Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
CHP'de dava konusu olan 38. Olağan Kurultay hakkında şaibe iddialarının güçlenmesi üzerine mahkemenin mutlak butlan kararını vererek Kemal Kılıçdaroğlu'nun tekrar parti liderliğine dönmesinin yolunu açması, Özgür Özel ekibiyle ayrışmayı ortaya çıkardı.
Partide en son İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve tutuklu eski Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan istifa ederken Kılıçdaroğlu da genel başkanlığa dönüşünden bu yana ilk kez canlı yayına katıldı. Kılıçdaroğlu Sözcü TV'de önemli açıklamalarda bulundu.
Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararını önceden bildiği yönündeki iddiaları reddederek kurultay için "Yargıtay'daki başvuru çekilirse 4-5 aya yaparız." dedi. Kılıçdaroğlu aday olup olmayacağıyla ilgili soruya da "Partiyi arındırdıktan sonra eşimle, çocuklarımla huzur içinde yaşamak istiyorum." cevabını verdi.
Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"Mutlak butlan kararını kabul etmeseydim ne olurdu, kayyım atanırdı. Benden niye korkuyorlar, çünkü ben arınmayı yapacağım diye korkuyorlar. 100 yıllık bir partiyi kayyım yönetemez. Ben mutlak butlan kararının çıkacağını bilsem video yayınlar mıydım? Böyle videolar arada çekiyordum. Benim bir yargı mensubu ile konuştuğumu kanıtlarsanız yarın genel başkanlığı bırakırım.

Erdoğan'ı her zaman eleştirdim. Özgür Bey dedi ki Erdoğan ile müzakere edeceğiz. Neyi müzakere edeceksiniz Erdoğan ile bir kişi 2 saat ne görüşür? Çıktıktan sonra da partinin sorunlarını görüştük deniliyor. CHP Genel Başkanı, AK Parti'nin önemli bir aktörüyle partinin sorunlarını nasıl görüşüyor? Ey Özgür Özel sen ne görüştün, CHP'nin nelerini görüştün sen? Bütün bunlar unutuluyor. Erdoğan'ı siyasi partiler içerisinde ve onların genel başkanları içerisinde en çok ve en sert eleştiren kişi benim.

Ben Ekrem Bey'in içerisinde bulunduğu psikolojik durumu biliyorum. Ona cevap vermek gibi bir niyetim de yok. Arınma kavramı önemlidir. Temizlik kavramı önemlidir.
Arınmayı Ekrem Bey için değil parti için söylüyorum. Gözaltına alındığı gün evlerinin önünde yaptığım açıklamanın arkasındayım.
Ben hala belediye başkanlarının tutuksuz yargılanması gerektiğini söylüyorum. Sonuna kadar incelenmeli ancak kararlar kesinleşmeden belediye başkanları tutuksuz yargılanmalı.
Olağanüstü kurultay değil. Olağan kurultay yapılacak. Yargıtay'daki başvuru çekilirse olağan kurultayı en fazla 4-5 aya yaparız. Zaten eski delegelerle yapamayız. Mahkeme şaibe var diye iptal etmiş, siz gidip o delegelerle kurultay yapın diyorsunuz. Bundan da bir mutlak butlan kararı çıkar. Parti bu kadar yorulur mu? Delegeye mi güvenmiyorsunuz? Başlarsınız mahalleden itibaren seçimlere, gelirsiniz kurultayı yaparsınız mesele bu kadar basit.
Ben şimdiye kadar hiçbir yere gidip de ben adayım demedim. Ben size örnek vereyim. Beni bugüne kadar görev aldığım her yerde aday yaptılar, ben hiç aday olmadım.
Adaylık bir kişinin iradesiyle olmaz. Size destek veriyorlarsa sizi aday gösteriyorlarsa aday olursunuz. Ben kendi kendime aday olacak değilim. Samimi düşüncemi söyleyeyim. Partiyi arındırdıktan sonra ben oturmak, dinlenmek istiyorum. Ben yaşamak istiyorum. Eşimle, çocuklarımla huzur içinde yaşamak istiyorum."