Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Ankara Altındağ'daki Başkent Millet Bahçesi önemli bir güne şahitlik ediyor. 14 Ağustos 2001'de kurulan AK Parti, 25. yaşını kutlarken çok sayıda partili etkinliğe yoğun bir katılım sağladı.
Önemli gün dolayısıyla düzenlenen 25. Yıl Özel Mitingi'nde kürsüye çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan önemli açıklamalar yaptı.
Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
"Aziz milletim, AK Parti ailesinin kıymetli mensupları, değerli dava ve yol arkadaşlarım, Türkiye sevdalısı sevgili genç kardeşlerim, saygıdeğer hanımefendiler, Bu tarihi günde bu anlamlı buluşmada sizleri en kalbi duygularımla hürmetle muhabbetle selamlıyorum. Sizlerin şahsında cennet vatanımızın dört bir yanındaki Türk kardeşlerimi, 81 ilimiz, 922 ilçemizdeki vatandaşlarımın her birini yürekten selamlıyorum.
Dünyanın farklı ülkelerinde, farklı coğrafyalarında milletimizi temsil eden tüm vatandaşlarımıza aynı şekilde buradan muhabbetlerimi gönderiyorum. Gönül ve kültür coğrafyamızın dört bir yanındaki şu anda kalbi bizimle atan tüm dostlarımıza selam ediyorum.
Ülkemizin ve dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın. Partimize, şahsımıza, hareketimize, muhabbet duyan herkese selamlarımı iletiyorum. Özellikle bu akşam gönlü bizimle atan, bu yolda beraber yürüdüğümüz Cumhur İttifakı ortağımız, Devlet Bahçeli Beyefendi'ye partim ve tüm arkadaşlarım adına kalbi selamlarımı gönderiyorum.
Bugün çok özel, tarihi bir gün. 25’inci yılımızı büyük bir gururla idrak ediyoruz. AK kadrolar olarak, çeyrek asrı devirmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz.
Sandık her kurulduğunda sabahın erken saatlerinden itibaren bir bayram havasında sandıkları şenlendiren seçmenlerimize aynı şekilde gönülden teşekkür ediyorum. Bugüne kadar belki oyunu alamadığımız ama tercihlerini daima saygıyla karşıladığımız vatandaşlarımıza da demokrasimize yaptıkları katkılardan ötürü teşekkür ediyorum.
15 Temmuz gecesi meydanlarda kurduğumuz Cumhur İttifakı bünyesinde Türkiye'nin bekası, milletimizin istikbali uğrunda birlikte yol yürüdüğümüz ittifak ortaklarımıza dayanışmaları için teşekkür ediyorum. Bu vesileyle çok özel hazırlanmış çiçek göndererek yirmi beşinci yaşımızı kutlayan tekrar MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ile telefon etmek veya mesaj göndermek suretiyle heyecanımızı paylaşan siyasi partilerimizin değerli genel başkanlarına ayrıca teşekkür ediyorum.
AK Parti bundan 25 sene önce milletimizin umudu olarak doğdu. Bu partiyi millet kurdu. Kumaşını millet dokudu, hamurunu millet yoğurdu. Siyasetin sıkıştığı, ekonominin ağır kriz yaşadığı, Türkiye'nin önünü göremediği bir dönemde 'Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.' şiarıyla yola revan olduk. 'Sorunlar çözümsüz değildir.' dedik, 'Çözümler imkansız değildir.' dedik, 'Buradan bir çıkış yolu var.' dedik, 'Bizim reçetemiz var, bizim çözüm önerilerimiz var, bizim umudumuz, heyecanımız, gayretimiz var.' dedik.
14 Ağustos 2001'de AK Partiyi kurduk ve kurarken de tüm Türkiye'ye karanlığı kapatın, aydınlığa açın dedik. Yeter, söz de, karar da milletindir dedik. Partimizi kurduktan sadece 15 ay sonra 3 Kasım 2002'de seçime girdik. Milletimizin teveccühüyle tek başımıza iktidara geldik. Ne dediler? Yapamazlar dediler. Yaptık. Hem de en güzelini yaptık. Türkiye'yi rahatlattık. Umudu çoğalttık.
Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye 'ye tarihinin en büyük yatırımlarını, en büyük projelerini kazandırdık. Milletten aldığımız yetkiyi de topladığımız kaynakları da yine milletimiz için. Ülkemizi büyütmek kalkındırmak, güçlendirmek için kullandık.
Eğitime 37 trilyon lira, sağlığa 14 trilyon lira, gençlik ve spora 5 trilyon lira, sosyal yardımlara 12 trilyon lira, adalete 4 trilyon lira, içişlerine 3 trilyon lira, AFAD bünyesinde olmak üzere toplam 5 trilyon lira harcama yaptık.
Çalışma ve sosyal güvenliğe 7 trilyon lira. Ulaştırmaya 15 trilyon lira. Çevre ve şehirciliğe 19 trilyon lira. Kültür ve turizme 11 trilyon lira. Tarım ve ormana 7 trilyon lira, enerjiye 8 trilyon lira, savunma sanayine 374 milyar dolar, sanayi ve teknolojiye 2 trilyon liralık kaynak kullandık.
Teşviklerimizle 19 trilyon liralık 129 bin yatırıma ve 4 milyon 128 bin nitelikli istihdamın önünü açtık. 36 milyar dolar olan yıllık ihracatımız haziran ayında 278 milyar dolara çıktı. Milli gelirimiz 240 milyar dolardan 1 trilyon 600 milyar dolara ulaştı.
Dünyanın 21. büyük ekonomisi olan Türkiye, 2025 yılı itibariyle dünyada 16. Avrupa'da 6. sıraya yükseldi. Dışişlerimiz Türkiye'yi bölgesinde ve dünyada sözü güçlü, gücü tesirli bir ülke konumuna getirdi.
Savunma sanayinde kelimenin tam anlamıyla destan yazdık. Piyade tüfeğini bile dışarıdan alan bir ülkeyi, kendi savaş gemisini, insansız uçağını, helikopterini, tankını, füzesini, denizaltısını yapan hale getirdik.
Yıllık 10 milyar doları aşan ihracat rakamıyla bugün dünyanın 185 ülkesinde Türk savunma sanayi ürünleri kullanılıyor. Ulaştırma alanında Türkiye'ye çağ atlattık. Tam 24 bin kilometre yeni bölünmüş yol yaptık. Otoyol uzunluğumuzu iki kat artırdık.
İki kıtayı Marmaray ve Avrasya Tüneli ile yer altından Yavuz Sultan Selim ve 1915 Çanakkale Köprüsü ile yer üstünden birbirine bağladık. 26 olan havalimanı sayımız 58'e çıktı. Yapımı devam edenler hizmete girdiğinde bu sayı 60 olacak.
Türkiye'yi hızlı trenin konforu ile tanıştırmak bizlere nasip oldu sıfırdan 2 bin 251 kilometre hızlı tren hattı inşa ettik. 2028'e kadar 27 şehrimizi hızlı tren ağıyla birbirine bağlayacağız. 2053 yılında 48 saatte tüm Türkiye hızlı trenle gezilebilecek.
Eğitimde nicelik ve nitelik olarak Türkiye 'nin standartlarını yükselttik. 422 bin yeni derslik inşa ettik. Toplam 836 bin yeni öğretmen ataması yaptık. 'Başörtüsü yasağına son vereceğiz.' dedik. Üniversitede, okulda, kamuda son verdik.
'Üniversiteye girişte kat sayı adaletsizliğini kaldıracağız.' dedik, kaldırdık. 'Harçları kaldıracağız, ders kitaplarını ücretsiz dağıtacağız.' dedik, sözümüzü tuttuk. Yüksek öğrenim yurt yatak kapasitemizi 182 binden 983 bine yükselttik.
Sağlıkta vatandaşlarımızı birinci sınıf sağlık hizmetleriyle tanıştırdık. Sayısı 27 'ye çıkan şehir hastanelerimizle bu alanda adeta devrim yaptık. Millet bahçeleriyle şehirlerimizin çehresini değiştirdik. 323 millet bahçemizi hizmete açtık. 239 tanesinin yapımı devam ediyor.
TOKİ ile 1 milyon 766 bin konut ürettik. 369 bin konutun inşası sürüyor. 6 Şubat asrın felaketinde 455 bin konutu ve iş yerini 3 yıl gibi rekor sürede deprem zedelerimize teslim ettik. Deprem turistleri istismar peşinde fırsatçılık peşinde koşarken yaraları sarmak için tam 91.5 milyar dolarlık kaynak kullandık. 500 bin sosyal konut projemizle çok önemli bir ihtiyacı gideriyoruz.
Eskiden terörün kol gezdiği Gabar'da günlük 83 bin varil petrol üretiyoruz. Karadeniz'deki keşfimiz sayesinde bugün milyonlarca evde kendi doğal gazımız kullanılıyor. Artık başkalarının ürettiği araçlara gıptayla bakmıyor. Türkiye'nin otomobili TOGG'u yollarda gördükçe hepimiz gurur duyuyoruz.
Sadece yatırımlarda değil hak ve özgürlükler alanında da sessiz bir devrime imza ettik. 'OHAL'i kaldıracağız.' dedik, kaldırdık. 'Farklı dil ve lehçelerde yayınları serbestleştireceğiz.' dedik. TRT Kürdi'yi kurduk. Özel yayınları serbest bıraktık.
'Gençlerin siyasette önünü açacağız.' dedik. Seçilme yaşını 30'dan önce 25'e sonra 18'e indirdik. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi İle ülkemizin en kronik sorunlarından olan yönetimde istikrar meselesini çözümüze kavuşturduk.
'Ayasofya'nın kapısına vurulan zincirleri kıracağız.' dedik. Fatih'in emaneti Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi'ni yeniden ibadete biz açtık.
Partimizin programlarında ve seçim beyannamelerinde millete ne taahhüt ettiysek bunları yüzde 90 oranında gerçekleştirdik. Gelecek 25 yılı da planladık. 50 yılı da planladık. Bugün paylaştığımız 25. yıl vizyon belgemizin rehberliğinde hayalleri hedeflere, hedefleri gerçeklere dönüştürmeye devam edeceğiz.
Bu 25 yıl boyunca dikensiz bir gül bahçesinde yürümedik. Bizi yolumuzdan çevirmek için her yolu denediler, darbe senaryoları yazdılar, muhtıra vermeye kalkıştılar, partimizi kapatmaya kalktılar, Danıştay'da, Gezi'de terör eylemleriyle provokasyonlar yaptılar. 17 -25 Aralık'ta yargı darbesi yapmaya yöneldiler. 15 Temmuz'da haince silahlı darbe girişiminde bulundular. İçerideki aparatlarıyla dışarıdaki ağababalarıyla üzerimize geldiler.
Allah 'a hamdolsun. Hepsini tek tek püskürttük. 25 yıl sonra işte buradayız. Sapasağlam burada, milletin huzurundayız. İlk günkü heyecanımızla buradayız. İlk günkü enerjimizle buradayız. İlk günkü aşkımızla, ilk günkü kararlılığımızla yine Ankara Millet Bahçesi'ndeyiz.
Çeyrek asırda büyük işler başardık ama bitmedi. Hiçbir zaman bitmeyecek. Kimse bizden yorulma beklemesin. 25 yıl boyunca her sabah yeniden başladı. Her sabah ilk günkü gibi işimize sarıldık, bundan sonra da her gün bizim için yeni bir gün olacak partimizi kurduktan sonraki ilk sabah 15 Ağustos sabahı nasılsa bugün de yarın da her sabah 15 Ağustos sabahı gibi olacak. Daha yeni başlıyoruz.
Türkiye'yi işte bu hareket bu kadro kadınıyla erkeğiyle genciyle ve bu gençler onların çocukları torunları inşallah önce 2053'e sonra da 2071'e taşınacak. Türkiye'nin son 25 yılına olduğu gibi geleceğine de işte bu hareket damga vuracak. Daha yapacak çok işimiz var.
Türkiye'yi ellerinden tuttuk, ayağı kaldırdık, küllerinden yeniden inşa ettik, doğrulduk, büyük işler başardık ama durmayacak, dinlenmeyecek, ara vermeyecek, istikbali de inşa edecek, imar edeceğiz. Hani diyor ya Yunus, 'Biz sevdik. aşık olduk, / Sevildik maşuk olduk / Her dem yeniden doğarız / Bizden kim usanası?'
Her gün yeniden doğacağız, her sabah yeniden başlayacağız, bugün unutmayın yeni bir gündür diyeceğiz. Şimdi yeni şeyler söylemek lazım diyeceğiz. Her dem taze kalacağız. Bakın değerli kardeşlerim bu ülkenin 1970'lerden itibaren sinsi sinsi büyüyen bir FETÖ sorunu vardı. 1970'lerden itibaren hiçbir hükümet bunların önünü kesemedi.
1980'de, 1997'de iki kez darbe yapıldı bu ülkede. FETÖ 'ye dokunmadılar. Tam tersine önünü açtılar. Biz ülkeyi yönetme görevini devraldığımızda virüs vücuda yayılmış, bünyeyi adeta felç etmişti. Sabırla yürüdük, akılla yürüdük, dikkatle yürüdük. O meşgul gecede, o hain darbe girişiminde Allah onlara fırsat vermedi.
Aynı şekilde terör meselesi 1984'ten bu yana canımızı yakıyordu. Şimdi yaylalarda rahat geziyoruz. Evlatlarımız tek tek toprağa düşüyordu. Türkiye'nin gençleri de, birikimi de, morali de, hayalleri de terörle, hain terör eylemleriyle her gün solup gidiyordu. Ne dedik? 'Biz çözeceğiz.' dedik. 'Türkiye'yi 40 yıllık bu sıkıntıdan kurtaracağız.' dedik.
Elhamdülillah işte onu da Cumhur İttifakı olarak çözüyoruz ve çözdük. Gazi Meclisimizin desteğiyle, aziz milletimizin hayır duası ile çözüyoruz. Şehitlerimizin kahramanlığıyla, gazilerimizin fedakarlıklarıyla çözüyoruz. 86 milyon olarak el birliği, gönül birliği, hedef birliği yaparak çözüyoruz. Farklı kesimlerin bir araya geldiği Türkiye mutabakatını tesis ederek çözüyoruz.
Şunu unutmayacağız. Bizim en büyük sermayemiz kardeşliğimizdir. Kardeşliği korursak bu ülkeye hiç kimse kem gözle bakamaz. Bizi var eden, bizi bin yıldır dimdik ayakta tutan, bizi bu coğrafyaya hakim kılan, Müslümanlıktan gelen kardeşliğimizdir. Bu topraklarda ezan sesi susarsa, bu topraklarda Kur'an'ın sesi kısılırsa, bu topraklarda Müslümanlık Allah muhafaza zayıflarsa biliniz ki kardeşliğimiz de zayıflamıştır. Kardeşliğimiz zayıfladığında ülkemiz de zayıflamıştır. Biz en baştan itibaren işte bu duyguyla hareket ediyoruz. Bu ülkeyi kardeşlik büyütecek. Bu ülkeyi kardeşlik güçlendirecek.
21. yüzyılı inşallah kardeşlik Türkiye yüzyılı yapacak hiç kimsenin endişesi olmasın ne yapıyorsak ülkemiz ve milletimiz için yapıyoruz ne yapıyorsak gelecek nesillerin selameti refahı aydınlık yarınları için yapıyoruz. Ne yapıyorsak bu meseleyi tamamen çözerek evlatlarımıza terörsüz bir Türkiye terörsüz bir bölge bırakmak için yapıyoruz.
Şimdi birileri suyu bulandırmaya zihinleri kurcalamaya çalışıyor. Milleti korkutup sorunları çözümsüz bırakmak istiyorlar. Niye? Çünkü işsiz kalacaklar. Terör parantezi kapandığında istismar edecekleri bataklıkta kuruyacak. İşte bundan korkuyorlar. Bakın biz sadece terör sorununu bitirmiyoruz. İnşallah terörle birlikte Türkiye'nin içini karıştıran o emperyalist planı da alt üst ediyoruz. Terörün bitmesine kim üzülür? Türkiye üzerine hesabı olanlar üzülür. Bu yaranın bir kırk sene daha kanamasından çıkar sağlayanlar üzülür. Siyaseti ve toplumu terör üzerinden yıllardır dizayn etmeye alışanlar üzülür. Varsın üzülsünler. Bu ülkede anneler artık ağlamayacak. Gençler toprağa düşmeyecek. Çocuklar yetim, eşler dul kalmayacak. Ülkenin enerjisi heba olmayacak. Türkiye işte şimdi şaha kalkıyor. Türkiye yüzyılının şafağı işte şimdi söküyor. Kardeşliğimiz yeniden anlam kazanıyor. Gücümüze güç katıyor. Tarih yeniden yazılıyor. Açın yolları büyük Türkiye Cumhuriyeti geliyor."
Ayrıntılar geliyor...