Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:
Ülkelerimiz arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 100. yılına güçlü bir başlangıç yapıyoruz. Değerli dostum Başkan Trump'la samimi ve istisnai diyaloğumuzun katkısıyla münasebetlerimizin her alanında önemli ilerlemeler kaydettik, kaydediyoruz.
Sayın Trump'la geçen yıl Washington'daki görüşmemizin ardından kendisinin Temmuz ayında Ankara'yı ziyareti köklü müttefiklik ilişkilerimizi en açık tabiriyle teyit etmiş, pekiştirmiş, ilişkilerimize yeni bir soluk kazandırmıştır.
İlişkilerimizin ikinci yüzyılına kapıyı aralarken, birçok konuda somut ilerlemeler sağlamak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bölgemizde ve dünyada karşı karşıya olduğumuz çatışmalar, savaşlar ve krizler, Türkiye ile ABD'nin yakın diyalog içinde olmasını gerektiriyor. ABD ile tesis ettiğimiz eşgüdüm ve diyalog sayesinde Orta Doğu başta olmak üzere Afrika'dan Asya'ya küresel etkilerine tanık olduğumuz birçok meselede ülkelerimiz için olumlu neticeler alıyoruz. Önümüzdeki dönemde de bunu sürdürmekte kararlıyız.
Bu noktada şu hususun altını çizmek istiyorum. ABD ile stratejik münasebetlerimizi ekonomik ve ticari ilişkilerimizden asla ayrı düşünmüyoruz. Tam tersine bugün ticaret alanındaki ilişkilerimiz, siyasi münasebetlerimizi destekleyen ve ilerleten unsurların başında geliyor.
Dünyadaki siyasi ve ekonomik dalgalanmalara rağmen ticaret hacmimiz son 10 yıldır ikiye katlanmış durumda. 2025 yılında 38 milyar doları aşan ticaret hacmimiz, bu yılın ilk 8 ayında 28 milyar dolara ulaştı. Sene sonunda 40 milyar dolarla 2025'in rakamını geçeceğimiz anlaşılıyor. Başkan Trump'la belirlediğimiz 100 milyar dolar ticaret hedefini son derece gerçekçi ve ulaşılabilir buluyoruz ancak çabalarımızı biraz daha artırmamız gerekiyor.
Bunu özellikle şunun için söylüyorum. Türkiye dünyanın en stratejik coğrafyasının kalbinde yer alan bir ülkedir. Son dönemde etrafını saran kriz ve çatışmalara rağmen istikrar adası kimliğini korumuş hatta güçlendirmiştir. Suriye'den Irak'a, Kafkasya'dan Kuzey Afrika'ya kadar ciddi potansiyel barındıran birçok bölgeyle güçlü bağlara sahiptir. Bu bağlardan kazan-kazan anlayışıyla en etkili şekilde istifade ediyoruz.
Son 24 yılda ciddi başarılar elde ettik. Göreve geldiğimizde 236 milyar dolar seviyesinde milli geliri olan Türkiye, bugün 1,8 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaştı. 3 bin 600 dolar olan kişi başına düşen gelirimiz 2026 sonunda inşallah 20 bin doları aşacak.
Son 24 yılda ülkeye çektiğimiz doğrudan yabancı yatırımların miktarı 300 milyar dolara yaklaştı. 2023 yılında yaşadığımız deprem felaketinin şehirlerimizde açtığı yaraları kısa sürede sarmayı başardık.
Önümüzde kaldırmamız gereken engeller, atılması gereken adımlar var. Ortaklığımızın en güçlü alanlardan biri olan savunma sanayinin gerek ikili gerek NATO bünyesinde geliştirilmesi zaruridir. İki müttefik arasında zaten hiç olmaması gereken engelleri artık geride bırakarak yeni bir ivme yakalamak istiyoruz.
Türkiye yaptığı atılımlarla savunma sanayiinde artık bölgesinde değil dünya ölçeğinde rağbet gören bir aktör haline gelmiştir. Artık firmalarımız ABD'de yatırım yapar seviyeye ulaştı. Çok yakında savunma sanayi ihracatında dünyada ilk 10 ülke arasında gireceğimize inanıyorum. ABD ile iş birliğimizi ortak üretim imkanları dahil çok boyutlu şekilde geliştirmemiz ortak faydamıza olacaktır.
İlişkilerimizi daha da ileri taşıma çabalarımıza destek veren ABD'li dostlarımızın katkılarını takdirle karşılıyoruz. ABD'deki vatandaşlarımızın buraya güçlü bir şekilde entegre olmalarından memnuniyet duyuyor, onlarla iftihar ediyoruz. Sizlerden başarılarınıza yeni başarılar eklemenizi bekliyoruz.
ABD ile Türkiye arasındaki güçlü bağların ve müttefiklik hukukunun, diplomatik ilişkilerimizin ikinci yüzyılında daha da güçlenmesini temenni ediyorum."
Detaylar gelecek...