Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Hüseyin Muhibbi, Hürmüz Boğazı'ndaki durumun sorulması üzerine Boğaz'ın İran açısından yalnızca ekonomik bir su yolu olmadığını, aynı zamanda ülkenin "coğrafi ve stratejik gücünün kilit unsurlarından biri" olduğunu ifade etti.

Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının belirli şartlara bağlı olduğunu dile getiren Muhibbi, "Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, İran'ın belirlediği mekanizmalara ve koşullara tabidir. İran ile Umman arasındaki müzakerelerle ilgili değildir." dedi.
Muhibbi, boğazın açılmasının ABD'nin İran'ın koşullarını kabul etmesine ve bölgesel müzakerelere müdahale etmekten vazgeçmesine bağlı olduğunu savunarak, "Eğer ABD, İran'ın koşullarını kabul ederse, Hürmüz Boğazı kesinlikle açılacaktır." ifadelerini kullandı.

İran lideri Mücteba Hamaney'in Başdanışmanı Ali Ekber Velayeti, "güvensizliğin ana nedeni" olarak nitelendirdiği yabancı güçlerin bölgeden ayrılması gerektiğini vurgulayarak, güvenliğin bölge ülkeleri arasındaki işbirliğinin artırılmasıyla sağlanabileceğini belirtti.

Hamaney'in Başdanışmanı Velayeti, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından açıklama yaptı.
Açıklamada Velayeti, "Amerika ve Siyonist rejimin yenilgisi, bölgedeki güvensizliğin ana nedeni olan yabancı güçlerin bölgeden ayrılması gerektiğine dair inancı güçlendirmiştir. Bölge ülkeleri, artan işbirliğiyle güvenliği sağlayabilirler." ifadelerini kullandı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ise ABD'nin temmuz başında başlattığı müdahalelerden önce Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin savaş öncesi seviyenin yüzde 60'ına kadar toparlandığını belirterek, "Mutabakatın ihlal edilmesi ve İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki yönetim rolünün zayıflatılması kesinlikle kabul edilemez." diye konuştu.
Umman ile geçici bir güzergah üzerinde çalışıldığını aktaran Erakçi, sözlerine şöyle devam etti:
"Hürmüz Boğazı'ndaki önceki Trafik Ayrım Düzeni (TAD) artık Tahran için kabul edilebilir değil. Umman ile devam eden görüşmeler, güncellenmiş haritalara dayalı askeri ve deniz müzakereleri sonrasında kalıcı bir TAD için temel oluşturacak geçici bir rota belirlemeye odaklanıyor.

Teknik ve hukuki karmaşıklıklar göz önüne alındığında, şu anda geçici bir geçiş hattından söz ediyoruz. Nihai düzenleme sağlanıncaya kadar bu geçici uygulama esas alınacaktır."
"İki ülkenin kara ve deniz kuvvetleri arasında mevcut haritalar temelinde görüşmeler yapıldı ve bu görüşmelerin sonuçlanmasının ardından yeni güzergah belirlenecektir." diyen Erakçi, yeni güzergahın belirlenmesinde teknik ve hukuki unsurların dikkate alınacağını ifade etti.