Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Türkiye Yüzyılı’nda yeni siyaset, yeni anayasa
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TBMM’nin 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılış konuşmasında verdiği mesajlar, yalnızca yeni anayasa çağrısından ibaret değildi. Erdoğan, Türkiye siyasetinin önüne yeni bir yaklaşım koydu:
Kutuplaşma yerine uzlaşı, cepheleşme yerine mutabakat, siyasi rekabetin yanında ortak milli hedefler…
MHP lideri Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde bazı noktaların gözden geçirilmesi gerektiğini, sistemin sağlıklı işlemesi için yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğunu söylüyor.
Peki, muhalefet bu çağrıya nasıl karşılık veriyor?
Son dönemde yaşanan gelişmelere bakıldığında siyasi ayrışmalar devam etse de Türkiye’nin ulusal çıkarları konusunda iktidar ile muhalefet arasında ortak bir zeminin oluşmaya başladığını görüyoruz.
Bu yüksek sesle dillendirilmese de perde arkasında temel prensiplerde bir uzlaşının olduğu siyaset kulislerine yansıyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “cephe siyasetinin raf ömrünün dolduğu” yönündeki mesajı, bu açıdan dikkat çekici. Siyasi partilerin birbirleriyle rekabet etmesi demokrasinin doğal gereği. Ancak bu rekabetin ülkeyi sürekli kamplara ayıran bir mücadeleye dönüşmesi, ortak meselelerde hareket kabiliyetini zayıflatıyor.
Erdoğan’ın önerdiği “mutabakat içinde rekabet” anlayışı, tam da bu noktada anlam kazanıyor.
DIŞ POLİTİKADA ORTAK ZEMİN
Türkiye’nin karşı karşıya olduğu jeopolitik riskler, dış politikada daha geniş bir mutabakat ihtiyacını öne çıkarıyor. İktidar ile muhalefet arasındaki sert siyasi tartışmalara rağmen, ülkenin ulusal çıkarlarını ilgilendiren bazı başlıklarda ortaklaşma işaretleri görülüyor.
Türkiye’nin Libya ile imzaladığı deniz yetki alanları anlaşmasına yönelik destek açıklamaları ve bölgesel iş birlikleri üzerine yapılan değerlendirmeler, bu açıdan önem taşıyor. Muhalefetin eleştirileri saklı kalmak kaydıyla, Türkiye’nin hak ve çıkarlarının korunması konusunda ortak bir yaklaşım geliştirilmesi, siyasetin normalleşmesi bakımından değerli.
Mekke İttifakı olarak anılan girişime ilişkin açıklamalar da aynı çerçevede değerlendirilebilir. Muhalefetten gelen pozitif açıklamaları dış politika konusunda ortak zemin arayışının somut işaretleri olarak okuyabiliriz
YENİ ANAYASA İÇİN FIRSAT MI?
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının en önemli başlıklarından biri de yeni anayasa oldu.
Mevcut anayasanın darbe döneminin izlerini taşıdığını belirten Cumhurbaşkanı, Meclis’in yeni ve sivil bir anayasa yapmaya ehil olduğunu vurguladı. Üstelik Meclis’teki siyasi çeşitliliğin, böyle bir girişim için önemli bir fırsat oluşturduğunu ifade etti.
Ve Asıl sınav şimdi başlıyor.
AK Parti’nin getireceği değişiklik önerisi beklenirken, CHP ve diğer muhalefet partilerinin anayasa değişikliğine hangi şartlarla yaklaşacağı, tartışmanın içeriğini belirleyecek.
YENİ PARTİ tutuklu belediye baskanlari üzerinden bir pazarlık yapmayı hep masada tutmak istese de eleştirdiği bu sistemi değiştiren bir teklifin karşısında durması beklenmiyor. Bu yaklaşım sistemi eleştiren tüm muhalefet partileri için söylenebilir.
Özellikle normalleşme sürecinde yeni parti yöneticilerinin olumlu mesajlar verdiğini de hatırlatmak isterim.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun yarı başkanlık modelinin tartışılabileceğine ilişkin sözleri de parlamenter sistem tartışmasının farklı seçeneklerle ele alınabileceği şeklinde yorumlandı.
Yarı başkanlık ya da cumhurbaşkanlığı sisteminde revizyon siyasetin gündemi haline gelebilir.
Yeni anayasa konusunda önemli olan, partilerin yalnızca değişime açık olduklarını söylemeleri değil; somut önerilerle masaya oturmaları ve uzlaşabilecekleri alanları ortaya koymalarıdır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilk dört maddeye ilişkin tavrını yinelemesi de tartışmanın sınırları bakımından muhalefeti rahatlatan önemli bir mesaj niteliğindeydi. Bundan sonraki süreçte siyasi partilerin anayasanın temel ilkeleri, kuvvetler ayrılığı, demokratik temsil ve yönetim sistemi gibi başlıklarda nasıl bir yaklaşım sergileyeceği görülecek.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE VE MİLLİ MUTABAKAT
Terörsüz Türkiye hedefi de bu yeni siyaset arayışının ve milli mutabakatın önemli bir parçası.
Terörün sona ermesi, toplumsal bütünlüğün güçlenmesi ve ülkenin güvenlik risklerinin azaltılması, günlük siyasi çekişmelerin üzerinde ele alınması gereken konular. Sürecin başarıya ulaşması için siyasi mutabakat kadar hukuki güvenceler, şeffaflık ve kamuoyunun güveni de gerekiyor.
Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgesel ortam düşünüldüğünde, iç cepheyi güçlendirme söylemi yalnızca bir siyasi slogan olarak değerlendirilemez. Bölgedeki savaşlar, güç mücadeleleri ve değişen ittifaklar, Türkiye’nin siyasi kurumlarının ortak meselelerde daha koordineli hareket etmesini gerekli kılıyor.
Burada önemli olan, milli mutabakatın siyasi farklılıkları ortadan kaldırmak anlamına gelmemesi.
Gerçek mutabakat, farklı görüşlerin varlığını korurken ülkenin temel çıkarlarında ortak hareket edebilmesidir.
2027, YENİ SİYASETİN SINAVI OLABİLİR
2027 yılına yaklaşırken Türkiye siyasetinin önünde iki önemli başlık bulunuyor: Terörsüz Türkiye sürecinin geleceği ve yeni anayasa tartışmaları.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu siyasi çerçevenin kalıcı bir dönüşüme yol açıp açmayacağı, bu iki başlıkta atılacak somut adımlarla belli olacak.
Muhalefetin Türkiye Yüzyılı söylemini benimsemesi elbette şart değil.
Asıl mesele, Türkiye’nin ulusal çıkarları konusunda ortak bir zeminin oluşturulabilmesi. İktidarın da bu zemini yalnızca kendi siyasi hedefleri doğrultusunda değil, muhalefetin katkısına ve eleştirilerine açık biçimde işletmesi gerekiyor.
Türkiye, uzun süredir devam eden siyasi kutuplaşmanın ötesine geçerek ortak hedefler etrafında buluşabileceği yeni bir dönemin eşiğinde olabilir.
AK Parti, MHP ve üstlendiği rol itibariyle CHP, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu kodları ekseninde ortak milli hedefler doğrultusunda kucaklayıcı yeni siyaseti inşa misyonu üstlenmiş görünüyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın öncülüğünde gündeme geleceği ileri sürülen milli mutabakat söylemi, ancak anayasa, güvenlik ve dış politika alanlarında somut sonuçlar üretirse anlam kazanacak.
Jeopolitik riskler ve gerçeklerin Türkiye’yi getirdiği noktada yeni anayasa yeni siyaset ve Türkiye yüzyılı nasıl şekillenecek yakından izleyeceğiz.
İşte yeni anayasanın şifresi de tam olarak burada olacak.
