Google Derinlemesine Analiz, Teyitli Haber! Tıkla ve favori kaynağın yap.

Belirsiz alacak davası kalktı mı? 12. Yargı Paketi kısmi dava nedir?

12. Yargı Paketi kapsamında yapılan düzenlemeyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda yer alan belirsiz alacak davası uygulamasının yürürlükten kaldırılıp kaldırılmadığı araştırılıyor. Yeni sistemde davacılar hak kaybı yaşamadan kısmi dava açabilecek ve belirli şartlar altında taleplerini artırabilecek. Peki, belirsiz alacak davası kalktı mı, eski davalar nasıl görülecek ve yeni uygulamada neler değişti?

Belirsiz alacak davası kalktı mı? 12. Yargı Paketi kısmi dava nedir?
KAYNAK:
Haber Merkezi
|
GİRİŞ:
06.08.2026
saat ikonu 17:46
|
GÜNCELLEME:
06.08.2026
saat ikonu 17:46

BELİRSİZ ALACAK DAVASI KALKTI MI?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uzun yıllardır alacağın miktarının dava açıldığı tarihte tam olarak belirlenemediği durumlarda davacıların asgari bir miktar göstererek dava açmasına imkan tanıyordu. Ancak uygulamada belirsiz alacak davası ile kısmi dava arasındaki sınırın belirlenmesi konusunda farklı değerlendirmeler yapılması, çok sayıda uyuşmazlığın ortaya çıkmasına neden oluyordu. Yanlış dava türünün tercih edilmesi halinde hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle davaların reddedilmesi veya zamanaşımı tartışmalarının yaşanması uygulamada önemli sorunlar oluşturuyordu.

1. Yargı Paketi kapsamında yapılan değişiklikle birlikte HMK'nin 107. maddesi yürürlükten kaldırıldı. Böylece belirsiz alacak davası adı altında yeni dava açılması uygulaması sona erdi. Kanun koyucu yeni bir dava türü oluşturmak yerine mevcut kısmi dava sistemini güçlendirerek aynı hukuki korumayı sağlamayı amaçladı.

Düzenleme Takvimi

AşamaTarih
Kanunun TBMM'de kabul edilmesi16 Temmuz 2026
Resmî Gazete'de yayımlanması31 Temmuz 2026
Yürürlük tarihi31 Temmuz 2026
Belirsiz alacak davasının kaldırılması31 Temmuz 2026 itibarıyla
Yeni sistemGüçlendirilmiş kısmi dava

BELİRSİZ ALACAK DAVASI YERİNE GELEN GÜÇLENDİRİLEN KISMİ DAVA NASIL İŞLEYECEK?

Belirsiz alacak davasının kaldırılması, davacıların hak arama imkanlarının ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 109. maddesine eklenen yeni hükümle birlikte belirsiz alacak davasının sağladığı temel güvenceler kısmi dava sistemine taşındı. Böylece alacağını dava açarken tam olarak belirleyemeyen kişiler, kısmi dava açarak haklarını koruyabilecek.

Yeni düzenleme sayesinde davacılar, yargılama sırasında bilirkişi raporu veya dosyaya giren diğer deliller doğrultusunda alacak miktarı netleştiğinde taleplerini artırabilecek. Bu artırım belirli usul kuralları çerçevesinde gerçekleştirilecek ve zamanaşımı bakımından da davacının hakları korunacak.

Yeni düzenlemeyle birlikte kısmi dava sisteminde üç kritik yenilik hayata geçirildi:

  1. Talep Artırımı: Kısmi dava açan davacı, ıslah yoluna başvurmaksızın ve iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, tahkikatın sona ermesine kadar talep sonucunu bir defaya mahsus olmak üzere artırabilecek.
  2. Zamanaşımı Güvencesi: Eski kısmi davada artırılan kısım için zamanaşımı artırım tarihinde kesiliyordu. Yeni düzenlemeyle, artırılan kısım için de zamanaşımının davanın açıldığı tarih itibarıyla kesilmiş sayılacağı açıkça hükme bağlandı.
  3. Islah Hakkının Saklı Kalması: Talep artırımı ayrı bir ıslah işlemi olarak değerlendirilmeyeceği için, davacının diğer usuli işlemler için ıslah hakkı kullanımı saklı kalacak.

Eski sistem ile yeni sistem arasındaki farklar

Eski Belirsiz Alacak Davası (HMK 107)Yeni Kısmi Dava (HMK 109/4)
Bağımsız bir dava türüKısmi dava içinde talep artırımı
İddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan artırılabiliyorduBir defaya mahsus olmak üzere ıslaha gerek kalmadan artırılabiliyor
Alacağın tamamı için zamanaşımı dava tarihinde kesiliyorduArtırılan kısım için de dava tarihinde kesilmiş sayılıyor
Islah hakkı saklı kalıyorduTalep artırımı ıslah sayılmadığı için ıslah hakkı korunuyor

BELİRSİZ ALACAK DAVALARINDA ESKİ DOSYALAR NE OLACAK?

Yeni düzenleme yalnızca yürürlüğe girdikten sonra açılacak davalar bakımından uygulanacak. Buna göre 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra belirsiz alacak davası adı altında yeni dava açılması mümkün olmayacak. Alacağı dava açıldığı tarihte tam olarak belirlenemeyen kişiler bundan sonra kısmi dava açacak ve yargılama sırasında taleplerini artırabilecek.

Kanunda hukuk güvenliğini korumaya yönelik geçiş hükmüne de yer verildi. Buna göre yürürlük tarihinden önce açılmış olan belirsiz alacak davaları eski mevzuata göre görülmeye devam edecek. Mahkemelerde halen devam eden dosyalar yeni düzenlemeden etkilenmeyecek ve açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri uygulanarak sonuçlandırılacak.

Belirsiz alacak davası tamamen kaldırıldı mı?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesinin yürürlükten kaldırılmasıyla birlikte belirsiz alacak davası uygulaması sona erdi. Yeni açılacak davalarda artık güçlendirilmiş kısmi dava sistemi uygulanacak.

Eski belirsiz alacak davaları devam edecek mi?

Düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önce açılan belirsiz alacak davaları eski hükümlere göre görülmeye devam edecek. Geçiş hükmü sayesinde devam eden dosyalar yeni sistemden etkilenmeyecek.

Yeni düzenlemede talep artırımı nasıl yapılacak?

Yeni sistemde kısmi dava açan davacı, tahkikat sona erene kadar talep sonucunu bir defaya mahsus olmak üzere ıslaha başvurmadan artırabilecek. Artırılan kısım bakımından zamanaşımı da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacak.

Belirsiz alacak davası kalktı mı? 12. Yargı Paketi kısmi dava nedir?

Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, dün Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Kanun ile hayata geçirilecek yeni düzenlemelerle ilgili 10 soru ve yanıtları şöyle:

1- Kamuoyunda "IBAN mağdurları" olarak bilinen haksız menfaat için banka hesap bilgilerini başkalarıyla paylaşanlara yönelik düzenleme nasıl olacak?

'nun (TCK) nitelikli dolandırıcılığa yönelik 158'inci maddesine eklenen fıkraya göre, dolandırıcılık ile nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla, kendisine veya başkasına ait bankaya veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiili ile sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilecek.

2 - "IBAN mağduriyeti" konusunda geçiş hükümleri ne getiriyor?

Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce TCK'nin "Dolandırıcılık" veya "Nitelikli dolandırıcılık" maddeleri uyarınca haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklardan, eklenen fıkranın uygulanacağı sanıkların bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerinde bulunan dosyaları hakkında bozma kararı verilecek ve dosya ilk derece mahkemelerine gönderilecek. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine iletilecek.

Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılıktan haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olan ve haklarında TCK'nin etkin pişmanlığa ilişkin 168. maddesi uygulanmamış hükümlülerden eklenen fıkranın uygulanacağı hükümlüler, mağdurun uğradığı zararı mahkemece yapılacak ihtardan itibaren 6 ay içinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde TCK'nin 168. maddesinin ikinci fıkrasındaki "Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir" hükmünden faydalanabilecek. Bu süre içinde mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar, fıkra uyarınca infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez. Bu hükümler, kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hüküm verilmiş olup da kanun yoluna başvurulmaması sebebiyle kanunun yürürlüğe girmesinden sonra kesinleşen hükümler bakımından da uygulanacak.

3 - Miktarı sözleşme ile tespit edilmemiş ödemelerin faizi nasıl hesaplanacak?

Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un "Kanuni Faiz" hükmünde yapılan değişikliğe göre, Türk Borçlar Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'na göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde 80'i üzerinden yapılacak. Söz konusu oran, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan reeskont oranından 5 puan veya daha çok farklı ise yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde 80'i geçerli olacak.

4 - Hakim ve savcıların eğitim süreçleri nasıl olacak?

Hakimler ve Savcılar Kanunu'nda yapılan düzenlemeyle, adli yargı hakim ve savcı yardımcıları ile idari yargı hakim yardımcılarına, ilgisine göre, Anayasa ve insan hakları hukuku, ceza hukuku, özel hukuk, idare hukuku, vergi hukuku ve usul hukuku alanları ile duruşma yönetimi, karar ve gerekçeli karar yazımı, adalet hizmetlerinin yönetimi ve denetimi, uluslararası kuruluşlar ve sözleşmeler, sık karşılaşılan davalar ve kişisel gelişim konularında eğitim verilecek. Yazılı sınavlarda eğitim verilen konulardan soru sorulacak ve 100 tam puan üzerinden değerlendirilecek. Sonuçlar yazılı sınav kurulunca tutanağa bağlanacak ve Türkiye Adalet Akademisine teslim edilecek.

Sözlü sınavda hakim ve savcı yardımcısının, eğitim konularına ilişkin mevzuat, içtihat ve uygulama bilgisi, mesleki yeterliliği, hukuki meseleleri kavrama, çözme ve ifade etme yeteneği, özgüveni, temsil kabiliyeti ve davranışlarının mesleğe uygunluğu, Türkçeyi etkin bir şekilde kullanma becerisi ile genel kültür ve yetenek düzeyi değerlendirilecek.

Düzenleme kapsamında ayrıca, hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulması halinde uyarma cezası verilecek.

5 - Genetik inceleme sonuçlarının gizliliğine ilişkin düzenleme neleri kapsıyor?

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "genetik inceleme sonuçlarının gizliliği"ni içeren hükmünde yapılan değişikliğe göre, inceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde mahsus bir sisteme kaydedilecek ve bir örneği dosyasında delil olarak saklanmak üzere soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilecek. Sisteme kaydedilen ve dosyada delil olarak saklanan bilgiler, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının verilip kesinleşmesi hallerinde derhal, diğer hallerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 20 yıl geçmesiyle cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilecek ve bu husus dosyasında muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilecek.

Bilgisi sisteme kaydedilen kişi bu süre içinde kişisel verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması halinde hakim veya mahkemeden bu bilgilerin silinmesini talep edebilecek. Bu hüküm uyarınca sisteme kaydedilen bilgiler, yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hakim veya cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabilecek.

Sisteme kaydedilen bilgiler, yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hakim veya cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabilecek. Mahkeme veya hakim kararlarına karşı itiraz yoluna, cumhuriyet savcısının kararına karşı ise sulh ceza hakimliğine başvurulabilecek.

6 - Kaç yıl hapis cezası alınırsa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecek?

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması" düzenlemesinde yapılan değişikliğe göre, sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecek.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekecek. Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde mahkum olunan hapis cezası ertelenemeyecek ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemeyecek.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, 5 yıl süreyle denetime tabi tutulacak. Denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyecek.

7 - Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenleme hangi suçlarda uygulanmayacak?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenleme, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa'nın "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmayacak.

8 - Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında duruşmalar arasındaki süreler kısalacak mı?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda yapılan değişikliğe göre, duruşmalar arasındaki süre 3 aydan daha uzun olamayacak. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hallerde, hakim gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilecek. Ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmasına karar verilenler hakkında, ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ile sulh olma halleri hariç olmak üzere, elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmayacak. Bu hüküm, düzenlemenin yayımı tarihinden itibaren 3 ay sonra yürürlüğe girecek.

9 - Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar nedeniyle hesaplanan tazminata hangi tarihten itibaren kanuni faiz işletilecek?

Türk Borçlar Kanunu'nda yapılan değişikliğe göre, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar nedeniyle, zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten, zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilinemediği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilecek.

Tazminatlar için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilecek.

10 - Danıştaya yönelik hangi düzenleme var?

Danıştay Kanunu'nda yapılan değişikliğe göre, 2016'dan itibaren 10 yıl içinde Danıştay'daki daire sayısının 10'a düşürülmesine yönelik 23 Temmuz 2026'da sona erecek süre 4 yıl daha uzatılacak. Ayrıca Danıştay daire sayısının azalmayacak olması dolayısıyla boşalan her 2 üyelik için bir üye seçimi yapılması uygulamasından da 23 Temmuz 2030'a kadar vazgeçilecek.

ETİKETLER
#TBMM
#Yargı Paketi
#türk ceza kanunu
#Hukuk Muhakemeleri Kanunu
#Resmî Gazete
#Yaşam
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.