2026 yılında piyasaların spekülatif olacağına dikkati çeken Memiş, uyarısını şöyle anımsattı:
"2026 yılına daha girmeden 2025 yılının Kasım ayında altın ve gümüş özellikle Ocak ayında yaşanan bu agresif yükselişler teknik ve mantık olarak okunamayan bu yükselişlerde 2026 yılında altın ve gümüşü bir spekülasyon aracı olarak değerlendirecekler. O yüzden 2026 yılında altın ve gümüşe bel bağlayarak hayaller kurmayın uyarımı ben tekrar anımsatmak isterim."
"Orta ve uzun vadede altın tarafındaki güçlü duruşun ben devamını bekliyorum yani altın her zaman güvenli limandır.
Eğer bugün kişi bir yatırımcı dünyada savaşların biteceğine inanıyorsa enflasyonun kalıcı olarak düşeceğine inanıyorsa belirsizliğin tamamen ortadan kalkacağına inanıyorsa altın güvenli liman değildir ama aksine savaşların devamını bekliyorsa belirsizliğin devamını bekliyorsa altın her zaman güvenli limandır."
Dünya ekonomilerinin durumunu ve küresel kriz hazırlıklarını değerlendiren İslam Memiş, altının gideceği noktaya ilişkin şu vurguyu yaptı:
"Bütün dünyadaki merkez bankaları altını rezerv bir para olarak değerlendiriyor. Avrupa'daki bütün ülkeler Amerika'da İngiltere'de bulunan altınları kendi ülkelerine getiriyor. Savaş riskinden korkuyorlar. Büyük bir ekonomik tufan geliyor, ekonomik kriz geliyor, bunun hazırlığını yapıyorlar.
Enflasyonlar gerilemiyor, enerji krizinin getirmiş olduğu bir maliyet var. Bu gibi etkenler uzun vadede altını çok ilginç yerlere götürecektir. Rakam vermeyeyim ben burada ama bugünden aklıselim olan yatırımcılar şunu sorgulasın: Ben dilediğim kadar dilediğim kadar fiziki olarak altın sahibi olabileceğim mi?"
"İşte 2027 yılında bunun cevabını hep beraber görmüş olacağız. Ben boşuna 2026 yılının Ocak ayı itibariyle 2026 yılında bu şekilde bir senaryo göreceğiz ama 2027 yılında bir değişim sürecine hazırlanın uyarımı boşuna yapmadım."