Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Robotlar koşuyor, eşya taşıyor, fabrikalarda çalışıyor. Şimdi buna bir özellik daha eklendi: Ağlamak. Çinli robotik şirketi Yanxi Technology tarafından geliştirilen Yansyn-X2, komut üzerine ya da konuşmanın içeriğine göre gözyaşı dökebilen yüzüyle dikkat çekti. Şanghay'da düzenlenen 2026 Inclusion Conference etkinliğinde sergilenen robot, yapay zeka destekli duygu analizi ile mikroakışkan sistemi bir arada kullanıyor. Şirkete göre Yansyn-X2, dünyanın ilk ağlayabilen insansı robotu.
Yansyn-X2'nin ağlaması elbette gerçek bir duygusal tepki değil. Sistemin arkasında birbirine bağlı üç temel teknoloji bulunuyor. İlk olarak yapay zeka algoritması devreye giriyor. Robot, konuşmanın bağlamını ve ses tonunu analiz ederek nasıl bir tepki vermesinin uygun olacağını belirliyor. Üzüntü ya da empati içeren ifadeler algılandığında ise yüzündeki biyomimetik bileşenler harekete geçiyor. Tıbbi sınıf silikonla kaplanan yüzün altına yerleştirilen bu parçalar, robotun yüz hatlarını değiştirerek üzgün bir ifade oluşturmasını sağlıyor. Ardından işin en dikkat çekici kısmı geliyor. Mikroakışkan sistem devreye giriyor ve robotun göz pınarlarından yapay gözyaşı salgılanıyor. Yani Yansyn-X2, konuşmanın içeriğine göre hem yüz ifadesini değiştiriyor hem de gözyaşı döküyor.
Yanxi Technology'nin hedefi robotların gerçekten üzüntü hissetmesini sağlamak değil. Asıl amaç, insan duygularını anlayabilen ve bunlara uygun tepkiler verebilen makineler geliştirmek. Bu alan, "duygusal bilişim" olarak adlandırılıyor. Temelinde ise makinelerin insan duygularını algılaması, yorumlaması ve buna göre karşılık vermesi yatıyor.
Yansyn-X2'nin mevcut sürümü ise kendi başına yürüyebilen tam donanımlı bir insansı robot değil. Sabit olarak tasarlanan model başını çevirebiliyor, insanları takip edebiliyor ve kollarıyla çeşitli hareketler yapabiliyor.
Şirketin bir sonraki hedefi yüz hareketlerini daha doğal hale getirmek. Yanxi Technology, gelecek sürümlerde servo motorların yerine biyomimetik kaslar kullanmayı planlıyor. Böylece robotun mimiklerinin daha akıcı, çeşitli ve insana yakın hale gelmesi hedefleniyor.