Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Kredi çeken ya da kredi kartı kullanan birçok kişi asgari ödeme batağından çıkamıyor. Bu şekilde de borcu devamlı faiz yüküyle artıyor. Peki borçsuz bir hayat mümkün mü?
TÜKONFED Bankacılık Komisyonu Başkanı Hüseyin Ölmez, Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş’a kredi kartı kullanıcıları için hayati uyarılarda bulundu.

Kredi kartı kullanan tüketiciler nasıl borç döngüsüne sürüklüyor?
TÜKONFED Bankacılık Komisyonu Başkanı Hüseyin Ölmez: Gelir durumuyla uyumlu bir kredi kartı limiti olmaması sonucunda birçok tüketici kredi kartı borcu altında eziliyor. Aylık taksit ödemelerini bile yapmakta zorlanan kullanıcılar asgari ödeme tuzağına düşüyor.
Kredi kartı asgari ödeme tutarı, yasal olarak gecikmeye düşmenizi engelleyen ve kartınızın kullanıma açık kalmasını sağlayan ancak mevcut borç durumunuzu azaltmayan en düşük ödeme tutarına deniyor.
BDDK (Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu) düzenlemelerine göre güncel asgari ödeme oranları kredi kartınızın toplam limitine göre belirlenir:
| Kredi Kartı Toplam Limiti | Asgari Ödeme Oranı |
|---|---|
| 50.000 TL ve altı | Dönem borcunun %20'si |
| 50.000 TL üzeri | Dönem borcunun %40'ı |
Kredi kartı kullanımı kamu maliyesi açısından tüm harcamaların kayıt altında olmasını sağladığı için denetim açısından önemlidir. Finansal tüketici açısından ise nakit taşıma riskinden, çalınma, güvenlik gibi avantajlar sağlar.
Finansal okuryazarlığı düşük olan tüketiciler de bu yönlendirmeye gönüllü olarak destek vermiştir. Sonuçta tüketim bir sosyal statü haline dönüşmüştür.

Finansal okuryazarlığı düşük olan tüketiciler:
Kredi kartı limitini gelirleri gibi harcanabilir para olarak görüp harcadı,
Kartlardan nakit çekme imkânı sayesinde paraya ulaşmanın çok kolay olduğunu görüp kredi kullandı,
Puan ve hediye vaatleriyle gereksiz alışverişler yaptı,
Aylık gelirini aşan taksitli alışverişlere girdi,
Faiz, vergi ve masrafları göz ardı etti,
Ödeme gücü yetmeyince asgari ödeme tuzağına düştü.
Bu durum, tüketicilerin gönüllü olarak içine girdikleri ve sonrasında çıkmakta zorlandıkları bir döngü oluşturdu. Finansal tüketiciler, faiz ve masraf uygulamalarını bilmemeleri veya ilgisizlikleri nedeniyle bankalara fazla faiz ve masraf ödemektedir. Bu da borcun giderek artmasına neden olmaktadır.

Kredi kartı ve kredi borçlarını başka borçlarla kapatmaya çalışmak tüketiciyi nasıl bir noktaya götürüyor? “Borçla borç kapatma” döngüsünden nasıl çıkılır?
Hüseyin Ölmez: Geçmişte bu durum büyük bir risk olarak görülürdü ve bankacılar tarafından hoş karşılanmazdı. Günümüzde ise yaygın hale gelmiştir.
Bu sistem sürdürülebilir değildir. Özellikle “zombi şirketler” bu yöntemle ayakta kalmaya çalışmış, krediye ulaşamayınca batmıştır.

Toplumun önemli bir kesimi, tüketimi sosyal statü haline getirmiş ve gelirini doğru yönetmek yerine harcamaya yönelmiştir. Hatta gelecekteki gelirlerini bile borçlanarak tüketmiştir.
Finansal okuryazarlık eksikliği nedeniyle tüketicilerin faiz yükü artarken, yeni borçlar da eski borçları kapatmak için kullanılmaya başlandı. Kredi kartı ve kredi borçları bugün toplumsal bir sorun haline gelirken, bu durumdan çıkış için tüketicilerin kendi finansal durumlarını dürüstçe analiz ederek borçlanma kararlarını buna göre vermesi gerekiyor. Bunun yanı sıra, günü kurtaran çözümler yerine üretimi destekleyen güçlü ve sürdürülebilir bir finansal sistemin kurulması önem taşıyor.