Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Havaların soğuması, günlerin kısalması ve kapalı alanlarda geçirilen sürenin artmasıyla birlikte sonbaharda üst solunum yolu enfeksiyonları daha sık görülmeye başlıyor. Ancak sürekli yorgun hissetmek, peş peşe hastalanmak ve enfeksiyonları uzun sürede atlatmak her zaman mevsim değişikliğiyle açıklanamayabilir.
Sonbaharın gelmesiyle birlikte nezle, grip ve diğer solunum yolu enfeksiyonlarında artış yaşanıyor. Bunun temel nedenlerinden biri, insanların kapalı ve yeterince havalandırılmayan ortamlarda daha fazla zaman geçirmesi. Okulların açılması, toplu taşıma kullanımının yoğunlaşması ve günlük yaşam alışkanlıklarının değişmesi de virüslerin yayılmasını kolaylaştırıyor. Ancak sık hastalanmanın tek nedeni hava sıcaklığındaki düşüş değil. Yetersiz beslenme, düzensiz uyku, hareketsizlik ve uzun süreli stres gibi faktörler de bağışıklık sisteminin normal işleyişini olumsuz etkileyebiliyor.

Sabahları yorgun uyanmak, gün içerisinde enerji kaybı yaşamak ve basit günlük aktivitelerde bile bitkin hissetmek, sonbaharda sık karşılaşılan şikâyetler arasında yer alıyor. Çoğu kişi bu durumu mevsim geçişine bağlasa da uzun süren halsizliğin altında demir eksikliği, B12 vitamini yetersizliği, kansızlık, tiroit fonksiyon bozuklukları veya diyabet gibi farklı sağlık sorunları bulunabilir.

Özellikle yeterince dinlenmeye rağmen geçmeyen yorgunluk, sık tekrarlayan enfeksiyonlarla birlikte görülüyorsa mutlaka bir hekime başvurulmasında fayda var.

Sonbaharda bağışıklık sistemini desteklemek amacıyla vitamin ve mineral takviyelerine yönelim artıyor. Ancak her bireyin vitamin ihtiyacı aynı olmadığı gibi, kontrolsüz kullanılan takviyeler de beklenen faydayı sağlamayabilir. Özellikle D vitamini, B12 vitamini, demir ve çinko gibi mikro besin öğelerinin yetersizliği vücudun normal işleyişini etkileyebiliyor. Bununla birlikte herhangi bir eksiklik tespit edilmeden yüksek dozda takviye kullanılması doğru bir yaklaşım değildir. İhtiyaç duyulan vitamin ve minerallerin öncelikle dengeli beslenmeyle karşılanması, gerekli durumlarda ise hekim değerlendirmesiyle takviye planlanması yapılmalıdır. Yani öyle kafamıza göre takviye planlaması yapmamalıyız.

Sonbahar aylarında hastalıklardan korunmak için günlük yaşamda yapılacak küçük değişiklikler önemli katkılar sağlayabiliyor. Öncelikle dengeli beslenmeye dikkat etmemiz gerekiyor. Özellikle mevsim sebzeleri, meyveler, tam tahıllar ve yeterli protein içeren bir beslenme düzeni oluşturmalıyız. İkinci olarak, uyku düzenine dikkat etmemiz gerekiyor. Yetişkinlerde 7-9 saat arsında uykuya dikkat etmek gerekiyor. Üçüncü olarak haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktivite yapmak gerekiyor. 4 olarak ise su tüketimine dikkat etmemiz gerekiyor. Soğuk havalarda susama hissi azalsa bile günlük sıvı ihtiyacınızı karşılamayı unutmayın. Son olarak ise kapalı ortamları havalandırmaya dikkat etmek gerekiyor. Özellikle kalabalık alanlarda temiz hava dolaşımının sağlanmasına ve el hijyeninin sağlanmasına özen göstermek gerekiyor.

Yılda birkaç kez üst solunum yolu enfeksiyonu geçirmek tek başına bağışıklık sisteminde ciddi bir sorun bulunduğunu göstermiyor. Ancak enfeksiyonların alışılmışın dışında sık tekrarlaması, ağır seyretmesi veya tedaviye rağmen uzun sürmesi durumunda altta yatan nedenlerin araştırılması gerekir. Kontrolsüz diyabet, bazı kronik hastalıklar, beslenme yetersizlikleri ve bağışıklık sistemini etkileyen rahatsızlıklar, enfeksiyonlara yatkınlığı artırabilen durumlar arasında bulunuyor. Özellikle açıklanamayan kilo kaybı, uzun süren ateş, gece terlemesi veya belirgin halsizlik gibi şikâyetlerin eşlik ettiği durumlarda doktora başvurulması gerekiyor.

Bağışıklık sistemini desteklemek yalnızca vitamin kullanmakla sınırlı değildir. Dengeli beslenme, düzenli uyku, fiziksel aktivite, önerilen aşıların zamanında yaptırılması ve kronik hastalıkların kontrol altında tutulması, sağlıklı bir sonbahar ve kış geçirmenin temel adımları arasında yer alıyor.