Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Kilo verme sürecinin sadece tartıdaki rakamlarla değerlendirilmemesi gerektiği belirtilirken, düzenli beslenme ve fiziksel aktivitenin birlikte yürütülmesinin önemli olduğuna dikkat çekiliyor. Ancak herkesin kilo verme süreci kendine has bir şekilde olur. Benim kilo verme sürecim akşam saat 20:00’dan sonra yemek yemeyerek devam etti. Bu sayede tam 15 kilo verdim.
Kilo verme sürecimde en dikkat çeken değişikliklerden biri, akşam saatlerinde yemek yemeyi bırakmak oldu. Gün içinde belirli bir beslenme düzenine sadık kaldım. Saat 20:00’dan sonra da kalorili yiyecek ve içecek tüketmemeye başladım.

Özellikle akşam saatlerinde televizyon karşısında atıştırmalık tüketmek, fark edilmeden günlük enerji alımının yükselmesine neden olabiliyor. Bu yüzden gece atıştırmalarını azaltmak, bazı kişiler açısından günlük toplam enerji alımını kontrol etmeyi kolaylaştırabiliyor.
Ancak burada önemli olan nokta, saat 20:00’ın herkes için kesin bir sınır olmadığı. Uyku saati, çalışma düzeni, günlük hareket miktarı ve kişinin genel beslenme alışkanlıkları bu konuda belirleyici olacaktır.

Beslenme düzenimdeki değişikliğe düzenli hareket de eşlik etti. Her gün yaklaşık 30 dakika spor yaptım, egzersizi günlük yaşamımın bir parçası haline getirdim.
Kısa süreli ancak düzenli egzersiz, uzun süre hareketsiz kalmaya kıyasla günlük fiziksel aktiviteyi artırmanın pratik yollarından biri olarak değerlendiriliyor. Yürüyüş, bisiklet, yüzme veya kişinin kondisyonuna uygun farklı egzersizler bu sürece dahil edilebiliyor.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta ise sporun yoğunluğundan çok sürdürülebilir olması. Birkaç gün çok ağır egzersiz yapmak yerine, uzun vadede devam edebileceğiniz bir hareket düzeni oluşturulması daha gerçekçi bir yaklaşım olabilir.
Akşam 20:00’dan sonra yemek yememek, tek başına kilo verme garantisi sunmuyor. Gün içerisinde tüketilen yiyeceklerin miktarı ve içeriği de en az öğün saatleri kadar önemli.

Örneğin gün boyunca gereğinden fazla kalori tüketip yalnızca akşam saatlerinde yemek yemeyi bırakmak, beklenen kilo kaybını sağlamayabilir. Buna karşılık düzenli öğünler, yeterli protein ve lif tüketimi, sebze ve meyvelerin beslenmede yer alması ve uygun miktarda fiziksel aktivite daha bütüncül bir yaklaşım oluşturabilir.
Ayrıca su tüketiminin yeterli olması da günlük yaşam açısından önem taşıyor. Şekerli içecekler ve yüksek kalorili atıştırmalıkların azaltılması, toplam enerji alımının kontrol edilmesine katkı sağlayabilir.

Kilo verme sürecinde en zor aşamalardan biri, oluşturulan düzeni uzun süre devam ettirebilmek. Her gün 30 dakikalık sporun alışkanlık haline getirilmesi bu açıdan dikkat çekiyor.

Egzersize yeni başlayan kişilerin bir anda yüksek tempolu programlara geçmesi yerine, kendi kondisyon seviyesine uygun hareketlerle başlaması daha doğru olabilir. Özellikle eklem veya kas problemi bulunan kişilerin egzersiz programını uzman görüşüyle belirlemesi gerekiyor.
Kilo verme sürecinde tartıdaki değişim önemli bir gösterge olsa da tek ölçüt olarak görülmemeli. Bel çevresindeki değişim, fiziksel dayanıklılığın artması, günlük hareketlerin daha kolay yapılması ve düzenli beslenme alışkanlığının oluşması da sürecin önemli parçaları arasında yer alıyor.
Akşam saatlerinde gereksiz atıştırmaları bırakmak ve her gün 30 dakika hareket etmek, yaşam tarzında yapılabilecek değişikliklerden bazıları olabilir. Ancak bu alışkanlıkların kişiye uygun hale getirilmesi gerekiyor.