Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Apple dünya genelindeki akıllı telefon pazarında yüzde 18,7 paya sahipken, anavatanındaki payı yüzde 54'e kadar yükseliyor. Araştırmalara göre Amerika Birleşik Devletleri'ndeki iPhone kullanıcılarının sayısının ise 150,7 milyona ulaştığı tahmin ediliyor.
Şık kullanıcı arayüzü, üst seviye özellikleri ve kamera performansı sayesinde geniş bir kullanıcı kitlesine sahip olan iPhone modelleri, iPhone 18 Pro ile popülerliğini sürdürürken Apple telefonların bazı dezavantajları da bulunuyor. Peki neden iPhone kullanmamalısınız? İşte 6 önemli sebep...

iPhone modelleriyle ilgili en fazla eleştirilen konuların başında fiyat etiketi geliyor. Yakın zamanda duyurulan iPhone 18 Pro 137 bin 999 TL, iPhone 18 Pro Max ise 149 bin 999 TL başlangıç fiyatına sahip. 23 Ekim'de satışa çıkacak katlanabilir iPhone Duo modelinin fiyatı ise 229 bin 999 TL'den başlıyor.
Bir Android telefona sahip olmak içinse bu kadar uçuk rakamlar ödemenize gerek yok. Ortalama 50 bin TL'ye bile fiyat/performans modeller bulabilirsiniz. Öte yandan Apple'ın resmi olarak sattığı en ucuz telefonu olan iPhone 17e dahi 72 bin 999 TL'ye sunuluyor.
Apple ayrıca iPhone kutularında yalnızca şarj kablosu sunuyor. Güç adaptörünün ayrı satın alınması gerektiği için telefonun toplam maliyeti daha da artabiliyor.

Apple son yıllarda iOS işletim sistemindeki kişiselleştirme seçeneklerini artırdı. iOS 27 ile ana ekran ve kilit ekranında değişiklikler yapılabiliyor. İlk olarak iOS 14 ile kullanıma sunulan widget'ların yanı sıra uygulama simgeleri büyütülüp küçültülebiliyor. Simgeler açık, koyu, şeffaf, renklendirilmiş görünümlere getirilebiliyor. Denetim Merkezi de kullanıcı tercihine göre düzenlenebiliyor.
Android'de ise özelleştirme imkanları çok daha geniş. Google Pixel gibi bazı telefonlarda seçilen temaya göre uygulamalara özel simgeler oluşturulabiliyorsunuz. Kullanıcılar ayrıca Niagara Launcher, Nova Launcher ve Apex Launcher gibi farklı başlatıcılar kullanarak telefonun arayüzünü tamamen değiştirebiliyor.
Daha ileri seviyede değişiklik yapmak isteyen Android kullanıcıları GrapheneOS ve LineageOS gibi farklı ROM'ları telefona yükleyebiliyor. iPhone sahipleri ise Apple'ın izin verdiği özelleştirme seçeneklerine mahkumlar.

Apple yalnızca iPhone üretmiyor. MacBook, Apple Watch, AirPods ve iPad gibi çok sayıda ürün şirketin ekosisteminin önemli parçalarını oluşturuyor. Tüm cihazları satın almak zorunlu olmasa da Apple ürünlerinin birbirleriyle yüksek uyumu kullanıcıları zaman içerisinde diğer cihazlara yönlendirebiliyor.
Apple Watch ile sağlık ve aktivite verileri iPhone'a aktarılabilirken, AirDrop sayesinde iPhone, iPad ve MacBook arasında dosya göndermek oldukça kolay. Universal Clipboard özelliği de cihazlar arasında içerik aktarımını kolaylaştırıyor. AirPods ise Apple cihazlarıyla daha kapsamlı entegrasyon sunuyor.
Tüm bu ekosistem özelliklerinden faydalanayım derseniz ve her bir cihazı ayrı ayrı satın alırsanız cebinizden çıkacak toplam para yarım milyon liraya yaklaşabilir.

256 GB depolama alanına sahip iPhone 18 Pro'nun başlangıç fiyatı 137 bin 999 TL seviyesinde bulunuyor. Yüksek kaliteli fotoğraf ve videoların yanı sıra büyük boyutlu oyunlar depolama alanının kısa sürede dolmasına yol açabiliyor.
Bazı Android telefonlarda microSD kart kullanılarak depolama alanı sonradan artırılabiliyor. Google Pixel ve Samsung Galaxy S serisi gibi modeller ise microSD kart desteği sunmayan Android cihazlar arasında bulunuyor.
iPhone modellerinde dahili depolama alanını fiziksel olarak genişletmek mümkün değil. Kullanıcıların daha yüksek kapasiteli bir modeli tercih etmesi veya iCloud'a abone olması şart.
Örneğin 2 TB depolama alanına sahip iPhone 18 Pro'nun fiyatı 243 bin 999 TL'ye ulaşıyor. iCloud'da ise 50 GB ek depolama aylık 49,99 TL'ye sunulurken 6 TB için 1.699,99 TL, 12 TB için ise 3.999,99 TL ödenmesi gerekiyor.

Apple ürünleri kendi aralarında oldukça yüksek uyumluluk sunarken farklı marka cihazlarla aynı seviyede entegrasyon sunmuyor. Örneğin Apple Watch'un kurulumunun iPhone olmadan gerçekleştirilememesi bunun en bariz örneklerinden biri. 2025 yılında Android cihazlarla uyumlu hale gelen dosya paylaşım servisi AirDrop ise yıllardır iPhone'lara özeldi.
Ayrıca MFi (Made for iPhone) sertifikasına sahip olmayan bazı kablo ve güç adaptörlerinin iPhone ile kullanılamadığı belirtiliyor.
Yazılımsal olarak da benzer sınırlamalar bulunuyor. Örneğin Android için resmi iMessage uygulaması yok. Bu sebeple Android ve iPhone kullanıcıları tam olarak verimli bir şekilde mesajlaşamıyorlar.

iPhone’un dosya sistemi, Android telefonlara kıyasla daha kapalı bir yapıya sahip.
iPhone’dan PC’ye harici depolama üzerinden dosya aktarmak için özel bir kablo adaptörüne ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor. Adaptör bağlandıktan sonra Files veya Pages gibi uygulamalar kullanılarak belgeler, fotoğraflar, videolar ve diğer veriler USB sürücüye ya da microSD karta aktarılabiliyor. Ardından depolama cihazının bilgisayara bağlanması gerekiyor.
Android telefonlarda ise işlem daha doğrudan gerçekleştirilebiliyor. Telefon kabloyla bilgisayara bağlandıktan sonra “Charging this device via USB” bildiriminden "File Transfer" (Dosya Transferi) seçeneğinin etkinleştirilmesi dosyalara erişmek için yeterli oluyor.