Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD'nin New York kentinde Türkevi'nde gazetecilerle bir araya geldi. Erdoğan'ın açıklamalarını TGRT Haber Genel Yayın Yönetmeni Ercan Seki takip etti.
Önemli sorulara cevap veren Erdoğan, son günlerde Türkiye gündeminde öne çıkan fon soruşturmasıyla ilgili "Ne finansal sistemimize ne Türkiye ekonomisine yönelik bir risk söz konusu değil. Bunu, piyasanın tamamına dair bir problem olarak resmetmek, Türk Borsasına yapılmış bir haksızlık olur." dedi.
Erdoğan ayrıca fon yönetimiyle ilgili usulsüzlük ve yolsuzluk yapanlardan hesap sorulacağını da söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a iç politikayla ilgili sorulan sorular ve Erdoğan'ın cevapları şu şekilde:
Terörsüz Türkiye sürecinde gelinen aşama hakkında bilgi rica edeceğim Sayın Cumhurbaşkanım. Öncelikle örgütün silah bırakma safhasına geçip geçmediğiyle ilgili bizimle son bilgileri paylaşır mısınız?
Terörsüz Türkiye bizim için malum günübirlik bir mesele değil. Bu, Türkiye'nin yaklaşık yarım asırlık bir sorundan kurtulması meselesidir. Bildiğiniz gibi yasal çerçeveyi Türkiye Büyük Millet Meclisi ortaya koydu. İlgili mekanizmalar kuruldu, kuruluyor. İlgili kurumlarımız sahada ve gerekli takipleri yapıyorlar.

Çerçeve yasanın uygulanabilmesi için örgütün fiilen silah bırakması ve tasfiye sürecinin tamamlanması gerekir. Bunun nasıl tespit ve teyit edileceği de bellidir. Süreç ilgili birimlerimizin kontrolünde adım adım ilerliyor. Meclisimiz de yasada tanımlanmış çerçevede sürece katkı verecek ve Türkiye, inşallah, birlik ve beraberlik içinde terör defterini kapatacaktır. Buna takoz koymaya çalışanlar kuşkusuz vardır. Terör endüstrisinin paydaşları bu defterlerin kapanmasını tabii ki istemiyor. Ama biz bunlara bekledikleri fırsatı vermeyeceğiz. Cumhur İttifakı olarak, devlet olarak bu konuda kararlıyız. Hasılı kelam, bize yansıyan bir sorun yok. Süreç ilerliyor ve inşallah neticeye de uzak olmayan bir zamanda ulaşacağız.
Sayın Cumhurbaşkanım konuşmanızın başında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne atıfta bulunmuştunuz. Kasım ayında Antalya'da ev sahipliği yapacağımız COP31'de Türkiye'nin ana öncelikleri ne olacak? Bir de özellikle gelişmekte olan ülkelerin iklim finansmanı konusunda talepleri var. Bu konuda hangi mesajları vereceksiniz?
İklim değişikliğinin oluşturduğu sorunları bir defa görmezden gelemeyiz. Bu bizim için çok önemli. COP31'de, bu tedbirlerimizi, yol haritalarımızı, iklim değişikliğinin farklı coğrafyalar üzerindeki olumsuz etkileriyle mücadelede neler yapmayı planladığımızı ortaya koyacağız. Nitekim bugün Birleşmiş Milletler'de yaptığım konuşmada, genel kurul değil, bir de bugün ayrıca iklim değişikliğiyle ilgili yaptığım bir konuşma oldu. Oradaki konuşmamda da bunların üzerinde durdum.

Dünya bizim evimiz ve onu kirlenmekten korumak da görevimiz. COP31 sadece bir iklim konferansı değil, gelişmekte olan ülkelerin seslerini duyurabilecekleri, beklentilerini ortaya koyabilecekleri ve somut sonuçların konuşulabileceği bir platformdur. Finansman güçlüğü çeken ülkelerin yanında durmak ve onları desteklemek de gelişmiş ülkelerin sorumluluğudur. İklim değişikliğiyle mücadele artık söz değil, icraat gerektiriyor. Felaketler sınır tanımıyor, yangın, sel ve kuraklık ülke ayrımı yapmıyor. Biz de bu sorunların çözümü için sınırları kaldırmalıyız. İnanıyorum ki Antalya'da düzenleyeceğimiz COP31 zirvesi bu uzun yolda önemli bir kavşak olacak.
Müsaadenizle son soruyu sormak istiyorum. Son günlerde gündemi meşgul eden konuların başında 455 bin yatırımcıyı doğrudan ilgilendiren, artık kamuoyunda “fon krizi” diye bilinen bir tablo var. Soruşturma devam ediyor. Gözaltılar var, tutuklamalar var. Hem yatırımcılara mesajınız ne olur hem de bundan sonraki yol haritasına ilişkin bize bir perspektif verebilir misiniz?
Sermaye piyasalarının sınırlı bir alanında, belli sayıda fonda ortaya çıkan bir sorundan söz ediyoruz. Yani ne finansal sistemimize ne Türkiye ekonomisine yönelik bir risk söz konusu değil. Bunu, piyasanın tamamına dair bir problem olarak resmetmek, Türk Borsasına yapılmış bir haksızlık olur. Sermaye piyasası ilkeleri ve hukuk çerçevesinde gerekli her türlü adım atılıyor ve atılacak. İlgili kurumlarımız meselenin üzerine kararlılıkla gidiyor. Yargımız aynı şekilde kapsamlı bir soruşturma başlattı; bazı gözaltılar ve tutuklamalar oldu.

Şunun bilinmesini isterim: Sorumluluğu olan kim varsa, bunlardan hukuk önünde hesap sorulacaktır. Bu konuda en küçük bir tereddüt olmamalıdır. Ne uğruna olursa olsun kimsenin selden kütük kapma yarışına girmeye, insanımızı tedirgin etmeye hakkı yoktur.
Tabii, sürecin, sermaye piyasalarının yapısı gereği hem şeffaf hem de son derece hassas yürütülmesi önemlidir. Bizim de talimatımız bu yöndedir. Ayrıca benzer bir problemin tekrar yaşanmaması için hukuki ve idari düzenlemeler dahil, hangi tedbirlere ihtiyaç duyuluyorsa, bunların da hayata geçirilmesini sağlayacağız.