Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Yapay zekanın hızla gelişmesi, küresel ekonomiden finans sektörüne, istihdamdan veri güvenliğine kadar birçok alanda önemli değişimleri beraberinde getiriyor. Şirketlerin maliyetlerini düşürmek ve verimliliği artırmak için yapay zeka kullanımını hızlandırması, bazı mesleklerin geleceğine ilişkin endişeleri de artırıyor.
Ekonomist Necmettin Batırel, yapay zekânın küresel ölçekte neden önemli bir sorun alanına dönüştüğünü, Türk finans sektörünü nasıl etkileyeceğini ve iş hayatında hangi değişimlerin yaşanabileceğini Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'a anlattı.

Yapay zekâ bugün neden küresel ölçekte önemli bir sorun haline geldi?
Ekonomist Necmettin Batırel: Yapay zekâ, kontrolsüz büyüme hızı, dezenformasyon üretme potansiyeli ve insan emeğinin yerini alma riski nedeniyle günümüzün en büyük küresel problemi hâline geldi. Düzenlemelerin gerisinde kalan hızlı ticarileşme ve güç mücadelesi, bu teknolojiyi insanlık için yönetilmesi zor bir kriz alanına dönüştürdü.

İnsanoğlu doğası gereği en az çabayla en çok verimi almak ister. Yapay zekâ bize saniyeler içinde cevaplar, çeviriler ve analizler sunarak hayatı aşırı derecede kolaylaştırdı. Bu konfor, bağımlılığı beraberinde getirdi. Şirketler ve devletler, geride kalmamak için yapay zekâyı kullanmak zorunda olduğunu gördü. Bir şirket yapay zekâ kullanarak maliyetini yarıya indirirken diğerinin bunu reddetmesi, batması anlamına geldi. Bu küresel yarış, teknolojinin kontrolsüzce büyümesini tetikledi.
Dünyada üretilen veri miktarı (büyük veri), bir insanın veya insan grubunun analiz edebileceğinden çok daha büyüktür. Bu veriyi işlemek ve anlamlı kılmak için yapay zekâya muhtaç hâle geldik. Yapay zekâ şu an için kendi bilincine sahip bir “efendi” değil; o hâlâ onu programlayanların, yani büyük teknoloji şirketlerinin ve devletlerin elinde güçlü bir araç. Karşı karşıya olduğumuz tehlike yapay zekânın kendisinden ziyade, onun kontrolsüzce, etik kurallar olmadan ve sadece kâr odaklı kullanılmasıdır.

Yapay zekânın Türk finans sektörüne etkisi nasıl olacak?
Ekonomist Necmettin Batırel: Yapay zekâ, Türk finans sektöründe operasyonel verimliliği artırıp maliyetleri düşürürken siber güvenlik, veri gizliliği ve istihdam gibi alanlarda ciddi riskler barındırıyor. Türkiye’nin bu dönüşümden en yüksek faydayı sağlaması için düzenleyici kurumların, bankaların ve fintech ekosisteminin koordineli adımlar atması hayati taşıyor.
5 trilyon liralık üretim değerine sahip finans sektöründe yapay zekâ sistemleri, hackerlar tarafından “veri girdi saldırılarına” (yapay zekâyı yanlış eğitme veya yanıltma) maruz bırakılarak sistemik güvenlik açıklarına yol açıyor.

Yapay zekânın istihdam ve iş hayatı üzerindeki etkisi ne olacak?
Ekonomist Necmettin Batırel: Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında müşteri verilerinin yapay zekâ modelleri tarafından izinsiz işlenmesi veya yurt dışı menşeli açık kaynaklı yapay zekâ modellerine sızdırılması büyük bir yasal risk taşıyor. Eğer yapay zekâ tarihsel olarak yanlı verilerle eğitilirse belirli meslek gruplarına, yaş yapılarına veya bölgelere haksız yere kredi reddi vererek sosyal adaletsizliğe neden olabilir. Çağrı merkezleri, veri giriş uzmanları, operasyon personelleri ve temel düzey risk analistliği gibi bazı meslek kollarının geçerliliği azalarak iş gücü daralmasına yol açabilir.
Türkiye finans sektörünün bu dinamik yapıya uyum sağlayabilmesi için şu somut adımların atılması gerekiyor. BDDK, SPK ve TCMB öncülüğünde, finansal yapay zekâ kullanım sınırlarını belirleyen şeffaf yasal çerçeveler çizilmeli, “Finansal Yapay Zekâ Etiği Kılavuzu” resmiyete dökülmeli.

Kritik finansal verilerin yurt dışına çıkmasını engellemek amacıyla Türkiye’deki teknoparklar ve fintech’ler desteklenerek finans sektörüne özel yerli LLM (Büyük Dil Modelleri) ve veri altyapıları geliştirilmeli.
Yapay zekânın işsiz bıraktığı bankacılık personellerine yapay zekâ yönetimi, veri analitiği ve yapay zekâ denetçiliği gibi geleceğin yetkinlikleri kazandırılmalı. Finans kuruluşlarının kullandığı yapay zekânın, bir müşteriye neden kredi vermediğini ya da neden şüpheli işlem olarak işaretlediğini mantıklı ve şeffaf bir şekilde açıklayabilmesi (kara kutu probleminin çözülmesi) yasal bir zorunluluk hâline getirilmeli.