Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Adana ve Mersin'deki geri dönüşüm tesislerinin Avrupa'dan ithal ettiği plastik atıkların parçalanarak Akdeniz'e karışmasından kaynaklanan mikroplastik kirliliği, son günlerde Antalya sahillerine kadar ulaştı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Akdeniz Bölgesi'nde kıyı ve denizlerde mikroplastik atıkların görülmesinin ardından denetimlerini sıklaştırdı. Bakanlık tarafından 1 Temmuz'dan itibaren Adana, Antalya, Gaziantep, Hatay, Mersin ve Muğla'daki Atıksu Arıtma Tesisi ve Plastik Geri Dönüşüm tesislerinde 604 denetim gerçekleştirildi.

Denetimler kapsamında 19 tesisin faaliyeti durdurulurken, 52 tesise toplam 118 milyon 211 bin 499 TL idari para cezası uygulandı.

Adana'nın merkez Seyhan ilçesine bağlı Gölbaşı Mahallesi'nde bulunan Seyhan Nehri TD-8 ile TD-0 kanallarının birleşim noktasındaki mikroplastik yoğunluğu dikkat çekti. Kanallardaki mikroplastiklerin akıntıyla birlikte Akdeniz'e kadar ulaştığı, buradan da diğer illere taşındığı öğrenildi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürü Fatih Ekmekçi, bölgeye gelerek incelemelerde bulundu. Ekipler tarafından sudan örnek alınarak analiz yapılacağı, mikroplastiğin sudaki oranı ve zararlarının ortaya çıkarılacağı belirtildi.
İncelemelerin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Ekmekçi, mikroplastik ve plastik atıklarla ilgili saha çalışmalarının sürdüğünü belirterek, mobil atık su laboratuvarının da bölgede analiz çalışması gerçekleştireceğini söyledi.
Ekmekçi, 2021 yılından bu yana plastik ve geri dönüşüm tesislerine yönelik Türkiye genelinde 43 bin 96 denetim gerçekleştirildiğini belirterek, "2 bin 866 denetim sonucunda 2 milyar 300 milyon TL ceza yazdık, 322 faaliyeti de durdurduk" dedi.

Akdeniz'e akan nehirlerle ilgili Adana, Antalya, Muğla, Gaziantep ve Mersin'de 1 Temmuz itibarıyla 604 denetim gerçekleştirildiğini belirten Ekmekçi, "52 tesise 118 milyon 211 bin 499 TL ceza kestik. 19 tesisi faaliyetten men ettik. Adana bazında değerlendirecek olursak 105 tesisle ilgili çalışma yaptık. 11 tesise işlem uyguladık, 11 tesise 25 milyon 850 bin lira ceza kestik. 5 tesisi faaliyetten men ettik" diye konuştu.
TD-7 kanalında yüzeyde görülebilen mikroplastik kirliliğine dikkat çeken Ekmekçi, Seyhan Arıtma Tesisi'nin by-pass hattında da yoğun şekilde mikroplastik kirliliğinin görülebildiğini söyledi.
Ekmekçi, "Burada bir gerçeklikle yüzleşmemiz gerekiyor. Yerel yönetimler bu anlamda atık su ve kanalizasyon hattıyla ilgili çalışmalarını düzenli bir şekilde uygulamazsa, atık su arıtma tesisleri düzenli çalışmazsa ve by-pass niteliğinde plastikler arıtılmadan doğaya bırakılırsa sonuç şu an gördüğünüz üzere bu şekilde denize ulaşacak şekilde ilerliyor" ifadelerini kullandı.

Kanalizasyon hatlarının temizliğinin ve arıtma tesislerinin düzenli çalışmasının önemine vurgu yapan Ekmekci, çalışmaların sürekli şekilde devam ettirilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:
"Bu yıl yağışların da fazla olması nedeniyle kanallarda biriken mikroplastikler suyun yoğunluğuyla birlikte kütlesel olarak harekete geçti. Bu, bizim tabir ettiğimiz şekilde bir nevi kusma. Bir şekilde Akdeniz'e ilk defa bu tüm kirlilik kusmuş oldu. Bu da ilk etapta Akdeniz'e ulaşmış oldu. Türkiye genelinde 428 noktada deniz izleme çalışması yürütülüyor. Akdeniz'e özel olarak 10 sabit noktada mikroplastik ve plastik atıklar inceleniyor. Taşucu Limanı'ndan Antalya'ya kadar halihazırda bu işi verdiğimiz yüklenici ODTÜ ile birlikte konuyu çalışıyoruz. ODTÜ'nün gemisi bakanlıkla birlikte bu çalışmaları yürütüyor."
ODTÜ tarafından yapılan ilk tespitlerde Taşucu Limanı'ndan Antalya kıyıları eksenine kadar yüzeysel olarak mikroplastik kirliliğinin bulunduğunun belirlendiğini aktaran Ekmekci, söz konusu kirliliğin mevsim şartlarıyla bağlantılı olduğunun ifade edildiğini söyledi. Ekmekci, değerlendirmelerin yıllık raporlarla kamuoyuna bildirildiğini kaydetti.

Çevreyi kirleten işletmelere müsaade etmeyeceklerini de vurgulayan Ekmekci, "Ancak çevreyi kirleten, havayı, suyu ve Mavi Vatanımızı kirleten hiçbir kişiye, hiçbir kuruma müsaade etmeyeceğiz, müsamaha göstermeyeceğiz. Çevre Kanunu'nun bize vermiş olduğu yetkiyi en iyi şekilde kullanacağız. Gerekli olursa kapatırız. Hiçbir zaman bu işin arkasında kimse ‘Bu işi devam ettireyim' diye düşünmesin. Biz bunun net anlamda arkasındayız" diye konuştu.
Mikroplastiklerin tarımsal sulama ve içme suyu açısından oluşturabileceği riske ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Ekmekci, doğadaki her unsurun belirli limitleri bulunduğunu belirterek, "Her şeyin fazlası zarar. Bunların hepsinin limitleri var. Şu an Çukurova tarım bölgesi. Bu kanallar aslında normalde drenaj kanalı. Yani burada biz bu kanallara şu an kanalizasyon vazifesi yüklemiş durumdayız. Aslında bizim en büyük sıkıntımız bu" dedi.
Yerel idarelerin görevlerini düzenli şekilde yerine getirmesi gerektiğini vurgulayan Ekmekci, arıtma tesislerinin çalıştırılması ve katı atıkların düzenli şekilde toplanmasının önemine dikkat çekti. Ekmekci, yollarda ve çevrede bırakılan katı atıkların zamanla kanallara karıştığını belirterek, bunun önüne geçilmesi gerektiğini söyledi.
Söz konusu kanalın DSİ Genel Müdürlüğü tarafından kullanılan bir hat olduğunu belirten Ekmekci, buradaki kirliliğin tarımsal faaliyetleri de etkilediğini ve bu konuda çalışmaların düzenli şekilde yürütülmesi gerektiğini de belirtti.