Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Güllü ile kızı arasında kaydedildiği belirtilen konuşmada Tuğyan, anne-kız arasındaki ilişkiyi sorgularken, Güllü ise kızına "Sen benim doğurduğumsun, canımsın. Bak şu etimsin, etim. Milleti bırak." sözleriyle karşılık veriyor. Kaydın ne zaman alındığı açıklanmazken, konuşmanın dava dosyasındaki diğer ses kayıtlarının ardından kamuoyuna yansıması dikkat çekti.
Güllü'nün ölümüyle ilgili davada ilk duruşmanın görülmesine kısa süre kala dosyaya yeni bir ses kaydı daha yansıdı. ATV Haber'de yayımlanan kaydın, Güllü ile kızı Tuğyan Ülkem Gülter arasındaki bir konuşmaya ait olduğu belirtildi.

Kayıtta Tuğyan'ın annesiyle yaşadığı sorunları anlattığı ve aralarındaki ilişkinin uzun süredir gergin olduğunu ifade ettiği duyuluyor. Tuğyan, konuşma sırasında şu sözleri söylüyor:
"Bu hayatta en çok ben seni hazmedemiyorum, sen de beni. Ben senin gücünü hazmedemiyorum, sen de benim gücümü hazmedemiyorsun. Bu hayatta en çok sen beni kıskanıyorsun, ben de seni kıskanıyorum."
Güllü'nün bu sözlerin ardından kızına verdiği cevap ise kaydın en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu: "Sen benim doğurduğumsun, canımsın. Bak şu etimsin, etim. Milleti bırak."

Konuşmanın ilerleyen bölümünde Tuğyan'ın aile ilişkileriyle ilgili sözleri de dikkat çekiyor. Tuğyan, annesine "Biz en son ne zaman aile olduk?" diye soruyor.
Ardından birlikte kamuoyu karşısına çıktıkları bazı anların gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek şöyle konuşuyor:
"Orada aile değildik, biz orada tiyatro yapıyorduk. İnsanlar bizi aile gibi görsün." Söz konusu ses kaydının hangi tarihte alındığı ise henüz açıklanmadı.

Asıl adı Gül Tut olan Güllü, 1973 yılında İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde dünyaya geldi. Henüz 15 yaşındayken düğün salonlarında sahne almaya başlayan sanatçı, ilerleyen yıllarda "Kasımpaşalı Güllü" adıyla tanındı.
Roman havaları ve arabesk-fantezi müzik alanındaki çalışmalarıyla geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan Güllü'nün "Her Şeyim Oldun", "Ödüm Kopuyor", "Değmezmiş Sana" ve "Oyuncak Gibi" gibi şarkıları müzik kariyerinin öne çıkan eserleri arasında yer aldı.

Sanatçı, 26 Eylül 2025'te Yalova'daki evinin 6. katındaki pencereden düşerek 51 yaşında yaşamını yitirdi. Olayın ardından başlatılan soruşturmanın ilerleyen aşamalarında Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter'in de aralarında bulunduğu kişilerin ifadelerine başvuruldu.
Tuğyan, ilk ifadesinde annesinin Roman havası oynadığı sırada ayağının kaydığını ve açık pencereden düştüğünü söyledi.

Güllü'nün ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında Tuğyan Ülkem Gülter, 10 Aralık 2025'te olay gecesi evde bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu ve iki kişiyle birlikte gözaltına alındı. Tuğyan, 13 Aralık'ta tutuklandı. Sultan Nur Ulu'nun ifadesinde Tuğyan'ın annesini bacaklarından kaldırarak aşağı ittiğini öne sürdüğü belirtildi. Tuğyan ise hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.
Ağustos ayında tamamlanan iddianamede Tuğyan hakkında "tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Dosyaya giren bilirkişi raporunda ise Güllü'nün düşmesinden saniyeler önce Tuğyan'ın "Hadi görüşürüz" dediği yönündeki değerlendirme yer aldı. Sultan Nur Ulu hakkında da yalan tanıklık suçundan dava açıldı.

Güllü'nün ölümüne ilişkin soruşturma ve dava sürecinde farklı ses kayıtları da gündeme geldi. Ağustos ayında Tuğyan'ın nişanlısıyla ilgili "Bende çıplak videoları var" dediğinin ileri sürüldüğü bir kayıt kamuoyuna yansıdı.
Eylül ayında ise Sultan Nur Ulu'nun, Tuğyan'ın kendisine "Yanarsam seni de yakarım, susacaksın" dediğini aktardığı başka bir kayıt gündeme geldi.
Son olarak anne-kız arasında geçtiği belirtilen yeni konuşmanın yayımlanmasıyla birlikte dava dosyasındaki ses kayıtları yeniden tartışma konusu oldu.

Güllü davasının ilk duruşması 1 Ekim 2026 Perşembe günü Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek. Tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in duruşmada hakkındaki suçlamalara ve dosyada yer alan delillere ilişkin savunma yapması bekleniyor. Yeni ses kaydının da dava sürecinde nasıl değerlendirileceği duruşmayla birlikte netleşecek.