Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu görüşmeleri dolayısıyla New York'ta bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gotham Hall’da “Türk ve Kardeş Topluluklar Buluşması” etkinliğine katıldı.
Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC), Uluslararası Demokratlar Birliği (UID), Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) ve ABD Müslüman Kuruluşlar Konseyi (USCMO) tarafından düzenlenen etkinlikte kardeşlik ve dayanışma mesajları veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, göçmenlere yönelik uygulanan ayrımcılığa da "Entegrasyona evet, asimilasyona hayır diyoruz" sözleriyle karşı çıktı.
Türk vatandaşlarına ABD'de yaklaşan ara seçimlerde oy kullanmaları çağrısını yapan Erdoğan, "Tüm vatandaşlarımızı demokratik haklarını kullanmaya, seslerini duyurmaya davet ediyorum. İradenizi sandığa en üst seviyede yansıtmanı çok çok önemli" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:
"ABD'de yaşayan Türk ve Amerikan Müslüman toplumunu buluşturan bu salonda pasaportların, sınırların ve coğrafyaların ötesinde bir kardeşlik var. Burada müşterek bir vicdan ve dayanışmayı besleyen yüce bir ruh var. Bu salonda bu topraklara ulaşan ilk nesillerden Amerika'nın dört bir yanında kök salmış güçlü bir millet varlığımıza kadar uzanan köklü bir mirasın taşıyıcıları var. Bu salonda muhabbet var, hudutları ve kültürleri aşan büyük bir kardeşlik var. Bu salonda hepimize güven veren muhteşem bir dayanışma iklimi var. Bu salonda vücut bulan kardeşlik ruhunun bir parçası olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum.

Böylesine güçlü bir aidiyet sorumlulukları da beraberinde getiriyor. Çünkü kardeşler birbirlerine destek olurlar. Kardeşler birbirleri arasında köken ayrımı, gelir ayrımı, dil, kültür, renk ayrımı yapmazlar. Kardeşler görüş farklılıkları sebebiyle kendi aralarında duvar örmezler. Madem ki kardeşiz, öyleyse bunun hakkını vermek zorundayız. Bu birlikteliği teşkilatlanmaya, taşkilatlanmayı da topluma değer üreten kalıcı bir güce dönüştürmeliyiz.
Bugün Amerika'da Türk, soydaş ve Müslüman toplumlarının ulaştığı noktaya baktığımızda önemli bir insan kaynağı, ciddi bir tecrübe ve giderek büyüyen kurumsal kapasite görüyoruz. İş dünyasında, bilimde, akademide, sağlıkta, hukukta ve teknolojide kıymetli başarılara imza atan kardeşlerimiz bulunuyor. Prof. Dr. Aziz Sancar hocamız gibi bilim dünyasında açtıkları çığırla insanlığın tekamülüne vesile olan değerlere sahibiz.

Biz hangi görüşe sahip olursa olsun, ihanet çukuruna düşmediği sürece tüm vatandaşlarımızın başarılarıyla iftihar ediyoruz. Yaşadıkları her yerde Türkiye'nin sesini, birikimini ve değerlerini en güzel şekilde temsil eden, ülkemizle Amerika arasındaki dostluğun güçlenmesi için emek veren tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Sizler ortaya koyduğunuz başarılarla, kurduğunuz dostluklarla, içinde yaşadığınız topluma yaptığınız katkılarla Türkiye'nin tabii elçilerisiniz.
Şüphesiz bu gönül halkası yalnızca vatandaşlarımızdan ibaret değildir. Türk vatandaşı olmadığı halde Türkiye'ye ve milletimize samimi bir muhabbet besleyen, Türk milletine yönelik ön yargılara ve haksızlıklara karşı sözünü esirgemeyen dostlarımızın varlığını da çok önemsiyoruz.
Soydaşlarımızdan Amerikan Müslüman toplumuna Türkiye ile gönül bağı kurmuş bütün dostlarımıza uzanan bu geniş dayanışma ağı bizim için çok kıymetlidir. Türkiye'nin dostluğunu çoğaltan, ülkemizin daha doğru anlaşılmasına katkı sunan ve ihtiyaç duyduğumuz zamanlarda dayanışmasını gösteren bütün dostlarımıza sizlerin huzurunda en kalbi şükranlarımı sunuyorum.

Değerli kardeşlerim, dünyanın neresinde olursanız olun, başarının sırrı nitelikli eğitimdedir. Türk toplumunun siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel hayattaki yerini pekiştirmesi, çocuklarımızın ve gençlerimizin iyi bir eğitim almasına bağlıdır. Bununla birlikte evlatlarımızın kendi dillerini ve kültürlerini öğrenmesi ana vatanlarıyla bağlarını koruması da önemlidir. Esasında bu entegrasyonun önünde asla bir engel değildir. Günümüzde bireylerin kendilerini birden fazla ülkeye ait hissetmeleri gayet doğaldır. Burada esas itiraz edilmesi gereken, bir göçmenin yaşadığı topluma entegre olabilmesi için ondan köklerini inkar etmesini beklemektir. Dahası bir göçmen grubunun içinde yaşadığı toplumla bütünleşebilmesi için o toplumun da göçmenleri kabul etmesi, haklarına saygı göstermesi gerekir.

Amerika bu konuda istisnai bir örnek olmakla birlikte, Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde maalesef sorunlar yaşanıyor. Müslümanlardan entegre olmaları değil asimile olmaları bekleniyor. Biz ise entegrasyona evet, asimilasyonun her çeşidine hayır diyoruz.
İnsanımızın yaşadığı ülkenin güçlü bir parçası haline gelirken ana vatanıyla olan bağlarını korumasını son derece kıymetli görüyoruz. Nesilden nesle aktarılacak böylesi güçlü bir aidiyetin temelinde ise dilimiz, inancımız, kültürümüz ve ortak hafızamız vardır. Yurtdışı Türkler Başkanlığımız bu anlayışla insanımızın ana vatanla bağlarını güçlendiren çalışmalara destek vermeyi sürdürüyor. Şimdi çok daha büyük bir atılımın eşiğindeyiz. Sizleri siyasette, ekonomide, akademide, kültür ve sanat hayatında çok daha güçlü yerlerde görmek istiyoruz. İnsanımızın elde ettiği bireysel başarıların güçlü kurumlara, kalıcı yapılara ve kuşaktan kuşağa aktarılan bir birikime dönüşmesini arzu ediyoruz.

Müslüman düşmanlığıyla, yabancı karşıtlığıyla ve her türlü ayrımcılıkla daha güçlü mücadele etmenin yolu buradan geçiyor. İslam coğrafyasını kana ve gözyaşına bulamak isteyenlere dur demenin yolu buradan geçiyor. Gazze'de yaşanan soykırımın başka yerlerde tekrar etmesini engellemenin yolu buradan geçiyor. Türkiye'ye atılan iftiraları boşa çıkarmanın yolu aynı şekilde buradan geçiyor. Türkiye ile ABD arasındaki ticareti, yatırımları ve ekonomik iş birliklerini artırmanın yolu da buradan geçiyor.
Kardeşlerim, bunun için başkaları bir çalışıyorsa biz on çalışacağız. Kardeşliğimize sıkıca sarılacak, boynumuzu bükmeyecek, yüzümüzü yere eğmeyecek, kendimizi hiçbir zaman ikinci, üçüncü sınıf hissetmeyeceğiz.

Bu vesileyle yaklaşan ara seçimlerde tüm vatandaşlarımızı demokratik haklarını kullanmaya, seslerini duyurmaya davet ediyorum. İradenizi sandığa en üst seviyede yansıtmanı çok çok önemli. Birlik içinde, beraberlik içinde en önemlisi de kardeşlik içinde buradaki faaliyetlerinizi başarıyla sürdürmenizi gönülden temenni ediyorum.
Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi'nin ve diğer sivil toplum kuruluşlarımızın çabalarını takdirle karşıladığımı tekrar ifade ediyorum. Türkiye'nin ve şahsımızın her daim yanınızda olduğunu, sizlere her türlü desteği vermeye hazır olduğunu bilmenizi isterim. Rabbim yar ve yardımcınız olsun."