Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Sonbahar ve kış aylarında sıcaklıkların düşmesiyle birlikte kapalı ortamlarda geçirilen süre de artıyor. Bu dönemde hava kirliliği, kuru hava, ev tozu ve kapalı ortamlardaki alerjenler bazı kişilerde burun ve solunum yolu şikâyetlerini artırabiliyor. Soğuk havaya doğrudan maruz kalmak da hassas kişilerde baş ağrısı ve burun yakınmalarını tetikleyebiliyor.
Soğuk hava, özellikle migrene yatkın kişilerde baş ağrısını tetikleyen faktörlerden biri olabiliyor. Ani sıcaklık değişimleri, soğuk rüzgâr ve uykusuzluk gibi etkenler de bazı kişilerde ağrı ataklarının ortaya çıkmasına zemin hazırlayabiliyor.

Migren ağrısı çoğunlukla zonklayıcı özellik gösterebiliyor. Ağrıya ışık ve ses hassasiyeti, bulantı veya kusma eşlik edebiliyor. Ancak her baş ağrısının migren olmadığı unutulmamalı. Yeni başlayan, alışılmadık veya giderek şiddetlenen baş ağrılarında doktor değerlendirmesi önem taşıyor.
Soğuk havalarda burun tıkanıklığı ve akıntı da sık görülebiliyor. Sinüslerin iltihaplanması veya burun içindeki dokuların şişmesi, yüzde basınç ve dolgunluk hissine yol açabiliyor.

Sinüzit şikâyetlerinde burun tıkanıklığının yanı sıra yüzde, alın bölgesinde veya göz çevresinde ağrı ve basınç hissi görülebiliyor. Koku duyusunda azalma ve burun akıntısı da eşlik edebiliyor.
Ancak burun tıkanıklığı tek başına sinüzit anlamına gelmiyor. Viral üst solunum yolu enfeksiyonları ve alerjik rinit de benzer yakınmalara neden olabiliyor. Bu nedenle uzun süren veya tekrarlayan şikâyetlerde muayene edilmek gerekiyor.

Alerjik riniti bulunan kişilerde özellikle ev tozu akarları, polenler, küf ve hayvan kaynaklı alerjenler şikâyetleri artırabiliyor. Soğuk aylarda pencerelerin daha az açılması ve kapalı ortamda daha uzun süre kalınması da bazı kişiler açısından sorun oluşturabiliyor.

Alerjiye bağlı burun akıntısı çoğunlukla berrak olurken hapşırma, burun ve gözlerde kaşıntı da görülebiliyor. Sinüzitte ise yüzde basınç, koyu kıvamlı akıntı ve koku duyusunda değişiklik gibi farklı belirtiler ön plana çıkabiliyor.
Belirtilerin birbirine benzeyebilmesi nedeniyle kişinin kendi kendine antibiyotik veya başka bir ilaç kullanması önerilmiyor.

Soğuk havalarda vücudu aşırı sıcak ile aşırı soğuk arasında bırakmamak önemli. Dışarı çıkarken hava koşullarına uygun giyinmek, baş ve boyun bölgesini soğuktan korumak ve yeterli sıvı tüketmek genel olarak fayda sağlayabiliyor.
Kapalı ortamların düzenli havalandırılması da önem taşıyor. Alerjisi bulunan kişilerin tetikleyicilerini mümkün olduğunca azaltması, yaşam alanlarında toz birikmesini önlemesi ve doktor tarafından önerilen tedaviyi düzenli uygulaması gerekiyor.

Baş ağrısı, burun tıkanıklığı veya yüz bölgesindeki ağrı birkaç gün içinde düzelmiyor, sık tekrarlıyor ya da günlük yaşamı ciddi şekilde etkiliyorsa doktora başvurulması gerekiyor. Özellikle çok şiddetli ve aniden başlayan baş ağrısı, görme değişikliği, bilinç değişikliği, ense sertliği, yüksek ateş veya nörolojik belirtiler gibi durumlarda gecikmeden tıbbi değerlendirme yapılması önem taşıyor.