Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Küresel finans piyasalarında tahvil faizlerindeki sert yükseliş, ekonomiler için yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Petrol fiyatlarındaki şok yükseliş, kalıcı enflasyon endişeleri, merkez bankalarının sıkı para politikası ve devasa kamu borçları tahvil piyasasında satış baskısını artırırken, dünyanın önde gelen ekonomilerinde uzun vadeli faizler tarihi seviyeleri test ediyor. Peki küresel piyasalarda ne değişti? Ekonomist Necmettin Batırel, Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'a analiz etti.

Küresel finans piyasalarında tahvil depremi yaşanıyor. Dünyada tahvil faizlerinin yükselmesinin temel nedeni nedir?
Ekonomist Necmettin Batırel: Küresel finans piyasalarında tahvil depremi yaşanıyor. Ülkelerin borçlanma maliyetleri artıyor, büyüme hızları düşüyor. Petrol şokları, yapışkan enflasyon ve merkez bankalarının sıkı duruşuyla Eylül 2026 itibarıyla 19 yılın zirvesini test eden ABD tahvil faizleri, risksiz getiri oranını yukarı çekerek tüm varlık sınıflarını yeniden fiyatlamaya zorluyor.
Burada şu noktayı da özellikle belirtmek gerekiyor: Tahvile satış geldiği zaman tahvilin getirisi yükselir, ancak aynı oranda tahvilin değeri düşer. Tahvil getirilerinin peş peşe tarihi zirvelere koşmasının temel nedeni ise enflasyonist baskıların kalıcı hale gelmesiyle birlikte merkez bankalarının faizleri yüksek tutacağı ve hatta yeni faiz artırımlarına gidebileceği beklentisi.

Bu sert yükselişin arkasında hangi faktörler bulunuyor?
Ekonomist Necmettin Batırel: Bu sert yükselişin arkasında birbirini tetikleyen faktörler var. İlk olarak jeopolitik gerilimler ve petrol fiyatlarındaki yükseliş geliyor.
Orta Doğu'da tırmanan askeri operasyonlar ve jeopolitik çatışmalar, ham petrol arzını tehlikeye atarak enerji fiyatlarını hızla yukarı taşıdı. Varil başına 105 dolara yaklaşan petrol fiyatları, küresel çapta enflasyonun yeniden sıçraması riskini doğurdu.
Enflasyon korkusu da yatırımcıların gelecekte paralarının değer kaybetmesini önlemek için daha yüksek tahvil getirisi, yani daha yüksek faiz talep etmesine yol açtı.
İkinci önemli faktör, ABD Merkez Bankası (Fed) ve diğer büyük merkez bankaları, hedefin oldukça üzerinde seyreden enflasyonu dizginleme konusunda kararlılık mesajları vermeye devam ediyor.

Piyasalarda faiz indirim beklentileri tamamen rafa kalkarken, aksine yeni faiz artırımları fiyatlanmaya başlandı. Kısa vadeli faizlerin yüksek kalacağı algısı, uzun vadeli tahviller üzerinde yoğun bir satış baskısı meydana getirerek faizleri yukarı itiyor.
Üçüncü faktör ise ülkelerin artan borç yükü ve bütçe açıkları. Başta ABD olmak üzere gelişmiş ülkelerin devasa kamu borçları ve bütçe açıkları büyümeye devam ediyor. ABD'nin borç yükünün 40 trilyon dolar sınırına dayanması, hükümetlerin bütçeyi fonlamak için piyasaya sürekli yeni tahvil arz etmesine neden oluyor.
Piyasadaki tahvil arzı arttıkça ve bu tahvillere alıcı bulmak zorlaştıkça tahvil fiyatları düşüyor, tahvil getirileri ise otomatik olarak yukarı tırmanıyor.

Yapay zeka yatırımlarındaki patlama da tahvil faizlerinin yükselişinde etkili mi?
Ekonomist Necmettin Batırel: Küresel ekonomide yapay zeka yatırımlarındaki patlama, şirketlerin ve ülkelerin devasa sermaye harcamaları (CapEx) yapmasını gerektiriyor. Bu durum küresel sermaye talebini olağanüstü düzeyde artırarak genel borçlanma maliyetlerini yapısal olarak yukarı yönlü tetikliyor.
Yıllarca dünyanın en ucuz borçlanma kaynağı olan Japonya'da devlet tahvili getirileri, 1996'dan bu yana görülen en yüksek seviyelere, yüzde 3'ün üzerine sıçradı.
Japonya'nın ultra gevşek para politikasından vazgeçmesiyle birlikte küresel piyasalardan ucuz likidite çekiliyor. Bu durum da tüm dünyada tahvil faizlerinin senkronize bir şekilde yükselmesine neden oluyor.
10 yıllık tahvil faizlerinde ortalama hangi seviyeler görülüyor?
Ekonomist Necmettin Batırel: ABD 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 5,18 ile 2007'den beri en yüksek seviyeye çıktı.
İngiltere'de 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 5,38 ile 2008 finansal krizinden bu yana görülen zirveyi test ediyor.
Almanya'da 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 3,57 ile 2009'dan bu yana en yüksek seviyede.
Japonya'da ise 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 3,02 ile 1996'dan bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
| Ülke | 10 Yıllık Tahvil Getirisi (%) | Tarihsel Zirve / Dönem |
|---|---|---|
| ABD | %5,18 | 2007'den beri en yüksek |
| İngiltere | %5,38 | 2008 finansal krizinden bu yana görülen zirve |
| Almanya | %3,57 | 2009'dan bu yana en yüksek |
| Japonya | %3,02 | 1996'dan bu yana en yüksek |
Özetle piyasa, geleceğe dair riskleri; jeopolitik gerilimleri, enerji şoklarını ve yüksek borçluluğu öngöremediği için uzun vadeli borç vermenin bedelini pahalılaştırıyor. Aynı zamanda yatırımcılar enflasyondan korunmak istiyor. Bu durum ev sahiplerinden şirketlere kadar küresel çapta tüm borçlanma maliyetlerini kalıcı olarak yukarı çekiyor.

Küresel tahvil faizlerindeki yükseliş Türkiye'yi nasıl etkileyebilir?
Ekonomist Necmettin Batırel: Küresel tahvil faizlerindeki yükseliş, Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalar açısından dış borçlanma maliyetlerinin artması, sermaye çıkışı riski ve Türk lirası üzerinde değer kaybı baskısı anlamına geliyor.
Bütün bu değişime, 7 aydan beri devam eden ABD-İran savaşı dolayısıyla petroldeki anormal yükseliş yol açtı. Trump, İsrail'in tahrikine kapılıp dünyanın dengesini değiştirdi. Şimdi yaptığı hatayı görüp düzeltmek istiyor. Ancak atı alan Üsküdar'ı geçti.