Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Anne babaların bu süreçte çocuğu hemen sorgulamak yerine önce dinlenmesine fırsat vermesi öneriliyor. Duygusunu kabul etmek önemli olsa da vurma, bağırma veya eşya fırlatma gibi davranışlara sınır koymak gerekiyor.
İlk kez okula başlayan çocuk, kısa sürede pek çok değişiklikle karşılaşıyor. Sabah evden ayrılıyor, yeni insanlarla tanışıyor, kurallara uyuyor ve dersleri takip ediyor. Bunun yanında arkadaş ilişkilerine uyum sağlamaya ve öğretmeninin yönlendirmelerini yerine getirmeye çalışıyor.
Tüm bunlar özellikle ilk haftalarda çocuk için yorucu olabilir. Ayrılık kaygısı ve yeni ortama alışma güçlüğü de bu dönemde görülebilir. Bazı çocuklar yaşadığı sıkıntıyı anlatmak yerine ağlama veya öfke ile gösterebilir.

Klinik Psikolog Merve Koca Tarı benzer durumlarda şu noktaya dikkat çekiyor; Çocuklar her duyguyu kelimelerle ifade edemeyebilir. “Çok yoruldum” demek yerine ağlayabilir veya okulda yaşadığı bir sorunu anlatmak yerine sinirlenebilir.
Bu nedenle yalnızca davranışa değil, davranışın altında yatan nedene de bakmak gerekir. Çocuğun o gününü anlamaya çalışmak, öfkesine doğrudan tepki vermekten daha faydalı olabilir.

Bazı çocuklar okulda gün boyunca kendilerini kontrol etmeye çalışır. Kurallara uyar, öğretmenini dinler ve çevresine uyum sağlar. Eve geldiğinde ise kendisini daha rahat hissettiği için gün içinde bastırdığı duyguları ortaya çıkabilir.
Bu durum tek başına okulda ciddi bir sorun olduğu anlamına gelmez. Ancak davranış sürekli hale gelirse öğretmenle görüşmek faydalı olabilir.

Çocuğun gününü merak etmek doğal olsa da okuldan çıkar çıkmaz arka arkaya sorular sormak onu daha fazla yorabilir. Eve geldiğinde kısa bir mola vermesine, su içmesine ve bir şeyler yemesine fırsat tanınabilir. Konuşmak istemiyorsa zorlanmamalıdır. Hazır olduğunda yaşadıklarını anlatmasına izin vermek daha sağlıklı olabilir.
Çocuğun öfkelenmesine izin vermek, saldırgan davranışları kabul etmek anlamına gelmez. Anne baba sakin bir şekilde sınır koyabilir. “Öfkeli olabilirsin ama bana vuramazsın” gibi kısa ve net cümleler kullanılabilir. Öfke anında uzun nasihatler vermek yerine sakin kalmak önemlidir. Çocuk sakinleştikten sonra yaşanan olay hakkında konuşulabilir.

Okuldan gelen çocuğun hemen ödeve veya yoğun bir programa başlaması gerekmeyebilir. Üstünü değiştirmesi, atıştırması, oyun oynaması veya bir süre sessiz kalması için zaman tanınabilir.
Her çocuğun dinlenme ihtiyacı farklıdır. Bu nedenle anne babaların çocuğun davranışlarını gözlemlemesi önem taşır.

Çocuğun davranışlarını yalnızca evde değerlendirmek yeterli olmayabilir. Öğretmenle görüşülerek sınıftaki davranışları, arkadaş ilişkileri ve derse katılımı hakkında bilgi alınabilir. Böylece evde görülen değişikliklerin okulda yaşananlarla bağlantısı olup olmadığı daha kolay anlaşılabilir.
Okula uyum döneminde zaman zaman öfke yaşanması normal olabilir. Ancak davranışların uzun sürmesi veya giderek ağırlaşması dikkate alınmalıdır. Çocuğun kendisine ya da çevresine zarar vermesi, yoğun okul reddi yaşaması, sürekli karın ağrısı veya baş dönmesi gibi şikâyetlerin ortaya çıkması durumunda profesyonel destek alınabilir. Uyku ve beslenme düzenindeki belirgin değişiklikler de takip edilmelidir.