Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

"Kadın" dizisinde oynadığı Nisan karakteriyle geniş kitleler tarafından tanınan Kübra Süzgün, yayımladığı videoda eski rol arkadaşı Özge Özpirinçci hakkında dikkat çeken iddialarda bulundu. Gözyaşları içinde konuşan Süzgün, 7 yıl önce kendisinin ve ailesinin çetelere hedef haline getirildiğini öne sürerek Özpirinçci'ye çağrıda bulundu. Gündem olan açıklamaların ardından uzun süredir sessiz kalan Özge Özpirinçci'den ilk paylaşım geldi.
Çocuk yaşta rol aldığı Kadın dizisiyle geniş kitleler tarafından tanınan Kübra Süzgün, sosyal medya hesabından paylaştığı videoyla yeniden gündeme geldi. Dizide Özge Özpirinçci'nin üstlendiği Bahar karakterinin kızı Nisan'ı oynayan genç oyuncu, yıllar sonra eski rol arkadaşı hakkında dikkat çeken iddialarda bulundu. Gündem oluşturan açıklamaların ardından gözler Özge Özpirinçci'ye çevrilirken, ünlü oyuncu sosyal medya hesabından konuyla ilgili bir açıklama paylaştı.

Paylaştığı videoda gözyaşlarına hakim olamayan Süzgün, Özge Özpirinçci'yi kendisini ve ailesini tehlikeye atmakla suçladı. Genç oyuncu, yaşadıklarını anlatırken şu ifadeleri kullandı:
"Özge Özpirinçci, beni tanıdın mı? Hani 'Kadın' dizisinde Nisan olarak oyunculuk yapan Kübra ben. Hani 7 yıl önce beni ve ailemi çetelere yem ederek kaçıp gittiğin Kübra ben."

Süzgün, açıklamalarının devamında çocukluğunu ve gençlik yıllarını korku içinde geçirdiğini "Seni tanıdığım günden beri ne çocukluğumu yaşayabildim ne de genç kızlığımı yaşayabildim. Biz her gün ailecek 'bizi ne zaman öldürürler' diye bekledik. Benim babam o çetelerle savaşmak için neyi var neyi yoksa hepsini sattı ve ölümüne savaştı. Hala da bizi korumak için savaşıyor" sözleriyle ifade etti.

Genç oyuncu, sözlerinin devamında Özpirinçci'ye sitem ederek "Ve umarım sen de Bodrum'da çok güzel eğleniyorsundur. Ama Allah'tan tek bir dileğim var; bana ve aileme bu dünyada yaşattıklarının 100 katını Allah'ım inşallah sana da yaşatırken bana da göstermeyi nasip etsin. Ama eğer göremezsem seni Allah'a şikayet edeceğim. Ve umarım bu dünyada veremediğin hesabı Allah'ın huzurunda verirsin" dedi.

Tartışmaların çıkış noktası ise geçtiğimiz aylarda Kübra Süzgün'ün babası Serkan Süzgün'ün yaptığı açıklamalar oldu. Serkan Süzgün, kızının fotoğraflarının izinsiz kullanıldığı gerekçesiyle yürüttükleri hukuki süreçte, Özge Özpirinçci'nin tavsiyesiyle iletişime geçtikleri avukat Nail Gönenli tarafından mağdur edildiklerini iddia ederek kamuoyundan destek istemişti.
Söz konusu iddiaların ardından Özge Özpirinçci de sessizliğini bozmuş ve ilk kez açıklama yapmıştı. Ünlü oyuncu, 2017-2019 yılları arasında Kadın dizisinin çekimleri sırasında Serkan Süzgün'ün kendisinden avukat önerisi talep ettiğini, bunun üzerine yalnızca kendi avukatı Nail Gönenli'nin ismini paylaştığını belirtmişti. Özpirinçci, hukuki sürecin hiçbir aşamasında yer almadığını vurgulayarak hakkındaki iddiaları reddetmişti.

Özpirinçci açıklamasında şu ifadelere yer vermişti:
2017-2019 yılları arasında Kadın dizisinde birlikte çalıştığım Kübra Süzgün'ün babası Serkan Süzgün, bir gün sette yanıma gelerek yaşadığı üzüntüyü dile getirmiş ve bir avukata ihtiyacı olduğunu ifade etmiştir. Bunun üzerine kendisini avukatım Nail Gönenli'ye yönlendirdim. Bahsi geçen konuya hiçbir aşamada dahil olmadım.
Yaklaşık yedi yıldır kendisi ve ailesi hakkında gerçeğe aykırı iddialar ortaya atıldığını belirten oyuncu, "Buna rağmen aradan geçen yaklaşık yedi yıl boyunca şahsıma, aileme ve yakın çevreme yönelik gerçeğe aykırı itham, iftira, tehdit ve hakaret içeren beyanları üzüntü ve şaşkınlıkla takip ediyorum" şeklinde açıklama yaptı.

Sessiz kalmasının nedeninin Kübra Süzgün'ün zarar görmesini istememesi olduğunu ifade eden Özpirinçci, aile bireylerinin de hedef alınması üzerine hukuki süreç başlatacağını açıklamıştı.
Ünlü oyuncu, "Bundan sonra tarafıma, aileme veya yakın çevreme yönelik sürdürülecek her türlü gerçeğe aykırı itham, iftira, tehdit ve hakaret içeren açıklamalar karşısında kişilik haklarımın korunması amacıyla tüm yasal yollara başvuracağımı kamuoyuna bildiririm." ifadelerini kullanmıştı.
Özpirinçci son olarak şunları ifade etti:

Uzun zamandır, hiçbir ilgim ya da dahlim bulunmamasına rağmen akıl dışı bir şekilde içine çekildiğim; ancak küçük bir kız çocuğunu korumak ve daha fazla zarar görmesini engellemek amacıyla sessiz kalmayı tercih ettiğim bu süreçle ilgili yeniden açıklama yapma gereği doğmuştur.
Hiçbir aşamasını kamuoyuna yansıtmadığım bu sürecin ne kadar hassas olduğunun her zaman farkındaydım. Küçük bir kız çocuğunun ruhsal gelişiminin ve mahremiyetinin zarar görmemesi, gerçeklikle bağdaşmayan bir anlatının içinde büyütülmesi; magazin konusu yapılabilecek bir mesele değildir.

Bu nedenle yaşananları öfkeyle ya da karşılıklı suçlamalarla değil; sakinliğimi, sağduyumu ve vicdani sorumluluğumu koruyarak yürütmeye özen gösterdim. Ancak sessizliğimin, hakkımdaki gerçek dışı iddiaları kabul ettiğim ya da bunlara verecek bir cevabım olmadığı şeklinde değerlendirilmesini de kabul etmiyorum.
Şahsıma yöneltilen iddiaların hiçbiri gerçeği yansıtmamaktadır. Hukuki haklarımın korunması amacıyla gerekli başvurular yapılmış ve ilgili süreçler başlatılmıştır. Bundan sonraki aşamada konuya ilişkin başka bir açıklama yapmayacağım. Devam eden hukuki sürecin ve en önemlisi söz konusu çocuğun üstün yararının gözetileceğine, sizlerin de bu hassasiyetle hareket edeceğinize inanıyorum.
Saygılarımla.