Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin önüne üç büyük hedef koydu:
50+1 ile iktidar olmak…
60+1 ile Cumhurbaşkanı seçmek…
Ardından parlamenter sisteme geçmek.
Özel bu hedefleri Yalova’da açıkladı. Hatta Cumhurbaşkanlığı için “60+1”, Meclis çoğunluğu için ise “50+1” formülünü ortaya koydu.
Hedef büyük.
Ancak siyasette asıl mesele hedef koymak değil, o hedefe giden yolu gösterebilmektir.
Ve Yeni Parti açısından henüz çözülmesi gereken daha temel bir mesele var:
Partinin adı.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Yenilik Partisi’nin başvurusu sonrasında YENİ Parti’nin isim değişikliği yapmasını istedi. Daha önce de benzer bir isim başvurusunun reddedildiği hatırlatıldı.
Üstelik Yargıtay’ın bugün yayımladığı parti bilgilerinde hâlâ “YENİ PARTİ” adı yer alıyor ve kuruluş tarihi 24 Temmuz 2026 olarak gösteriliyor. Aynı kayıtta parti başkanı Özgür Özel olarak görünürken üye sayısı 0 olarak yer alıyor.
Yani 50+1 ve 60+1 hedeflerinden önce çözülmesi gereken bir isim meselesi var.
Özgür Özel’in yurt gezilerindeki bazı görüntüler siyasi tartışmaya dönüştü.
Partililerin ikramlarını geri çevirmesi, sorunlarını anlatan bir vatandaşa yönelik sert ifadeleri kamuoyunda eleştirildi.
Buna karşılık Özel’in kedi ve köpeklerle kurduğu sıcak iletişim sosyal medyada esprilere konu oldu.
Yeni Parti, sandıkta “Türkiye ittifakı” kuracağını söylüyor.
Fakat Türkiye ittifakının hangi siyasi aktörlerle, hangi ortak zeminde ve hangi politikalar üzerinden kurulacağı henüz netleşmiş değil.
Daha önce birlikte hareket edilen bazı muhafazakâr siyasi aktörlerle ilişkilerin bugün aynı noktada olmadığı görülüyor.
DEM Parti ile ilişkiler ise ayrı bir başlık.
Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin Yeni Parti’nin bugüne kadar sergilediği tutum, özellikle Kürt seçmen açısından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konu.
İYİ Parti ile ilişkiler otomatik bir seçim işbirliğini garanti etmiyor.
Geriye CHP seçmeni ve hain ilan ettikleri Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi kalıyor.
Fakat CHP’den ayrılırken kullanılan sert siyasi dil düşünüldüğünde, yarın sandıkta yeniden aynı zeminde buluşulması mümkün görünmüyor.
Kısacası Özel’in önünde sadece “50+1 nasıl alınır?” sorusu yok,
“Bu 50+1’in hangi siyasi ve toplumsal koalisyonla kurulacağı” sorusu var.
Burada da dikkatli olmak gerekiyor.
Yeni Parti’nin oy oranıyla ilgili araştırmalar birbirinden ciddi biçimde farklı sonuçlar ortaya çıkardı.
AREA’nın temmuz ayında yayımlanan araştırmasında Özgür Özel liderliğinde kurulacak yeni parti senaryosu %19,4 olarak ölçülürken, Gündemar’ın haziran sonundaki araştırmasında Özel’in yeni partisi %34,92 seviyesinde ölçüldü.
Dolayısıyla bugün için “Yeni Parti’nin oyu kesin olarak yüzde 15-20 bandında” demek doğru olmaz.
Parti henüz çok yeni ve kamuoyu araştırmalarındaki sonuçlar geniş bir yelpazede seyrediyor.
Bu nedenle bugün açıklanan oranlardan çok, Yeni Parti’nin önümüzdeki aylarda bu desteği koruyup koruyamayacağı önem taşıyor.
Yeni Parti ve Özgür Özel açısından bütün hesapları değiştirebilecek bir başka isim daha var:
Ekrem İmamoğlu.
İmamoğlu’nun ilerleyen süreçte partinin genel başkanlığına aday olup olmayacağı, CHP’den ayrılan yeni yapının siyasi liderliğinin kimde şekilleneceği açısından kritik.
Eğer İmamoğlu genel başkanlık koltuğuna oturursa Yeni Parti’nin siyasi dili, teşkilat yapısı ve seçmen stratejisi yeniden şekillenebilir.
Bu nedenle bugünden şu soruyu bir kenara yazmak gerekiyor,
Ekrem İmamoğlu, Yeni Parti’nin genel başkanı olacak mı?
Çünkü bu sorunun cevabı, Özgür Özel’in bugün açıkladığı 50+1, 60+1 ve parlamenter sistem hedeflerinin nasıl bir siyasi projeye dönüşeceğini doğrudan etkileyebilir.
Kulislere yansıyan bilgilere göre Ekrem İmamoğlu’nun genel başkan adaylığı uzak ihtimal değil.
