Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Çinli araştırmacılar, kalbin doğal ritmini kontrol eden sistemi taklit ederek laboratuvar ortamında sinüs düğümü organoidi geliştirdi. Şanghay merkezli ekip tarafından yürütülen çalışmalar, gelecekte elektronik kalp pillerine olan ihtiyacı tamamen ortadan kaldırabilir.
Kalbin sağ kulakçığının derinliklerinde yer alan sinüs düğümü, vücudun kalp atışlarını kontrol eden ve organın doğal pili olarak işlev gören minik bir hücre kümesidir. Düzenli elektriksel uyarılar üreterek kalbin üst ve alt odacıklarının kanı doğru şekilde pompalamasını sağlayan hayati merkez, arızalandığında ciddi sağlık riskleri ortaya çıkarıyor. En ağır durumlarda ise yapay kalp pilleri veya acil tıbbi müdahale gerektiriyor.

South China Morning Post'un haberine göre, bilim insanları birçok farklı doku türüne dönüşebilen insan pluripotent kök hücrelerini kullanarak üç boyutlu bir sinüs düğümü organoidi oluşturdu. Elektriksel uyarılar üretebilen yapay doku, kalbin doğal atış ritmini birebir yansıtıyor.
Araştırmacılar, geliştirilen sistemi gerçeğe daha da yaklaştırmak amacıyla organoidi kalbin tabanına yakın bir konumda bulunan yapay kardiyak pleksusa (sinir ağına) bağladı. Sinir sisteminin kalple nasıl iletişim kurduğu yeniden canlandırıldı. Cell Stem Cell dergisinde yayımlanan ve Çin Bilimler Akademisi ile Fudan Üniversitesi'nden uzmanları bir araya getiren araştırma, düzensiz kalp ritimlerinin incelenmesi adına yepyeni kapılar aralıyor.

Sağ üst odacığın yakınında ve vücudun en büyük damarlarından birinin bitişiğinde yer alan sinüs düğümüne insan doku örneklerinde ulaşmak oldukça zor. Özellikle fareleri içeren hayvan çalışmaları da insan kalbindeki doğal pilin işleyişini kopyalamakta uzun zamandır yetersiz kalıyordu.
SUNY Downstate Health Sciences University tarafından 2024 yılında yürütülen bir başka araştırma, hastalıkları incelemek ve biyolojik piller geliştirmek adına laboratuvarda yetiştirilen modellerin büyük potansiyel taşıdığını vurgulamıştı. Aynı hedef doğrultusunda yola çıkan Şanghay'daki araştırmacılar, erken embriyo gelişimi sırasında görülen sinyalleri yeniden üreterek istikrarlı ve kendiliğinden atan bir biyolojik doku elde etmeyi başardı.
