Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
A Milli Takım, 24 yıl sonra Dünya Kupası’na katılmayı başardı. Uluslar Ligi’nde A Grubu’na yükselmek de önemli bir başarıydı. Ancak başarı hikâyesi burada kaldı. Vincenzo Montella, elde ettiği krediyi doğru kullanamadı ve geldiğimiz noktada sınıfta kaldı.
Dünya Kupası yolunda iş işten geçtikten sonra ABD karşısında alınan galibiyet kimseyi aldatmamalı. Bugün gelinen noktada Montella’nın hedefi zirveye oynamak değil, A Ligi’nden düşmemek olmuş durumda. Fransa, İtalya, Belçika ve deplasmandaki İtalya maçlarında alınan sonuçlar ortada. Dört maç, sıfır puan. Üstelik grubun bitmesine iki maç daha olmasına rağmen umutlar şimdiden tükenmiş durumda.
Sahadaki tablo daha da düşündürücü. Dört maçta dört farklı ilk 11 tercih edildi. Ne bir oyun planı oturdu ne de bir oyuncu grubu istikrar yakalayabildi. Her maç farklı bir deneme, her maç farklı bir arayış… Ancak sonuç değişmedi. Takım ne hücumda üretken olabildi ne de savunmada güven verdi.
Montella’nın en büyük sorunu ise maç içindeki tercihleri oldu. Oyuna müdahaleleri, yaptığı değişiklikler ve hamle zamanlamaları birçok karşılaşmada soru işaretleri yarattı. Fransa ve İtalya karşısında zaman zaman umut veren görüntüler ortaya çıksa da bunun devamı gelmedi. Milli takım, iyi oynadığı bölümlerin ardından oyundan tamamen koptu ve rakiplerine teslim oldu.
Artık gerçeklerle yüzleşme zamanı geldi. Türk futbolunun kaybedecek zamanı yok. TFF’de yaşananlar ortada, MHK tartışmaları bitmek bilmiyor. Ligler yeniden başlıyor ancak futbolumuzun temel sorunları her geçen gün daha da büyüyor. Böyle bir ortamda milli takımın da yönünü kaybetmesi kabul edilemez.
Bu nedenle Montella dönemi artık sona ermeli. Tazminatı neyse verilmeli ve yollar ayrılmalı. Milli takımın yeni bir enerjiye, yeni bir vizyona ve yeni bir başlangıca ihtiyacı var. Üç hafta sonra milli maçlar yeniden başlayacak. Umarım o gün geldiğinde bu takımın kulübesinde artık Montella’yı görmeyiz.
