Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
2026 FIFA Dünya Kupası için geri sayım devam ederken, 11 Haziran - 19 Temmuz tarihleri arasında ABD, Kanada ve Meksika’nın ortaklığında düzenlenecek dev organizasyonda gözler yine takımların beyni olan orta saha oyuncularında olacak. Teknik kapasiteleri, yüksek futbol zekaları ve top hakimiyetleriyle maçı bir satranç ustası gibi yöneten yıldızlar, geçmişte olduğu gibi bu turnuvada da ülkelerinin geleceğini belirleyecek.
Dünya futbol tarihine adını altın harflerle yazdıran, yolu bir dönem Türkiye’den de geçmiş efsanelerin yer aldığı, aktif futbol hayatını noktalamış Dünya Kupası tarihinin en iyi 11 orta saha oyuncusunun bulunduğu liste belirlendi.
İşte yeşil sahaların unutulmaz orkestra şefleri...
Dünya Kupası Yılları: 1982, 1986, 1990, 1994
Hem etkileyici futbolu hem de saha dışındaki sansasyonel yaşamıyla futbolun ikonik figürü olan Maradona, 1986'da Arjantin'i tek başına şampiyonluğa taşırken, 1990'da ise takımını finale çıkarttı.
Onun kariyer zirvesi, şüphesiz Meksika 1986’daki İngiltere çeyrek finaliydi. Önce "Tanrı'nın eli" olarak tarihe geçen elle attığı golle İngilizleri yıktı; sadece 4 dakika sonra ise kendi yarı sahasından aldığı topla tüm rakiplerini ipe dizerken yüzyılın en güzel golü sayılabilecek bir harekete imza attı. Pele ile kıyaslandığında, "Bir de Avrupa'da oynamak gerekir" diyerek farkını ortaya koyan efsane, 4 Dünya Kupası'nda da fırtınalar estirdi.
Milli Takım İstatistiği: 48 maç, 33 gol
Futbolda bir devrim gerçekleştiren "Total Futbol" ekolünün sahadaki lideri olan Cruyff, sadece bir oyuncu değil, yeşil sahaların oyun kurucu filozofuydu. Hollanda’nın finale çıktığı 1974 Dünya Kupası'na damga vuran efsane, 1978'deki turnuvaya ise Arjantin'deki askeri yönetime tepki göstererek katılmadı. Kulüp düzeyinde Ajax ve Barcelona ile kupalara ambargo koyan Hollandalı, kendi adıyla anılan "Cruyff Dönüşü" (Cruyff Turn) çalımıyla futbol literatürüne geçti.
Dünya Kupası Yılları: 1978, 1982, 1986
1980’li yıllarda dünya futbolunda oyun kurucu dendiğinde akla gelen ilk isim Platini’ydi. Muazzam pas yeteneğinin yanı sıra bir forvet kadar bitirici olan Fransız yıldız, milli formayla 72 maçta 41 gol attı. Üst üste üç kez (1983, 1984, 1985) Avrupa'da Yılın Futbolcusu seçilen Platini, ülkesinde "Yüzyıla Damga Vuran Futbolcu" unvanıyla onurlandırıldı.
Dünya Kupası Yılları: 1962, 1966, 1970
İngiltere'nin tarihindeki tek Dünya Kupası zaferi olan 1966'nın mimarı Sir Bobby Charlton'dı. Teknik direktör Alf Ramsey, tüm takımı Charlton’ın saha içi zekası üzerine kurmuştu. Kariyerine sağ iç olarak başlasa da İngiltere’nin ünlü 4-1-3-2 taktiğinde forvet arkası hücumcu orta saha rolünü dünyaya ezberletti. Avrupa'da Yılın Futbolcusu ödüllü efsane, uzun süre İngiliz futbolunun dünyadaki en büyük markası oldu.
Dünya Kupası Kariyeri: 25 Maç (5 Turnuva)
Kendisine takılan "Destroyer" (Yok edici) lakabı, onun sahadaki bitmek bilmeyen enerjisini ve defansif gücünü özetliyordu. Tam 5 farklı Dünya Kupası'nda boy gösteren Matthaeus, 1986 finalinde Diego Maradona'yı kilitlemekle görevlendirilmişti. Maradona onun için, "Şu ana kadar karşılaştığım en iyi rakip" ifadesini kullanmıştı. 20 yıllık dev kariyerine 150 milli maç sığdıran Alman efsane, 1990'da kupayı kaldırmayı başardı.
Milli Takım İstatistiği: 125 maç, 35 gol
Romanya futbol tarihinin en büyüğü olan Hagi, ülkesini Dünya Kupası'nda çeyrek finale taşıyan liderdi. 1990, 1994 ve 1998 Dünya Kupalarında Romanya ile gruptan çıkma başarısı gösteren "Karpatların Maradonası", özellikle ABD 1994'te kariyerinin zirvesine çıktı. Galatasaray’a yaşattığı Avrupa zaferleriyle Türk futbolseverlerin de gönlünde taht kuran Hagi, ülkesinin milli takımında Adrian Mutu ile birlikte en golcü oyuncu unvanını paylaşıyor.
Dünya Kupası Başarıları: 1998 Şampiyonluğu, 2006 Finali
Zarafet ve gücü birleştiren Zidane, Fransa'nın ev sahipliği yaptığı 1998 Dünya Kupası finalinde Brezilya'ya attığı iki golle ülkesine şampiyonluğu getirdi. 2002'de sakatlığı nedeniyle varlık gösteremeyen "Zizou", emeklilik kararından dönerek katıldığı 2006 Dünya Kupası'nda Fransa'yı yine finale taşıdı. Ancak İtalya ile oynanan final maçında Marco Materazzi'nin göğsüne attığı o meşhur kafa, futbol tarihinin en trajik ve unutulmaz jübilesi olarak hafızalara kazındı.
Dünya Kupası Yılları: 1986, 1990, 1994, 1998
Belçika futbolunun yetiştirdiği en görkemli yeteneklerden biri olan Enzo Scifo, kulüp kariyerinde Avrupa'nın devlerinde oynasa da en etkileyici performanslarını her zaman milli takım formasıyla sergiledi. Tam 4 Dünya Kupası'nda boy gösteren Scifo, Belçika’nın dünya futbolunun elitleri arasına girdiği ve yarı finale yükseldiği Meksika 1986'nın başrol oyuncusuydu.
Dünya Kupası Yılları: 1978, 1982, 1986
Muazzam oyun görüşü ve ölümcül frikikleriyle "Beyaz Pele" lakabını alan Zico, Dünya Kupası sahnesine ilk kez 1978'de adım attı. 1982'de kariyerinin zirvesine çıkan Sambacı, bir dönem Fenerbahçe'nin teknik direktörlüğünü yaparak Türk futboluna da damga vurdu. 1986'da sakatlıklar nedeniyle yedek kaldığı turnuvanın çeyrek finalinde, Fransa karşısında kaçırdığı penaltı ise kariyerinin en hüzünlü anı olarak kaldı.
Dünya Kupası Yılları: 1982, 1986
Sıra dışı futbol zekasıyla tanınan Socrates, yeşil sahaların en entelektüel figürüydü. 25 yaşına kadar milli takıma adım atmayan efsane, 1982’de Brezilya'nın kaptanı olarak sahadaydı. Günde bir paket sigara içtiği bilinen, gerilmeden, durduğu yerden üst köşeye gönderdiği penaltı atışlarıyla tarz yaratan Socrates, futbola olan tutkusunu 2004 yılında 50 yaşındayken İngiltere'nin amatör ekiplerinden Garforth Town'da kısa süreliğine sahaya çıkarak kanıtlamıştı.
Dünya Kupası Yılları: 1982, 1986, 1990
Alman futbolunun en kıvrak, en teknik ve top sürme yeteneği en yüksek isimlerinden biriydi Littbarski. Kariyerinde tam 3 Dünya Kupası finali gören oyuncu, İspanya 1982 ve Meksika 1986'da kupayı ellerinin arasından kaçırmanın acısını yaşadı. 2006'da verdiği bir röportajda "Hayatımın en mutsuz anlarıydı" dediği o finallerin acısını, nihayet 8 Temmuz 1990'da Arjantin'i devirip Dünya Kupası’nı kaldırarak çıkardı.