Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
ABD'nin 2003'te başlayan işgali sonrasında, ABD güçleri ve uluslararası koalisyon güçleri, Irak'tan çekilme sürecini bugün tamamladı. Irak topraklarında yabancı asker veya askeri üs bulunmayacak.
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Sean Parnell, çekilme sürecine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Parnell, ABD ile Irak arasında Eylül 2024'te yapılan ortak açıklama ve "ABD'nin ulusal çıkarları" kapsamında ABD ve koalisyon güçlerinin Irak'tan çekilme sürecini tamamladıklarını belirtti.
ABD'nin Irak'taki işgali sürecinde bölgedeki terör tehdidinin yenildiğini savunan Parnell, "Peşmerge ve Kuzey Irak'taki diğer güvenlik güçleri de dahil olmak üzere Irak Güvenlik Güçlerinin, Irak’ın güvenliğini sağlamak ve DEAŞ kalıntılarını bastırmaya yönelik devam eden çabalara öncülük etmesini bekliyoruz." ifadelerine yer verdi.

Parnell, Pentagon'un Irak'a eğitim ve istihbarat desteği vermeyi sürdüreceğine işaret ederek, "Irak’ın egemenliğini ve bölgesel istikrarı zedeleyen DEAŞ kalıntıları ve İran yanlısı milisler de dahil olmak üzere, Irak’ın halen karşı karşıya olduğu güvenlik sorunlarının çözümüne ilişkin birincil sorumluluk artık Irak hükümetine aittir." ifadesini kullandı.
ABD'nin terörle mücadeleye olan bağlılığını sürdürdüğünün altını çizen Parnell, "ABD, sınırlarını güvence altına alan, halkını koruyan ve iki ülke arasında daha derin ticari, diplomatik ve güvenlik işbirliğinin temelini oluşturan, güçlü ve egemen bir Irak’ı desteklemektedir." mesajını verdi.
Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, başkent Bağdat'ta "Egemenlik Günü" ve uluslararası koalisyonun görev sürecinin tamamlanması dolayısıyla düzenlenen resmi törende konuştu.
Irak'ın güvenlik güçlerinin yıllar süren "fedakarlıkları ve kahramanca" çabaları sayesinde ülkenin tamamında güvenliğin ve saha kontrolünün sağlandığını kaydeden Zeydi, ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun ülkedeki DEAŞ'la mücadele misyonunun resmen sona erdiğini ve 30 Eylül 2026'nın "hafızalarda kalacak bir gün" olduğunu söyledi.
Uluslararası koalisyonun DEAŞ'la mücadele görevinin sona ermesinin, dost ülkeler ve halklar arasındaki işbirliğinin "aşırıcılık ve vahşetin en karanlık dönemlerinden birine karşı zafer kazandırdığını" gösterdiğini ifade eden Zeydi, Irak halkının silahlı kuvvetlerle birlikte verdiği mücadelenin ordunun yeniden yapılanmasının önünü açtığını belirtti.

Dost ülkelerin bu kritik mücadelede Irak'a destek verdiğini dile getiren Zeydi, Irak silahlı kuvvetlerinin de saflarını yeniden düzenleyerek silah ve teçhizat bakımından güçlendiğini söyledi.
Uluslararası koalisyona katılan ülkelere ve Irak güvenlik güçleriyle birlikte çalışan komutan, subay, eğitmen ve danışmanlara teşekkür eden Zeydi, koalisyonun görevinin sona ermesinin terörle mücadelenin bittiği anlamına gelmediğini vurguladı.
Zeydi, bu gelişmenin Irak'ın güvenlik ve istikrarının tüm sorumluluğunu üstleneceği yeni bir döneme geçiş olduğunu belirtti.
Uluslararası koalisyondaki dost ülkelerle güvenlik işbirliğinin devam edeceğini, bu işbirliğinin daha etkili ve odaklı hale geleceğini ifade eden Zeydi, işbirliği kapsamında güvenlik ve istikrarı desteklemek amacıyla teknoloji ve dijital çözümlerden de yararlanılacağını kaydetti.
Irak Başbakanı Zeydi, "Hukukun çatısı dışında silah, devlet kurumlarının dışında güç olmayacak." ifadelerini kullandı.

ABD'nin 2014'te terör örgütü DEAŞ'la mücadele kapsamında yeniden başlayan askeri varlığı sona ererken, Iraklılar ülkelerinin geleceğinde egemenlik, güvenlik ve istikrarın hakim olmasını istiyor.
Bağdat sokaklarında vatandaşlar, ABD'nin çekilmesini değerlendirdi.

Iraklı vatandaşlar, bu gelişmenin Irak'ın kendi güvenliğini sağlama kapasitesi ve dış müdahalelerden bağımsız hareket edebilmesi açısından önem taşıdığını ifade etti.
Vatandaşlardan Settar Cebbar, ABD askerlerinin çekilmesinin ülkenin egemenliği açısından önem taşıdığını belirterek, "ABD'nin çekilmesi Irak için bağımsızlık demek ve Batı'nın işlerimize karışmaması anlamına gelecek." dedi.
Çekilmenin ardından Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin ülke yönetiminde daha fazla ağırlık kazanacağını ve egemenliğin korunabileceğini savunan Cebbar, Irak toplumunun bundan sonraki süreçte istikrar ve güvenliğin sağlanması için birlik içinde hareket etmesi gerektiğini söyledi.
Bedi el-Ani de ABD'nin çekilmesini Irak ve İslam dünyası açısından bir zafer olarak gördüğünü belirterek, "Allah bu ülkeye istikrar ve refah getirsin, komşu ülkelerle işbirliği ve dayanışma nasip etsin." ifadelerini kullandı.

Firas Musevi ise ABD işgalinin sona ermesiyle Irak'ın egemenliğini yeniden kazanması gerektiğini vurgulayarak, "Irak ordusu, polis teşkilatı ve terörle mücadele güçlerimiz ülkeyi korumaya yüzde 100 muktedirdir. Bu anlamda başka bir ülkenin desteğine ihtiyacımız yok. ABD'nin açtığı yara izleri hafızamızdan silinmeyecek." diye konuştu.
Reşid Mehdi de ABD ve uluslararası koalisyonun Irak'taki misyonunun tamamen sona ereceği konusunda şüpheleri olduğunu söyledi. ABD'nin Irak'a geliş amacını eleştiren Mehdi, "ABD ve koalisyon bu ülkeye bizi sevdikleri için değil, maddi kazanç ve petrol elde etmek için geldi. Askeri ve hatta bilimsel alanlarda bile yabancı ülkelerin etkisi sürdükçe ve bir ülke başka bir ülkenin iç işlerine müdahale ettikçe o ülke güvende olmaz." değerlendirmesinde bulundu.
Mehdi, yabancı müdahalelerin sona ermesinin Irak'ın güvenliği ve bağımsızlığı açısından önemli olduğunu kaydetti.

Halid Ubeyyis, Irak hükümetinin ABD güçlerinin çekilmesi yönündeki kararını önemli bulduğunu belirtti.
ABD askerlerinin ülkeden ayrılmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Ubeyyis, "ABD güçlerinin çekilmesi bizi sevindirir ve sorumluluk sahibi yapar. Ülkemizin güvenliğini sağlamak için devletimizin güçlü askeri ve güvenlik güçleri var." ifadelerini kullandı.

Saddam Hüseyin rejimini devirmek için Mart 2003'te Irak'ı işgal eden ABD'nin bu ülkede bilinen 9 askeri üssü bulunuyordu. ABD, 2011'de Irak'tan çekilse de buradaki varlığını söz konusu askeri üslerle güçlendirdi.
ABD, Uluslararası Bağdat Havalimanı'daki Victory Askeri Üssü'nün yanı sıra başkentin Taci bölgesinde de eğitim amaçlı bir üsse sahipti.
Ülkenin batısındaki Enbar'da Habaniyye ve Aynü'l Esed adlı iki askeri üssü daha bulunan ABD, özellikle 2014 yazında DEAŞ saldırıları sırasında bu üsleri aktif şekilde kullanmaya başladı.
Amerikan askerleri, Salahaddin vilayetindeki Beled Hava Üssü'nü de kullandı.
Irak'ı işgal eden ABD, Kerkük'teki K1 Askeri Üssü'nün yanı sıra ülkenin ikinci büyük kenti Musul'da da askeri üslerle varlık gösterdi.
ABD güçleri ayrıca Musul'da Kayarra (Geyyara) Askeri Üssü'nde de bulundu.

Trump'ın askerlerini Suriye'den çekme kararının ardından gündeme gelen Erbil'deki Harir Hava Üssü de ABD güçlerinin bulunduğu üsler arasında yer aldı. ABD, Uluslararası Erbil Havalimanı'nında da bir askeri üsse sahipti.
Washington yönetimi, 2015'ten bu yana kontrolünde tuttuğu Erbil'deki Harir Hava Üssü'nün pistini genişleterek tesisi aktif biçimde kullanmaya başladı.
ABD, 2003 yılında işgal ettiği Irak'ta yaklaşık 166 bin askeriyle Aralık 2011'e kadar varlık gösterdi. Bu tarihten sonra eski Başkan Barack Obama'nın talimatı üzerine tüm askerlerini Irak'tan çekti.
Ancak terör örgütü DEAŞ'ın 10 Haziran 2014'te ortaya çıkmasından sonra dönemin Irak Başbakanı Nuri el-Maliki'nin çağrısı üzerine ABD yeniden askerlerini Irak'a gönderdi.
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın yayımladığı son verilere göre, iki ülke arasında 2014 yılında imzalanan askeri stratejik anlaşma uyarınca Irak'ta 5 bine yakın ABD askeri bulunuyordu.