Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. Şenol Kobak, her bel ağrısının bir nedeni olduğunu özellikle genç yaşlarda başlayan, uzun süren, geceleri uykudan uyandıran ağrılara dikkat edilmesi gerektiğini bildirdi.

Prof. Dr. Kobak, "Sabah yataktan kalkmakta zorlanma, bel ve kalça bölgesinde uzun süren tutukluk, hareket ettikçe açılma ve şikâyetlerin haftalar ya da aylar boyunca devam etmesi, özellikle genç erişkinlerde aksiyel spondiloartrit gibi hastalıklar açısından değerlendirilmelidir. Bu tür ağrıların yalnızca ‘fıtık' olarak düşünülmesi tanının gecikmesine neden olabilir" dedi.

Bazı romatizmal hastalıklarda bel ağrısının kalça bölgesinde de hissedilebildiğini belirten Prof. Dr. Kobak, "Özellikle sağ ve sol kalça arasında yer değiştiren ağrı, uzun süreli sabah tutukluğu, geceleri ortaya çıkan ağrı veya hareketle rahatlama gibi bulgular bir arada değerlendirildiğinde romatizmal bir neden düşünülmelidir. Bunun yanında gözde kızarıklık ve ağrı, ciltte sedef hastalığı, bağırsak şikâyetleri veya ailede romatizmal hastalık öyküsü gibi bulguların varlığı da hekime mutlaka aktarılmalıdır" ifadelerini kullandı.

Bel ağrısının çoğu zaman kendiliğinden geçebildiğini ancak tekrarlayan veya uzun süren ağrıların göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Kobak, "Özellikle üç aydan uzun süren, gece ve sabah saatlerinde belirginleşen, hareketle azalan bel ağrısı olan kişilerin değerlendirilmesi önemlidir. Erken tanı, hastalığın kontrol altına alınması ve ileride oluşabilecek fonksiyon kayıplarının önlenmesi açısından önem taşır" şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Şenol Kobak, bel ağrısı yaşayan kişilerin kendi kendine tanı koymak yerine ağrının süresi, ne zaman arttığı, hareket ve dinlenmeyle nasıl değiştiği gibi özellikleri gözlemleyerek gerektiğinde romatoloji uzmanına başvurmasının doğru yaklaşım olduğunu sözlerine ekledi.