Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Borsa İstanbul, Eylül 2026 ortasında patlak veren büyük bir fon krizi ve manipülasyon operasyonu nedeniyle çalkantılı günler geçiriyor. Eylül 2026 itibarıyla toplam büyüklüğü 18 milyar doları aşan bu krizde, Pusula, Tera, Hedef, Bulls, Atlas, A1 ve Pardus Portföy tarafından yönetilen fonlar işleme kapatıldı.
SPK, “Kurul Karar Organı’nın 17/09/2026 tarihli kararları uyarınca 7 portföy yönetim şirketine (PYŞ) ait 131 fonun tasfiye edilmesine karar verildi. Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına göre anılan fonlardaki tekil yatırımcı sayısının 455 bin 758 kişi olduğu bildirildi. Şu an için alım-satım işlemleri dondurulan veya tasfiyesine karar verilen fonların toplam parasal büyüklüğünün ise 826 milyar TL ila 891 milyar TL (yaklaşık 17-18 milyar dolar) seviyesinde olduğu tahmin ediliyor.
Peki, mağdur olduğunu düşünen yatırımcıların hangi hakları bulunuyor? Yatırımcı hangi durumda tazminat talep edebilir? TÜKONFED (Tüketici Konfederasyonu) Başkan Vekili Av. İbrahim Güllü, Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'a detayları aktardı.

Son dönemde yatırım fonlarında yaşanan gelişmelerin ardından mağdur olduğunu düşünen yatırımcıların hangi hakları bulunuyor?
Av. İbrahim Güllü: Yatırım fonlarıyla ilgili gelişmeler ve özellikle tasfiye sürecine alınan fonlar nedeniyle yatırımcılar, “Fon zarar ettiyse param tamamen gider mi?” endişesini yaşıyor.
Burada çok önemli bir ayrım yapmak gerekiyor: Fonun piyasa nedeniyle değer kaybetmesi ile fonun mevzuata aykırı yönetilmesi aynı şey değildir. Yatırımcının tazminat hakkı esas olarak fonun mevzuata aykırı yönetilmesi halinde söz konusu olur.
SPK'nın 21 Eylül 2026 tarihli son duyurusuna göre, tasfiye konusu bazı fonlarda satış sürecinin uygun piyasa koşullarında gerçekleştirilebilmesi amacıyla daha önce 3 ay olan belirli sürenin 6 aya çıkarıldığı açıklandı. Bu, yatırımcının parasının otomatik olarak kaybedildiği anlamına gelmiyor. Ancak bu duyuru dahi yatırımcının endişesini tamamen ortadan kaldırmış değil.

Fon yatırım fonu tasfiye edilirse yatırımcının parası yanar mı?
Av. İbrahim Güllü: “Fon tasfiye ediliyor” demek, yatırımcının parasının yandığı anlamına gelmez.
Yatırım fonu, yatırımcıların paralarının tek bir şirketin malvarlığına karıştığı sıradan bir mevduat hesabı değildir. Fon portföyündeki varlıkların saklanması ve gözetimi bakımından ayrıca düzenlenmiş bir sistem bulunmaktadır. Portföy varlıklarının saklama kuruluşunda ayrı olarak tutulması öngörülmektedir. Burada bir nevi riskin paylaşılması söz konusudur.
Tasfiye sırasında temel mesele, fon portföyündeki varlıkların ne kadar değerle ve hangi koşullarda nakde dönüştürüleceğidir. Dolayısıyla yatırımcının alacağı; fonun tasfiye sırasındaki gerçek varlıklarına, bu varlıkların satışından elde edilen tutara ve yatırımcının fondaki payına bağlıdır. Bu nedenle, “Tasfiye ile para tamamen kayboldu” demek yanlış olduğu gibi, “Tasfiye olunca yatırımcının ana parası kesin olarak geri ödenir” demek de doğru değildir.
Yatırımcı, tasfiye kararını gördüğü anda paniğe kapılmamalı; fonun tasfiye kararını, fon içtüzüğünü, ihraç belgesini, yatırımcı bilgi formunu, son portföy dağılımını ve finansal raporlarını incelemelidir. Panik, sağlıklı hareket etmeyi engeller.

Fonlarda yaşanan zarardan kim sorumlu?
Av. İbrahim Güllü: Piyasa zararı başka, hukuka aykırı işlemden doğan zarar başkadır.
Örneğin yatırımcı 100 bin TL ile bir fona girmiş ve fonun portföyündeki varlıkların piyasa değerinin düşmesi nedeniyle yatırımının değeri 70 bin TL'ye inmişse, sırf bu nedenle otomatik olarak kurucunun veya portföy yöneticisinin 30 bin TL ödemesi söz konusu olmaz.
Çünkü yatırım fonunun temel özelliği, yatırım riskinin yatırımcı tarafından taşınmasıdır.
| Kategori | Açıklama / Durumlar |
|---|---|
| Temel Kural | Yatırım fonunun temel özelliği gereği yatırım riski yatırımcı tarafından taşınır. |
| Sorumluluk ve Tazminat Doğuran Durumlar |
|
Fon kurucusu, katılma payı sahiplerinin haklarını koruyacak şekilde fonun yönetimi ve temsilinden ve faaliyetlerin mevzuata, içtüzüğe ve ihraç belgesine uygun yürütülmesinden sorumludur. Yönetimin başka bir portföy yönetim şirketine devredilmesi de kurucunun sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Aynı şekilde portföy saklayıcısının da kanundan kaynaklanan önemli kontrol ve saklama yükümlülükleri vardır ve bu yükümlülüklerin ihlali nedeniyle doğan zararlardan sorumluluk söz konusu olabilir.

Yatırımcı hangi durumda tazminat talep edebilir?
Av. İbrahim Güllü: Her yatırım zararı tazmin edilebilir zarar değildir. Özellikle Yatırımcı Tazmin Merkezi (YTM) bakımından kapsam oldukça farklıdır.
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 84. maddesine göre YTM kapsamındaki tazmin sistemi, yatırımcı adına saklanan veya yönetilen nakit ödeme ya da sermaye piyasası araçlarının teslim yükümlülüklerinin yerine getirilmemesinden kaynaklanan taleplere ilişkindir.
Buna karşılık piyasa fiyatlarının düşmesinden veya yatırım danışmanlığından kaynaklanan zararlar YTM kapsamındaki tazmin sistemine dahil değildir. YTM kapsamında ayrıca kanunda belirlenen bir azami tazmin sınırı bulunmaktadır. Bu sınırın üstündeki zararlar YTM tarafından karşılanmaz.

SPK'ya şikâyet etmek para iadesi sağlar mı?
Av. İbrahim Güllü: Şikâyet tek başına para iadesi sağlamaz. Bu konu, yatırımcıların özellikle dikkat etmesi gereken noktalardan biridir.
SPK'ya şikâyet başvurusu yapılması son derece önemli olabilir. Ancak SPK'nın kendi açıklamasında da belirtildiği üzere, Kurul tarafından yapılan idari inceleme esas olarak sermaye piyasası mevzuatına uygunluk yönünden yürütülür; SPK'nın şikâyet üzerine doğrudan yatırımcıya zararının ödenmesine karar vermesi söz konusu değildir.
Şikâyet; mevzuata aykırılık iddiasının Kuruma bildirilmesi, inceleme yapılmasının talep edilmesi, varsa usulsüzlüklerin ortaya çıkarılması ve idari yaptırım süreçlerinin işletilmesi açısından önemlidir.

Peki, yatırımcı hakkını nasıl arayacak? Nerelere başvurmalı?
Av. İbrahim Güllü:
1. Önce yatırım kuruluşuna yazılı başvuru- Yatırımcı öncelikle banka, aracı kurum veya ilgili yatırım kuruluşuna yazılı ve belgeli başvuru yapmalı.
2. SPK'ya somut belgelerle başvuru - SPK, şikâyet başvurularında olayın tarihi, ilgili sermaye piyasası aracı, ilgili yatırım kuruluşu, ihlal edildiği düşünülen hak ve mevcut belgelerin somut biçimde sunulmasını öneriyor.
“Fonumuz batırıldı” şeklindeki genel bir şikâyet yerine, “Şu tarihte şu işlem yapıldı, fonun şu belgesindeki şu hükme aykırı davranıldı, bunun sonucunda şu zarar meydana geldi” şeklinde belgeli başvuru gerekir.
3. TSPB Müşteri Uyuşmazlıkları Hakem Heyeti - SPK'nın yatırımcı rehberine göre, borsa işlemleri dışındaki bazı uyuşmazlıklarda zarar, ziyan ve tazmin talepleri Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) bünyesindeki Müşteri Uyuşmazlıkları Hakem Heyeti'ne taşınabilmektedir.
4. YTM başvurusu - Eğer olay; yatırım kuruluşunun yatırımcıya ait nakit veya sermaye piyasası aracını teslim etmemesi ya da ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi gibi YTM'nin kanuni kapsamına giren bir durumsa Yatırımcı Tazmin Merkezi mekanizması işletilmelidir.
5. Adli yargı / tazminat davası - Somut olayda kurucu, portföy yönetim şirketi, portföy saklayıcısı, dağıtıcı veya başka bir aktörün mevzuata aykırı eylemi ya da sözleşmeye aykırılığı nedeniyle zarar meydana geldiği ileri sürülüyorsa, olayın hukuki niteliğine göre tazminat talebi için yargı yolları da gündeme gelebilir.

Burada önemli olan, yalnızca zararın bulunması değil; hukuka aykırı davranış, zarar ve nedensellik bağlantısının ortaya konulabilmesidir. Sermaye piyasası işlemleri, klasik mal ve hizmet tüketiminden farklı, özel bir mevzuata tabidir.
Yatırım fonu yatırımcısı yalnızca “risk alan yatırımcı” olarak görülmemeli; doğru, eksiksiz ve yanıltıcı olmayan bilgilendirmeye, varlıklarının mevzuata uygun şekilde yönetilmesine ve saklanmasına ilişkin hakları etkin biçimde korunmalıdır.
Özellikle tasfiye sürecindeki fonlarda yatırımcıların fon portföyünün gerçek durumu, varlıkların değerlemesi, satış işlemleri, tasfiye giderleri ve yatırımcıya yapılacak ödemelerin nasıl hesaplandığı konusunda açık ve anlaşılır biçimde bilgilendirilmesi büyük önem taşımaktadır.