Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Diyarbakır’da 3 yaşındaki bir çocuğun sokak kedisi tarafından ısırılması sonucu entübe edilmesi gözleri yeniden kuduz hastalığına çevirdi. Kuduz hastalığı ile ilgili bilinmesi gerekenleri Atlas Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Fatma Bozkurt anlattı. İşte dikkat edilmesi gerekenler.
Sokakta karşılaştığımız bir kediyi veya köpeği sevmek çoğumuz için oldukça doğal bir davranış. Ancak özellikle sahipsiz hayvanlarla temas sonrasında “Kuduz bulaşır mı?”, “Hayvanı sevdikten sonra ellerimi yıkamam yeterli mi?” veya “Küçük bir tırmalama nedeniyle kuduz aşısı gerekir mi?” gibi sorular çok sık karşılaştığımız sorular. Kuduz, belirtiler ortaya çıktıktan sonra son derece tehlikeli seyreden ancak riskli temasın ardından zamanında alınacak önlemlerle önlenebilen viral bir hastalıktır.

Kuduz virüsü insanlara başta köpekler olmak üzere enfekte memeli hayvanlardan bulaşabilir. Virüs özellikle enfekte hayvanın salyasında bulunur. En bilinen bulaşma şekli hayvanın insanı ısırmasıdır. Bununla birlikte deriyi bozan tırmalamalar da risk oluşturabilir. Enfekte hayvanın salyasının açık bir yaraya, çatlamış deriye veya göz, ağız ve burun gibi mukozalara temas etmesi de kuduzun bulaşmasına neden olur. Buna karşılık sokakta bir kediyi veya köpeği yalnızca sevmek, tüylerine dokunmak ya da hayvanın sağlam deriyi yalaması genel olarak kuduz açısından riskli temas olarak değerlendirilmez. Buradaki önemli nokta kişinin cildinde açık yara bulunmaması ve ısırılma veya deriyi bozan tırmalama yaşanmamasıdır.

Sokak hayvanlarına dokunduktan sonra ellerin su ve sabunla iyice yıkanması genel hijyen açısından önemlidir. Sağlam deriyle gerçekleşen sıradan bir temas sonrasında paniğe kapılmaya gerek yoktur. Ancak hayvan tarafından ısırılma veya tırmalanma söz konusuysa yaklaşım değişir. Yara küçük veya yüzeysel görünse bile temas bölgesi mümkün olan en kısa sürede bol su ve sabunla en az 15 dakika boyunca yıkanmalıdır. Ardından sağlık kuruluşuna başvurularak temasın kuduz açısından değerlendirilmesi gerekir.

Özellikle deriyi geçen ısırıklar, kanamalı yaralar veya hayvanın salyasının açık yaraya, göze ya da ağıza temas etmesi daha ciddi değerlendirilmelidir. Hekim temasın şekline ve risk düzeyine göre kuduz aşısının uygulanmasına, gerekli durumlarda ise kuduz immünglobulini ve aşı uygulanmasına karar verebilir.
Kuduzun belirtileri hayvanla temastan hemen sonra ortaya çıkmaz. Hastalığın kuluçka süresi çoğunlukla haftalar veya aylar sürebilir. Bu süre yaranın bulunduğu bölgeye, yaranın derinliğine, virüs miktarına ve kişiye bağlı olarak değişiklik gösterebilir.

İlk dönemde ateş, halsizlik, baş ağrısı, iştahsızlık ve genel rahatsızlık hissi gibi başka hastalıklarla kolaylıkla karıştırılabilecek belirtiler ortaya çıkabilir. Isırılan veya tırmalanan bölgede ağrı, yanma, kaşıntı ya da karıncalanma hissedilmesi ise kuduz açısından dikkat çekici belirtilerden biridir. Hastalık ilerlediğinde sinir sistemi etkilenmeye başlar. Huzursuzluk, aşırı hareketlilik, davranış değişiklikleri, yutma güçlüğü, kas spazmları ve aşırı salya görülebilir. Kuduzla özdeşleşen belirtilerden biri de hidrofobi, yani su içmeye çalışırken ortaya çıkan yutma güçlüğü ve spazmlar nedeniyle gelişen sudan korkma durumudur. İleri dönemde nöbetler, bilinç bozukluğu ve felç gelişebilir.

Tanımadığınız hayvanlara özellikle yemek yerken, uyurken veya yavrularını korurken yaklaşmamak önemlidir. Saldırgan, aşırı sakin, yönünü bulmakta zorlanan, ağzından yoğun salya gelen veya alışılmadık davranışlar sergileyen hayvanlara dokunulmamalıdır. Çocuklara da tanımadıkları kedi ve köpeklere kontrolsüz şekilde yaklaşmamaları öğretilmelidir. Evcil hayvanların kuduz aşılarının düzenli olarak yaptırılması hem hayvanların hem insanların korunmasına yardımcı olur. Kuduz açısından en önemli kural ise belirtilerin ortaya çıkmasını beklememektir. Şüpheli bir hayvan tarafından ısırılma, deriyi bozan tırmalama veya salyanın açık yaraya ya da mukozaya teması durumunda yara hemen yıkanmalı ve mümkün olan en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Zamanında yapılan değerlendirme ve uygun temas sonrası koruyucu tedavi, kuduzun önlenmesinde hayati önem taşır.