Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Son günlerde yaşanan geri çekilmenin ardından yeniden toparlanma sinyali veren ons altın ve gram altın için gözler ABD'den gelecek enflasyon verisine çevrildi. Piyasalar, açıklanacak ABD TÜFE verisiyle birlikte FED'in faiz politikasına ilişkin yeni sinyalleri fiyatlamaya hazırlanırken, yatırımcılar ''Altın fiyatları düşecek mi, yükselecek mi?'' sorusunun cevabını arıyor.
Özellikle ABD enflasyonunun beklentilerin üzerinde veya altında gelmesi, ons altın başta olmak üzere gram altın fiyatlarında sert hareketlere neden olabilir.
Dolar ve euroda yatay hareketlilik sürerken, Brent petrol fiyatları ise 89 dolar bandında küresel enflasyon endişelerini yeniden gündeme taşıdı.
Tgrthaber.com Özel Haber Editörü Zeynep Gizem Er'in sorularını cevaplayan Ekonomist Necmettin Batırel, altın, dolar, euro ve Brent petrol piyasalarındaki son gelişmeleri değerlendirdi.
Batırel; ons altın ve gram altında kritik destek ve direnç seviyelerini açıklarken, dolar ve euro için beklentilerini, Brent petrolde ise 100 dolar alarmına yol açabilecek gelişmeleri değerlendirdi.
Son dönemde geri çekilmesinin ardından yeniden toparlanma eğilimine giren altının geleceğinde ABD enflasyon verisinin belirleyici olacağını ifade eden Batırel, yatırımcıların aceleci davranmaması gerektiğini söyledi.
Batırel, 24 ayar külçe altının gramının 6.688 TL seviyesinde olduğunu belirterek kısa vadede 6.800 TL'yi zirve, 6.500 TL'yi ise kritik destek olarak gösterdi.
Ekonomist Batırel, altın yatırımcılarına yönelik dikkat çeken değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
''Asya'daki merkez bankaları altın alımında bulunması piyasayı coşturdu. Çin merkez bankasının Temmuz'da 20 ton altın aldığı haberi onsu 4371 dolar seviyesine getirdi. İşgücü piyasasındaki yumuşama işaretleri, faiz vadeli işlemlerinin, Eylül ayındaki Federal Rezerv'in faiz kararı için faiz artırımından ziyade bekleme pozisyonunu yansıtmasını destekledi. Temmuz ayında tarım dışı istihdam beklenmedik şekilde düşerken, ücretler de yavaşladı; ancak daha düşük işsizlik oranı, işgücünün keskin bir şekilde azaldığını gösterdi. Daha düşük enerji fiyatları da külçe altın sahipleri için daha yüksek faiz oranlar riskini azalttı. ABD'nin İran'a yönelik daha az saldırıları, Washington'un İran ile bir anlaşmaya varılabileceği yönündeki söylemine rağmen henüz iki taraf arasında uzlaşma yok. Özellikle İran elindeki Hürmüz kozunu kullanarak Trump’ı köşeye sıkıştırdı. Çinli yatırımcılar, teknoloji hisselerindeki oynaklıktan ve fiziki piyasadaki son güçlenme işaretlerinden korunmak için altın destekli varlıklarda uzun pozisyonlarını artırmaya devam etti. Altının geleceğini ABD enflasyonu belirleyecek. Yüksek rakam olumsuz, düşük rakam pozitif etki meydana getirir. Önemli not: Güvenli liman 10 yıllık ABD tahvil getirilerinin 'faiz yükselecek' diyerek yoğun bir şekilde satılmasıyla getirilerin 4.71'e çıkması altın için negatif gelişme. 24 ayar külçenin gramı yeni günde şu anki verilere göre 6688 lira seviyesinde. Özellikle alım yapacaklara acele etmemelerini tavsiye ediyorum. Yarın sert düşüş yaşanabilir. Risk üstlenmek istemeyenler kar satışı yapabilir. Külçe altında kısa vadeli zirve 6800 TL'dir. Kısa vadeli destek 6500 TL'dir. ABD TÜFE’si belli olmadan pozisyon açılmamalı.''
Altının yanı sıra dolar ve eurodaki hareketliliği de değerlendiren Batırel, Merkez Bankası'nın rezervlerindeki yükselişe dikkat çekti:
''Merkez Bankasının toplam rezervleri, 7 Ağustos 2026 ile sona eren haftada 13,7 milyar dolar artarak 178,2 milyar dolara yükseldi. Rezervler 26 haziran haftasında 149.2 milyar dolarla yılın en düşük seviyesine inmişti. uygulanan sıkı para politikası ve yüksek faiz oranları, yabancı yatırımcıların özellikle Türk tahvillerine olan talebini artırdı. Merkez Bankası da bu durumda piyasadan yüklü döviz alımı yaparak rezervlerini hızla tahkim etti. Yaz aylarının getirdiği güçlü turizm döviz girdileri ile ihracatçıların döviz gelirlerinin belirli bir kısmını Merkez Bankası'na satma zorunluluğu, bankanın kasasına doğrudan ve sürekli bir döviz akışı sağladı. Geçmiş dönemlerin aksine, rezerv artışının sadece emanet (swap) paralarla değil, Merkez Bankası'nın kendi öz kaynaklarındaki artışla (swap hariç net rezervlerin pozitife dönmesi) desteklenmesi rezerv kalitesinin arttığını gösteriyor. Rezervlerdeki artışın Mekke Anlaşması'nın getireceği büyük fon akışı ile kısa sürede 220 doları aşarak yeni tarihi zirveye ulaşması bekleniyor. Rezervlerdeki yükseliş döviz alımını durdurdu. Ne vatandaş ne de şirketler talepte bulunmuyor. Dolar 47.73 TL, euro ise 55.14 TL seviyelerinde.''
ABD'de açıklanacak enflasyon verisinin yalnızca altın değil, dolar ve euro başta olmak üzere küresel piyasaların tamamında oynaklığı artırması bekleniyor.
Enerji fiyatlarındaki hareketliliğin ABD enflasyonuna yukarı yönlü risk oluşturabileceğine dikkat çeken Batırel, beklentilerin üzerinde gelecek bir TÜFE verisinin FED'in faiz indirim sürecine ilişkin endişeleri artırabileceğini belirtti.
Batırel, ABD enflasyonuna ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
''ABD’de Haziran ayındaki sert düşüşün ardından, Temmuz ayında benzin fiyatlarına yönelik beklentilerde kısmi bir toparlanma görüldü. Enerji fiyatlarındaki bu dalgalanma manşet TÜFE üzerinde yukarı yönlü bir risk oluşturabilir. Ancak Temmuz ayında tarım dışı istihdam verisinin beklenmedik şekilde zayıf gelmesi, ekonomik aktivitede bir yavaşlamaya işaret ederek genel enflasyonist baskıyı hafifletmektedir. Eğer açıklanacak veri piyasa beklentisi olan %3,4'ün üzerinde gelirse, FED'in faiz indirim süreçlerine dair endişeler artabilir; tahminlerin altında kalması durumunda ise küresel risk iştahı desteklenebilir. 1.1547 sentteki parite bu durumda 1.16 – 1.17 sent aralığına çıkabilir.''
Küresel piyasalarda gözlerin çevrildiği bir diğer başlık ise Brent petrol oldu. ABD-İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin belirsizliklerin petrol fiyatları üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Batırel, Brent petroldeki 89 dolar bandının ardından 100 dolar seviyesinin yeniden gündeme gelebileceği uyarısında bulundu.
Batırel, İran'ın Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması için ABD'den talep ettiği şartlara ve Washington yönetiminin tutumuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
''ABD ve İran arasında karşılıklı talepler arttı, çözüm ümitleri zayıfladı. İran’ın, Hürmüz Boğazı'nın ücretli olarak tamamen açılması için ABD'den 6 temel şartı var:
Trump İran’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması karşılığında öne sürdüğü 6 ağır şarta doğrudan taviz vermeyi reddederek, müzakereleri ağırdan aldıklarını (yarı yarıya yürüttüklerini) ve askeri bir operasyon yerine ekonomik baskıyı artırma stratejisine geçiş yapacağını açıkladı. ABD Başkanı, ''Biz de İran'ın 50 yıl içinde öldürdüğü insanlar için tazminat istiyoruz'' dedi. Bu belirsiz ortam brent petrolü 89 dolar seviyesine dayandırınca enflasyon endişeleri arttı, aşarsa 100 dolar hedef olur.''