Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Ayna karşısında canımızı sıkan o ton eşitsizlikleri, yaz aylarında ya da kolsuz kıyafetler giyerken sıkça moral bozar. Hatalı tüy alma alışkanlıkları veya kimyasal deodorantlar derken cilt bu duruma koyulaşarak tepki gösterir. Peki, bu tür kararmalara karşı popülerleşen kojik asit iyi gelir mi? Salistik asitten bir farkı var mı? İşte detaylar…
Cilt bakımında sıklıkla karıştırılan bu iki asit, tamamen farklı kimyasal yapılara ve kullanım amaçlarına sahiptir. Kojik asit doğrudan bir leke ve melanin baskılayıcıdır.

Cildin pigment üretim mekanizmasıyla etkileşime girerek koyu lekeleri hedef alır. Salisilik asit (BHA) ise bir beta hidroksi asittir. Yağda çözünebilme özelliği sayesinde gözeneklerin derinliklerine inerek buradaki ölü deriyi, kiri ve yağı çözer. Temel görevi soyma, arındırma ve akne/sivilce önlemedir.

Koltuk altındaki koyuluklar, güneş lekeleri veya hiperpigmentasyon için kojik asit tercih edilirken; koltuk altında tıraş veya ağda sonrasında oluşan batıklar, kıl dönmeleri, gözenek tıkanıklıkları ve pürüzlenmeler için salisilik asit daha uygundur. Salisilik asit pigment üretimini doğrudan durdurmaz, ancak cildin üst yüzeyini yenileyerek ölü hücrelerin uzaklaşmasına yardımcı olur.

Koltuk altı kararması için kojik asit kullanırken sabırlı olmak gerekir. Derinin yenilenme döngüsü göz önüne alındığında, ton eşitleme çalışmalarında visible sonuçlar almak birkaç hafta düzenli kullanım gerektirebilir.

Eğer koltuk altınızda hem kararma hem de batı ve pürüz problemi varsa, rutininizde gün aşırı veya doktor kontrolünde farklı zaman dilimlerinde her iki asidin avantajlarından da faydalanabilirsiniz.

Uygulama sonrasında cildin bariyerini korumak için nemlendirici kullanmak ve özellikle koltuk altı bölgesini tahriş edici sert kimyasallardan kaçınmak sağlıklı bir bakım için büyük önem taşır.